Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Cinayeti gördüm: İki Adnan işledi

BeÅŸiktaÅŸ'ın ÅŸampiyon olduÄŸu gün Adnan Polat aynaya bakıp kendisinden utanmadıysa içinde profesyoneliÄŸe dair en ufak bir kırıntı kalmamış demektir. Galatasaray, geçen sene hocasız kaldığında kendisine en doÄŸru çözümün Mustafa Denizli'yi takımın başına getirmek olduÄŸunu söyleyen az sayıda insandan biriydim ben.
Polat'ı tanıyanlar 'Bu iş imkansız, Adnan Polat asla Denizli'yi' getirmez dediler.
Sebebi neydi biliyor musunuz? Tamamen kiÅŸisel...
Çünkü Mustafa Denizli karizmatik bir isim, Adnan Polat da Galatasaray'ı kendi çiftliÄŸi gibi görmek istediÄŸi için egosuna kendisinden daha parıltılı bir ismi getirmeyi yedirememiÅŸ.
DüÅŸünün, ErtuÄŸrul Özkök bir röportaj yapıyor. Fenerbahçe-BeÅŸiktaÅŸ maçı öncesi. FB'den Aziz Yıldırım'la, BJK'dan Mustafa Denizli'yle. Biri BaÅŸkan, diÄŸeri teknik direktör oysa. Ama birbirlerinin muadilleri. Demirören muhatap dahi alınmıyor, Denizli'nin karizması BeÅŸiktaÅŸ'ın 'tek simgesi' olmaya yetiyor çünkü...
Küçük insanlar bu gibi durumları kaldıramazlar. Bu yüzden de Mustafa Denizli'yi Galatasaray'ın başına getiremediler.
Adnan Polat ve beraberinde Adnan Sezgin de kendi kişisel hırsları uğruna Galatasaray'ı harcayıp durdu.
Bir kere bunlar kötü yöneticiler. Yıldız yönetmeyi bilmiyorlar, herkes kendilerine biat etsinler istiyorlar, takımın 'yük sırtlayacak' oyuncularıyla 'generallerini' aynı kefeye koymaya çalışıyorlar. BaroÅŸ'u, Lincoln'ü yönetemiyorlar; belki zaman verilse çok iyi iÅŸ yapacak olan Skibbe'yi, bugün Avrupa'da el üstünde tutulan Gerets'i takımın başından gönderiyorlar.
Sen star yönetemiyorsan hiçbir ÅŸeyi yönetemezsin? O zaman orada iÅŸin ne? Bir kiÅŸi de kalkıp sormuyor.
Onlar ancak 'bizim oÄŸlanlarla' çalışabilirler; kendilerine biat edecekleri, ezecekleri, kendi karizmalarını gölgelemeyecek... Bir Bülent Korkmaz gelir, bir diÄŸeri gider...
Her ÅŸey bir yana bu iki Adnan'ın en büyük kötülüÄŸü ne oldu biliyor musunuz?
Bırakın futbolda baÅŸarısız olmayı... ÅžampiyonluÄŸu elden kaçırmayı, Avrupa'da eskiden marka olan Galatasaray'ın esamesinin okunmamasını... Bütün bunlar geçicidir. Maçlar kaybedilir, kazanılır, ÅŸampiyonluklar kaçar ve geri gelir... Bütün bunlar önemli deÄŸildir.
Ama bu iki Adnan Türkiye'nin en önemli kurumlarından birini yok etti. Teker teker yozlaÅŸtırılan, çığrından çıkarılan, amacından saptırılan diÄŸer yerleÅŸik kurumlar gibi Galatasaray Spor Kulübü de ayaÄŸa düÅŸtü.
Türkiye, Özal'la beraber kutsal olan ne varsa kaybetmeye savaÅŸ açtı. Her türlü deÄŸer, inanç ayaklar altına alındı ve yoz, tam oturmamış taÅŸralı bir düzen kurulması için start verildi... O yıllarda bu proje tam olarak hayata geçmedi, Türkiye'nin vicdan sahibi insanları çoÄŸunluktaydı...
Ama AKP döneminde bu kalelerin düÅŸürülmesi daha da hızlandı.
Neresinden bakarsanız bakın Galatasaray, Türkiye Cumhuriyeti'nde belli bir duruÅŸu ve kimliÄŸi olan kurumlardan biriydi...
Adnan Polat bunu yok etti. Yer yer Cemaat'in oyuncağı haline getirdi, bazen Belediye'yle inÅŸaat iliÅŸkilerini kolaylaÅŸtırmak için flört aracı yaptı Galatasaray'ı... Bu takıma dair sevdiÄŸimiz ne varsa boÄŸazını sıkıp öldürdü, yerle bir etti yıllarla inÅŸa edilen bir kurumu...
Kendi vizyonu gibi cüce bir kurum haline geldi Galatasaray...
Peki ya ÅŸimdi?
Yok mu koskoca Galatasaray'ın içinden vicdan sahibi birileri?
Bir tek kiÅŸi yok mu bu müteahhitin koskoca kulübü oyuncağı yapmasına karşı çıkacak?

En homoerotik spor sayfaları
Futbolun gündeme oturduÄŸu zamanlarda spor sayfalarının da önemi artar, hatta iyi yapılmış spor sayfaları gazetelere tiraj da kazandırır. Ancak spor sayfasının alıcısı günümüzde sadece futbol izleyicisi deÄŸil, çok farklı kesimlere de hitap edebiliyor. Geçenlerde bir arkadaşım dikkatimi çekti; 'Vatan'ın spor sayfalarında öyle fotoÄŸraflar kullanıyor, öyle kadrajlar seçiliyor ki adeta futbocular birer erotizm sembolü gibi yansıyor' dedi. Bir süre takip ettim. Hakikaten de öyle... Belli ki özel bir göz buna sistematik olarak dikkat ediyor, futbolun baÅŸka dünyalardan alıcılarını da kayırıyor. Futbolda eÅŸcinselliÄŸin tartışıldığı zamanda çok ilginç bir rastlantı doÄŸrusu... Kaos GL bu ayrıntıyı atlamaz, Taraf ise bu haberi göremez.

Ben Ajda'yı beğendim
Ajda Pekkan hayranları 'Resim' ÅŸarkısını tartışıyorlar. Serdar Ortaç yine aynı formül üzerine ÅŸarkı yapıp bu sefer Ajda'ya kakalamış diye düÅŸünenler çoÄŸunlukta. Müzik aynı, sözler 100 kelimelik 'sortaç' sözlüÄŸünden tabii ki. Hatta bu sefer kafiye olarak fazla kasılmamış, sadece 'olacak' ve 'olacak' kullanılmış. Ortaç, 'Ne yapsam tutuyor, ne fark eder ki' diye düÅŸünmüÅŸ olmalı...
Fakat 'Resim' ÅŸarkısının baÅŸka bir tarafı var: Bütün Serdar Ortaç ÅŸarkıları gibi insanı hemen yakalayıveriyor bir kere. Ama daha önemlisi Ajda'ya yakışan, Ajda'nın söyleyebileceÄŸi, bir Ajda Pekkan ÅŸarkısı olabilecek kadar iyi olmuÅŸ.
DoÄŸrusu, Fikret Åženes'in sözleri dışında Ajda Pekkan'a yazılan son Ajda ÅŸarkısı 'EÄŸlen Güzelim'di...
DiÄŸer bütün ÅŸarkılar bir ÅŸekilde Ajda dillendirince sırıtıyordu, ama 'Resim' tam ona uymuÅŸ. Zamanında 'Deli diyorlar bana desinler deÄŸiÅŸemem' dizelerini de dillendiren Ajda'nın 'Resim'deki 'Beni eskisi gibi deli sanıyorlar' cümlesi de bir gönderme gibi olmuÅŸ...

YAPILACAK İŞLER LİSTESİ
- Yalın'ın albümü dinlenecek, özellikle 'Terazi' üzerinde durulacak.
- Cuma toplantılarına dışarıdan sızmaları ve ajanları önlemek için güvenlik tedbirleri üzerine düÅŸünülecek.
- 'New Journalism' üzerine yazılmış ve Serdar Turgut tarafından hediye edilmiÅŸ kitaplar okunmaya devam edilecek.
- Yakın zamandaki New York seyahati için restoran listesi çıkarılacak. Bu sefer Daniel'e mutlaka gidilecek.
- Madi Clara'nın yaptığı kötülükler sohbet konusu edilecek. (madiclara.blogspot.com) Özellikle alt kademe 'kadın' köÅŸe yazarları hakkındaki haberler yayılacak.
- 'Hala böyle bir dergi var mı' demeden Esquire (US) haziran sayısındaki 'Funny People' üzerine yazı okunacak.
- Çok iyi bir medya dedikodusu bulunacak ve herkese yayılması için bizzat uÄŸraşılacak.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3