Nagehan Alçı nagehan@nagehanalci.com

kategori2

Bekir Coşkun neden dürüst?

Soru: Darbeler ya da sisteme müdahaleler bazı 'özel' durumlarda politik sorunları çözmek ve demokrasiyi güçlendirmek için tolere edilebilir mi?
***
Beklenilir cevap: 'Tabii ki edilemez!' Peki ya beklenilmeyen cevap, yani 'Evet, olabilir' diyenler ne olacak? Onlar kimler ve bu cevabı vermenin bu ülkede bir yaptırımı yok mu?
***
GördüÄŸümüz kadarıyla yok. Aksi takdirde günlerdir tartışılan 'İrtica Eylem Planı' ile ilgili olarak Bekir CoÅŸkun ÅŸu satırları yazamazdı. Yazsa bile bunu Hürriyet gibi bir gazetede yayınlamanın bir karşılığı olurdu. Åžöyle dedi CoÅŸkun dünkü yazısında: '... Bu yazı demokrasi adına zor, ama doÄŸru bir yazıdır... Dinci kadrolar, tarikatçılar Türkiye'yi ele geçirirken... Askerlerin seyirci kalacaklarına inanan bir tek kiÅŸi var mı?'
***
Belgenin sahte olduÄŸunu ima etti  ancak baÅŸka belgelerin varlığını, 'dincileÅŸme' hareketini izleyen TSK'nın bunları raporlara yazdığını ileri sürdü. Ve sonunda da askerin 'ülkenin elden gitmesine' müdahale etmesinin en doÄŸal görevi olduÄŸunu söyledi. Yani açıkça 'bu belge doÄŸru olsa ne var bunda?' dedi.
***
Bu yazı açıkça asker müdahalesine yeÅŸil ışık yakmak demek. Ve CoÅŸkun bu ışığı yakıyor. Üstelik hiçbir tepki de almıyor. Kürt meselesi ya da gayrimüslimlere yönelik insan hakları müdahalesi üzerine yazılan yazılar büyük bir dikkatle incelenip, hemen tepki ve müdahale görürken 'asker müdahalesi' telkini hiçbir müdahale ile karşılaÅŸmıyor...
***
Bekir CoÅŸkun en azından dürüst. Çünkü askerden beklentisini gizlemiyor. Oysa  elinde silahlı güç olmayan birtakım 'toplum mühendisleri' bir süredir ordunun onların 'hayallerini gerçekleÅŸtireceÄŸi kahraman' olduÄŸu yanılgısında. Kendilerini CoÅŸkun kadar açıkça ifade etme cesaretine de sahip deÄŸiller üstelik. Asıl askeri yıpratma faaliyeti  bu.
***
EÄŸri oturup, doÄŸru konuÅŸalım. Åžimdi 'böyle bir belge kabul edilemez' diyen bir kesim ne yolla olursa olsun 'dinciler' kabusundan kurtulmanın yolunu aramıyor mu? 'Biz' ve 'onlar' ayrımına son dönemde büyük katkı saÄŸlayarak 'Bunlar ülkeyi ele geçirdi' paranoyası yaymıyor mu? En Makyavel tavırlarla 'Nasıl kurtuluruz?'u düÅŸünmüyor mu?
***
Tüm bu soruların cevabı 'evet'. Ama son günlerde 'demokrat' görünmek adına herkes bu (sahte ya da gerçek)  belgeyi 'kınar' edasına büründü. Ne enteresan!
***
Oysa orada yazanların gerçekleÅŸmesi için uzun zamandır 'wishful thinking' yapmanın adı 'cumhuriyet severlik' olmamış mıydı?

Arman'a ÅŸapka çıkarıyorum
İÇİMİZİ  bunaltan ve kıyamet gününe kadar bitmeyecekmiÅŸ hissi veren 'belge' tartışmalarının ortasında 'çölde vaha' etkisi yarattı AyÅŸe Arman'ın fotoÄŸrafları. İçim sıkıldıkça açıp bakıyorum. Acaip gizemli, acaip etkileyici kareler...
Sanırım bir insanın imajı ile gerçeÄŸinin uyumunun zirvesini yaşıyor Arman. Aksi takdirde o fotoÄŸraflar iÄŸreti dururdu. Özenti olurdu. Oysa onda 'avantguard' sıfatını pekiÅŸtiriyor. Beni rahatsız eden tek bir kare var: ÇarÅŸamba günü Günaydın'ın kapağında gördüm. O karede AyÅŸe Arman siyah bir fileye bürünmüÅŸ. AÄŸzında çiçek, ayaklarında da garip ayakabılar var. O kare diÄŸerlerine hiç benzemiyor. Garipsedim. Acaba Arman iki ayrı fotoÄŸraf çekimi mi yaptı?

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3