Bunun adı iç savaÅŸ. Bir ülkenin içinde yaÅŸanan çatışma illa birilerinin ölmesi, bir yerlerde bomba patlaması ya da terör tehdidiyle olmuyor. Devletin kurumları kendi içinde bir kavgaya tutuÅŸmuÅŸsa, bu bir restleÅŸmeye dönüÅŸmüÅŸse ortada çok ciddi bir savaÅŸ var demektir.
Genelkurmay BaÅŸkanı'nın 'kağıt parçası' dediÄŸi bir belge üzerinden operasyon yapmak, belgeden tutturamayınca örgüt üyeliÄŸinden bir askeri tutuklamak düpedüz psikolojik harbin bir baÅŸka adımı deÄŸil mi?
Bütün bu operasyonun salı geceki kritik Milli Güvenlik Kurulu toplantısı devam ederken geliÅŸmesi de maalesef Ergenekon davasının siyasi olmadığına inanmayı imkansız kılmıştır.
- 4 Haziran... Sözde 'belge'nin avukat Serdar Öztürk'ün bürosunda bulunduÄŸu tarih.
- 12 Haziran... 'Belge'nin Taraf gazetesinde manÅŸet olduÄŸu gün.
Arada tam sekiz gün var. Ergenekon savcısının Dursun Çiçek'i neden bu arada sorgulanmadığı da ayrı bir merak konusu.
Hadi, bir prosedür ve araÅŸtırma süreci olduÄŸunu varsayalım. Mesela Askeri Savcılık'ın kararı beklensin. Peki bütün bu sorgulama ve tutuklama için baÅŸka gün yoktu da o yüzden mi MGK'yla aynı tarihe denk getirildi? Mesela çarÅŸamba sabahı beklenemedi mi?
Bakın bir zamanlama daha:
- 21.10... MGK toplantısı sona eriyor.
- 21.20... 'Mini zirve' başlıyor.
- 21.30... Savcı Zekeriya Öz, sanki yeni bir delil bulmuÅŸ, yeni bir geliÅŸme olmuÅŸ gibi apar topar adliyeye geri dönüyor.
- 22.20... 'Mini zirve' sona eriyor.
- 01.00 civarları... Albay Dursun Çiçek tutuklanıyor.
Devletin kurumlarının birbirine çatıştırmaktan kimin ne çıkarı var da artık bu oyun aleni bir ÅŸekilde oynanıyor?
Adeta birileri 'Biz bu rejimi deÄŸiÅŸtirmeye ant içtik, önümüzde hiçbir engel tanımayız' diye rest çekiyor. Asker tarihi boyunca hiç olmadığı kadar saldırı altında, onu yıpratmak için piyon olarak kullanılanlar televizyonda zafer sarhoÅŸluÄŸunun naralarını atıyorlar.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ne isteniyor olabilir?
TSK, AKP'nin iktidarda olduÄŸu yedi sene boyunca neye engel oldu? Hangi yasa çıkarılmak istendi de askerlere takıldı?
Askerin son yıllarda yaptığı GüneydoÄŸu'da savaÅŸmak, terörle mücadelede etmekten ibaret. Yeni Genelkurmay BaÅŸkanı siyasi konulara girmemeye özen gösteren biri. SavaÅŸ içindeki bir ülkenin ordusunun sadece görevini yapıyor, baÅŸka ne yapmasını bekliyorsunuz ki?
Bir tek 27 Nisan'daki açıklama var, orada da bu ülkenin bir kurumu olan Türk Silahlı Kuvvetleri görüÅŸünü belirtiyor. Belirtmesin mi? Bu geliÅŸmenin tehlikeli olabileceÄŸine dair uyarı yapmasın mı?
Asker darbe yapmak istemiyor ama öyle görünüyor ki bazı apoletli siviller Türkiye'nin darbe havasına girmesini, Türkiye'de darbe yapılmasını arzu ediyor, bunun için çalışıyor.
Devletin kurumlarının bu kadar birbirine karşı getirmenin, çatıştırmanın altında yarın öbür gün 'Bizim çocuklar yaptı' denecek bir darbeyi kışkırtmak mı yatıyor? Birileri darbe olsun istiyor ki ardından da TSK'da toplu bir temizliÄŸe, operasyona mı giriÅŸilsin? Yeni atamalar, yeniden tasarlanan bir ordu ve Türkiye'nin yeni rejimine uygun bir TSK amaçlanıyor.
Bu yüzden darbe kışkırtıcılığı mı yapılıyor?
Asker darbe yapsa bu kimin iÅŸine gelecek?
Bu dönemde darbe kışkırtıcılarına dikkat etmek gerekiyor. Peki biz bu filmi daha önce görmedik mi?
'Tarak' gazetesi
Bugünlerde internette harika bir kısa film dolaşıyor, youtube'da 'Tarak gazetesi' diye arayarak bulabilirsiniz. Ya da bobiler.org/conmech adresinde.
Bir apartman dairesinde çıkan Tarak gazetesine her gün kapının altından belge bırakılıyor...
O sırada Ahmet Bey, genç kızın eteklerinin rüzgarda savrulması ya da genç kızın memesini nasıl hoyratça kavradığıyla ilgili yazısını yazmakta.
Ancak belgenin bırakılmasıyla beraber heyecanla 'Baskıyı durdurun' talimatı veriyor. Ertesi gün manÅŸet yapıyorlar.
Åžöyle haberler var belgelerde:
'Power Rangers aslında altı kişi, altıncı kişi gizleniyor, kim olduğunu Mustafa Balbay biliyor.'
'Ahmet Necdet Sezer aslında hala Cumhurbaşkanı ama medyadan gizleniyor.'
'İlhan Selçuk suikastçı bir Ninja, İsmail'in ordusunu o yönetiyor.'
'Fatih Terim, Hüseyin Üzmez'in sakalıyla basıldı.'
'Gizli belgeci' kapıyı çaldıkça içeridekiler 'YaÅŸasın' diye koÅŸuyor... Sorgusuzca manÅŸete taşıyorlar.
En bomba haber de ÅŸu: 'Atatürk ölmedi, basından gizleniyor, yakında darbe yapacak.'
DoÄŸrusu parodi deÄŸil bu video, olsa olsa gerçeÄŸin yansımasıdır.
Liberaller yanılıyor: CHP Atatürkçü olduğu için değil; yeterince olmadığı için eriyor