Kenan Evren'i yargılayalım, dünyanın diÄŸer diktatörleri gibi o da 12 Eylül 1980'den sonra dönüÅŸtürdüÄŸü Türkiye'nin cezasını çeksin. Sivil yargı önüne çıksın ve geçmiÅŸin eylemleri ona teker teker sorulsun.
17 yaşında idam edilen Erdal Eren'in hesabını versin. 1980'den sonra devletin politikası olan tek tip insan yetiştirme politikasının da.
Seçimle iktidara gelmiÅŸ parti liderlerini sürgüne göndermek, onlarla alay edercesine propaganda filmlerinde oynatması, beÄŸenmediÄŸi herkesi siyasi yasaklı kılmak, seçimlere girecek partileri keyfine göre belirlemek yanına kar kalmasın.
Siyasal İslam'ın yükseliÅŸi için zemin hazırladığı, sendikaları yok etme giriÅŸimi, grev hakkını ortadan kaldırması, Türkiye'nin geleceÄŸini apolitikleÅŸtirerek yok etme giriÅŸimi, 27 Mayıs'ın bize 'bol' geldiÄŸini söylemesi de iddianameye eklensin. Bütün bunlar ona teker teker sorulsun.
Kont-gerillaya itibar edip katliam sanıklarını cezaevinden çıkarıp yeni cinayetler iÅŸlemelerine teÅŸvik etmesi, 'huzur ve güven ortamı'nın tanımını bir ülkenin özgürlüklerinden vazgeçmek olarak koyması ve günaha eÅŸit bütün baÅŸka suçlarından dolayı yargı önüne çıksın.
Åžeffaf zarflarda asker korkusu altında en faÅŸizan anayasaya insanların evet oyu vermeye zorlanmasının, üniversitelerin özgür ve düÅŸünen bireyler yetiÅŸtirmesinin önünü tıkamasının da cezasını çeksin.
Yaşı kaç olursa olsun, kalkıp 'Yargılamaya kalkarsanız intihar ederim' diye ucuz duygu sömürüleri yapmasına aldırış etmeden, bütün diktatörlerin hak ettiÄŸini bulması gerektiÄŸine inanarak Evren'i yargı önüne çıkaralım.
Sokaklardaki terörü engellemenin herhangi bir ordu komutanına diktatör yetkileri vermediÄŸini geç de olsa anlasın 12 Eylül'ün generali...
Kenan Evren'i yargılayalım...
Peki 12 Eylül'ün hesabı böylece sorulmuÅŸ olacak mı?
12 Eylül'ü hazırlayan ve Türkiye'yi bu karanlığa gömen sihirli eli de yargılayabilecek miyiz acaba?
Mesela 1 Mayıs 1977'den bir gece önce Intercontinental Oteli'ne yerleÅŸen ama kayıtlarda adı bulunmayan Amerikalılar'ın sırrı aydınlanacak mı? Hem bu otelin üç odasından, hem Su İşleri'nin çatısından ateÅŸ atanlar ortaya çıkacak mı? Kazancı yokuÅŸuna o kamyonu kimin park edip insanların tek kaçış ÅŸansını bloke ettiÄŸi anlaşılacak mı?
Kenan Evren'i yargılamaya karar verirken iyice düÅŸünelim: Bu darbe salt diktatörlük özlemindeki bir generalin ÅŸahsi ihtirasının ürünü müydü, yoksa birileri Türkiye'de 'darbe' olması için zemin mi hazırlıyordu?
70'lerde, Amerika'nın isteklerine boyun eÄŸmeyen, IMF boyundurluÄŸuna girmeyen ve haÅŸhaÅŸ ekimini serbest bırakan Ecevit hükümetini devirmek-cezalandırmak için uyguladığı ambargo, beraberinde baÅŸlayan ekonomik sıkıntı...
Demirel'in evine kapanarak Özal'la beraber hazırladığı ve Türkiye'nin ekonomisini dünyanın denetimine açan 24 Ocak kararları...
Amerika'nın komünizmle mücadele etmek için besleÄŸi kont-gerillanın ortaya çıkışı, devamında provokasyona dayalı Bahçelievler, KahramanmaraÅŸ, Çorum katliamlarının...
Ecevit'e suikast giriÅŸimleri...
Kamuoyunun gözü önündeki önemli figürlerin öldürülmeleri...
Bunların failleri bulunmadan 12 Eylül'ü anlamak mümkün mü?
Ya 12 Eylül'ün bütün bu olaylardan bağımsız gerçekleÅŸtiÄŸini düÅŸünmek?
Kaldı ki, CIA'ci Paul Henze darbeyi BaÅŸkan Carter'a müjdelerken 'Ankara'daki bizim çocuklar yaptı' demedi mi? Bu haber ABD'de sevinçler karşılanmadı mı?
Kenan Evren bu tabloda basit bir piyon.
12 Eylül 1980, Türkiye'de köklü bir rejim deÄŸiÅŸikliÄŸi demekti. O da bu tasarımın mimarları tarafından kullanıp, bugün artık iÅŸlerine gelmediÄŸi için atılmasında sakınca olmayan basit bir piyon.
Kenan Evren'i yargılamak bu yüzden de kozmetik bir adımdan öte anlam taşımıyor...
Ne ilginç ki, Türkiye kamuoyunda tıpkı 12 Eylül'den önce olduÄŸu gibi yine birileri adeta darbe olsun diye zemin hazırlamaya çalışıyor... Yine birtakım piyonlar gösteriliyor, kamuoyu oyalanıyor, yine kentlerde bazı terör olaylarıyla boÄŸuÅŸuyor Türkiye...
Ve yine 'bizim çocuklar' bir yerlerde bir ÅŸeyler karıştırıyor...
Åžimdi de, tıpkı dün olduÄŸu gibi yine bir rejim deÄŸiÅŸikliÄŸinin eÅŸiÄŸindeyiz. Bu sefer Türkiye'ye bir kez daha SoÄŸuk SavaÅŸ sonrası deÄŸiÅŸen dünya dengelerinin tasarımı ışığında yeni bir kıyafet giydirilmeye çalışılıyor...
Tek bir fark var: Dün 'bizim çocuklar' askeri darbeyi destekliyordu, ÅŸimdi askerle araları bozuk olduÄŸu için sivil darbeci oldular.
Liberaller yanılıyor: CHP Atatürkçü olduğu için değil; yeterince olmadığı için eriyor