EÄŸer benimle ilgili bilgileri İnternet sitelerinden takip ediyorsanız yaptıklarıma siz de benim gibi ÅŸaşırıyorsunuzdur mutlaka. Bütün bunları bir ömre nasıl sığdırdığımı, kafamı nasıl sürekli türlü komplolarla meÅŸgul ettiÄŸimi merak ediyorsunuzdur illa ki. Ben de merak ediyorum. Açıkçası, kendi yaptıklarımla ilgili haberlerden en son benim haberim oluyor.
Nasıl mı?
Ben de İnternet'ten okuyorum, bana da zaman zaman benimle ilgili yazılmış haberleri yolluyorlar da oradan öÄŸreniyorum.
Mesela Güney'deyim diyelim. Ama o sırada İstanbul'da bir barda saldırıya uÄŸradığımı yazıyorlar!
Telefonların çekmediÄŸi bir yere tatile gidiyorum (bu yakınlarda yine gideceÄŸim) ve doÄŸal olarak izne çıkıyorum, iÅŸten ayrıldığımı söylüyorlar.
Ya da ne bileyim, kimi yazıiÅŸlerinin içinden bana ajanlar gazetenin ertesi günkü nüshası hakkında bilgiler iletiyormuÅŸ, ben de yazılarımı o bilgiler ışığında tasarlıyormuÅŸum.
Bir gün transfer oluyorum, ertesi gün parada anlaÅŸamıyoruz...
Hürriyet'e ikinci adam olmadığım mı, televizyona Huysuz Virjin'le program yapmadığım mı kaldı; ya tutarsa diye sallıyorlar.
Son olarak DoÄŸan Grubu içinde darbe yapacakmışım, Kanal D Haber'i ele geçirmek için uÄŸraşıyormuÅŸum. Darbeyi beraber 'düzenleyeceÄŸimiz' arkadaÅŸlarımı aradım, onların da benim gibi haberi yoktu.
Bakıyorum, beni boykot edeceÄŸini söyleyenler bile dayanamıyor her gün adımı anmadan edemiyor. Anlıyorum, benim adımı geçirmek tık kazandırıyor, bir ÅŸey demiyorum.
Bu haberlere, İnternet medyasının yarattığı kirliliÄŸe Hıncal Abi gibi rest çekebilirim. 'Hiçbirinizi okumuyorum, benim için önemsizsiniz' diyebilirim. Ama hayır, ben İnternet'i önemsiyorum ve olanaklarının olumlu kullanıldığında mesleÄŸimize katkısı olacağına inanıyorum.
Kendimle ilgili haberler önemli deÄŸil. Gülüp geçiyorum; gerçekten çok aptal biri yazdıysa da hoÅŸuma gidiyor çünkü 'aptal yaratıcılığı' yer yer çok komik olabiliyor.
İnternet doÄŸası gereÄŸi anarÅŸik bir yapı; isteyen istediÄŸini yazıyor. Hukukla, denetimle belli bir aÅŸamaya kadar önüne geçebiliyorsunuz. Bir yalan makinesi kapansa, anında 10 tane yenisi açılıyor.
Bir yalanı ciddiye alıp yanıt yazsanız, haber birden o küçük sitenin boyutlarını da aşıyor ve görmezden gelseniz hiç kimsenin umursamayacağı bir haber 'vak'a' haline geliyor.
Bu durum sadece medya çalışanlarıyla ilgili haberlerle de sınırlı deÄŸil. Siyasette, ekonomide de bir delinin kuyuya taÅŸ atması misali bazı haberler yayılıyor, daha sonra gazeteler bunların üzerine gerçekmiÅŸ gibi atlıyor, sayfalarına koyuyor.
Gazeteler tarihe not düÅŸer; bu durumda Türkiye'nin belli bir dönemi de 'ÅŸaibe' altında mı kalacak?
Şarkıcılar neden konuşur
Adını hatırlamadığım biri geçenlerde soruyordu: 'Bir sürü yabancı ismi konserde izledim, hiçbiri bizim ÅŸarkıcılar kadar çok konuÅŸmuyordu sahnede. Daha az konuÅŸup daha çok ÅŸarkı söyleseler olmaz mı?'
Zannediyor musunuz ki sanatçılar stand-up'çılara özendiklerinden ya da anlatacak çok ÅŸeyleri olduÄŸunu düÅŸündüklerinden sahnede hiç susmuyorlar... Alakası bile yok. Sahnede konuÅŸmaya, ÅŸarkı aralarında pek çoÄŸu kötü olan o esprileri yapmaya mecburlar.
Çünkü bu sayede seslerini dinlendiriyorlar ve vakit dolduruyorlar. Dört-beÅŸ tane daha az ÅŸarkı söylüyorlar mesela, zorlanmıyorlar. Çünkü sesleri yetmiyor.
Sahnede en çok konuÅŸan ÅŸarkıcı kim: Sezen Aksu... En çok vokalist kimde: Sezen Aksu'da... Sebebi çok açık deÄŸil mi?
Türk ÅŸarkıcılar arasında sahneye vokalistsiz çıkan ve 'TeÅŸekkürler, hoÅŸgeldiniz' dışında neredeyse hiç konuÅŸmayan ÅŸarkıcı kim?
Candan Erçetin...
CumhurbaÅŸkanı aday adayı: Özkök
Hilmi Özkök'ün Ergenekon savcısına verdiÄŸi ifadeleri önceki gün Milliyet ele geçirdi. Eski Genelkurmay BaÅŸkanı'nın açıklamaları üzerine en saÄŸlıklı yorumuysa Cumhuriyet'ten İlhan Selçuk yaptı... Dün, bu yazıyı tam da İlhan Abi'nin saÄŸlığının kötüye gittiÄŸi haberleri eÅŸliÄŸinde okudum ve 'o olmazsa kim bunları yazacak' diye düÅŸündüm.
Bakın Selçuk'un Özkök'ün açıklamalarına iliÅŸkin yorumu:
'Eski Genelkurmay BaÅŸkanı Hilmi Özkök 'vahim' bir itirafta bulunuyor:
- Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak delil bulamadığım için iÅŸlem yapmadım...
Bu ifade bir Genelkurmay Başkanı'na, bir orgenerale, bir komutana, bir subaya yakışmıyor...
Genelkurmay BaÅŸkanı böyle bir durumda 'delil' aramaz; TSK'daki yetkili makamları harekete geçirir...
Nasıl?..
Orgeneral İlker Başbuğ'un yaptığını yapar...
Yapmazsa suç ortağı olur...
Genelkurmay BaÅŸkanı 'delil' aramakla yükümlü deÄŸildir...
Genelkurmay Başkanı 'delilini bulamadığı' kuşkulu bir darbe girişiminden yıllar sonra bu ağızla konuşursa etik olmaz, askerliğe yakışmaz, komutanlığa sığmaz...'
İlhan Abi çok güzel yazmış ama bir konuyu eksik bırakmış... O da Hilmi Özkök'ün neden böyle konuÅŸtuÄŸu...
Bana kalırsa bu iktidarın hoÅŸuna gidecek davranışlardan ve söylemlerden kaçınmayan Özkök'ün derdi bir sonraki CumhurbaÅŸkanı olmak... Tayyip ErdoÄŸan'ın kendisine bu yolu açmasını bekliyor. Bu uÄŸurda da, bu koltuÄŸa varabilmek için her ÅŸeyi zorluyor.
Ama iÅŸi zor.
Liberaller yanılıyor: CHP Atatürkçü olduğu için değil; yeterince olmadığı için eriyor