Dünkü gazeteleri gördünüz mü? Hürriyet, Vatan, Milliyet, Taraf, bizim gazete... Hepsinde Munzur Çayı’nın kenarından bir fotoÄŸraf. FotoÄŸrafta bikinileriyle güneÅŸlenen ve yüzen kadınlar... Ve altında da ÅŸöyle ifadeler:
“Burası Bodrum deÄŸil, Tunceli!”
“Tunceli beach”
“Tunceli’de yaz keyfi”
“Made in Turkey- DoÄŸu’nun ikoncanları Tunceli’de serinliyor”
***
Sanki uzaydan bir fotoÄŸraf gelmiÅŸ. Ve o fotoÄŸraftakiler bizim dünyadakilere benziyor. Öyle bir ÅŸaÅŸkınlık, öyle bir inanmazlık vurgusu! “Aman Kürtler de yüzermiÅŸ, aman DoÄŸulular da bikini giyermiÅŸ” tavrı!
***
Haberde “bölgede terör olaylarının hız kesmesiyle halk plajlara akın etti” deniyor. Ama yaratılan hava, “Terör bitti ve halk plaja gitti” deÄŸil. Öyle olsa bikinili fotoÄŸraflar karşısında hayret ifadeleri kullanılmaz.
Onun yerine, “Tuncelili sınıf atladı ve ‘biz’lere öykünerek bikini giyip, yüzmeye gitti” mantığıyla yazılmış haber. Sanki DoÄŸulu hele bir de Kürt ise muhafazakâr ve estetikten yoksun olmak zorundaymış gibi...
***
Gazeteleri hazırlayanların “oralar”ı bilmedikleri belli... Tunceli belki de Türkiye’nin en “medeni” yerlerinden biridir. Evet fakirdir, evet geri kalmıştır ama yoÄŸun Alevi nüfusun da etkisiyle muhafazakârlıktan en az nasibini almış ildir. Orada Bodrum’u aratmayan frapanlıkta kızlar, gece geç saatlere kadar kafelerde felsefe sohbetleri yapan gençler görürsünüz.
***
Bu ÅŸehre ilk kez altı yıl önce, Elazığ’dan bir dolmuÅŸla gitmiÅŸtim. DolmuÅŸ daÄŸ yollarında ilerlerken zaman zaman duruyordu ve köylerden gelen makyajlı ve “Radikal gazeteli” kızları topluyordu. (Åžimdi Radikal’den ziyade Taraf okunuyor oralarda). O zaman ben de “uzaylı görmüÅŸ” gibi olmuÅŸtum. Kafamda “terör ve ÅŸiddet coÄŸrafyasının Kerbelası” imajı, karşımda ise sadece Batı medeniyetine ait olduÄŸunu sandığım görüntüler...
***
Dünkü gazeteleri hazırlayanlar benim altı yıl önceki ÅŸaÅŸkınlığımı bugün hâlâ yaşıyorlar anlaşılan. Böyle bir oryantalizmin, karikatürleÅŸtirmenin, hor görmenin baÅŸka bir açıklaması olamaz.
***
“Kürt açılımıymış”, “demokrasi paketiymiÅŸ”, “normalleÅŸmeymiÅŸ” gibi havalı laflar etmek kolay. Önemli olan açılımı beyinlerde gerçekleÅŸtirmek. Bu ülkenin bir kısmını hâlâ “öteki gezegene ait” gibi gören zihniyet bu kadar baskınken “büyük büyük isimler” kâğıt üzerinde deÄŸiÅŸiklikler yapsa ne fayda?
Taraf’ın ayıbı
DEVLET Bahçeli’nin son çalıştaya katılan gazetecilerle ilgili “12 kötü adam” etiketi Kürt açılımına destek veren çevrelerce çok eleÅŸtirilmiÅŸti. Bu çevrelerin başında da Taraf gazetesi geliyordu.
***
Bahçeli’nin hedef gösterircesine etiketlemesine karşı durdu Taraf. İyi yaptı. Ama bu tavrının üzerine dünkü manÅŸetine ne demeli? CHP ve MHP’nin İçiÅŸleri Bakanı’na randevu vermemesini eleÅŸtirmek için “İki kötü adam” diye koskoca bir baÅŸlık atmış. Sanki aynı tavrı iki gün önce eleÅŸtiren kendi deÄŸilmiÅŸ gibi!
Sait Dayı’nın anısına
Geçenlerde “Kürt meselesinde ilerleme saÄŸlanmasını görmeyi en çok o hak ediyor ama maalesef yoÄŸun bakımda” diye yazmıştım. Diyarbakır’ın ünlü “Sait Dayı”si Sait Åžanlı maalesef açılımın nereye açıldığını göremeden aramızdan ayrıldı. Onu “sorunları çözmenin yolu konuÅŸmaktan geçer” diyen herkes özleyecek!
Liberaller yanılıyor: CHP Atatürkçü olduğu için değil; yeterince olmadığı için eriyor