AKŞAM GAZETESİ | Nagehan Alçı | 2009-08-18
Bizim başımızdaki en büyük bela ne irtica ne Kürt meselesi ne de asker hakimiyeti. Bu toplumun bir numaralı belası 'erkeklik takıntısı.' Her taşın altından çıkan, her köşenin başında beliren 'delikanlılık saplantısı.' Ondan kurtulmaya imkan yok. En beklenmedik anda dört bir yandan etrafı sarıyor, hepimizi boğuyor, boğuyor...
***
Reha Muhtar CNN Türk'te 'Reha Muhtar'la çok Farklı' adlı yeni bir programa başladı. Programın tanıtımları uzun zamandır dönüyor. Vaat ettiği 'farklılık'ı ben de heyecanla bekliyordum. Muhtar takdir ettiğim ve başarılı bulduğum bir gazetecidir. Bu nedenle pazartesi akşamı büyük bir beklentiyle televizyon karşısına oturdum.
***
Ancak o da ne? Nazlı Ilıcak, Cüneyt Ülsever ve Deniz Som'la son günlerin siyasi tartışmalarını masaya yatıran Muhtar, programın sonlarına doğru gündeme Deniz Seki'nin uyuşturucu meselesini getirdi ve ardından ekranda bir vtr dönmeye başladı. Bu vtr'de Hüsnü Şenlendirici'ye 'erkekçe' sorular yer alıyordu. Vtr 'Klarnete sahip çıktığın kadar sahip çıksana koluna taktığın kadına' edebi (!) cümlesiyle noktalanıyordu. Kamera tekrar stüdyoya dönüp, Muhtar konuşmaya başlayınca şöyle dedi: 'Bu bir magazin haberi değil, bir erkeklik haberidir!'
***
Bu 'erkeklik' bolluğu bu kadarla da bitmedi. Deniz Seki'nin 'erkek' kardeşi yayına bağlandı. Muhtar ona 'Erkeklik adına Şenlendirici'nin ne yapmasını istersiniz?' diye sordu. Kardeşi bu soru üzerine 'Buna cevap vermem erkekliğe sığmaz' dedi.
***
Ve bu noktadan itibaren program ne olduğu tam olarak belli olmayan ama muhakkak çok önemli ve kutsal bir şey olduğu varsayımı üzerine şekillenen bir 'erkeklik' kavramı üzerinden yürüdü, gitti.
***
Reha Muhtar konumu itibarıyla toplumun önünde gitmesi gereken bir kişi. Onun bile muğlak bir 'erkeklik'e tapınması ve kadın-erkek ilişkisindeki iktidar dengesine bakışı çok korkutucu değil mi? Muhtar'ın bu tavrının İbrahim Tatlıses'inkinden ne farkı var? Nedir bu yere göğe sığdırılamayan erkeklik Allah aşkına?
***
Evet, Hüsnü Şenlendirici korkaktır, kaypaktır, sevgilisini yüz üstü bırakmıştır. Ama bunları erkek olmadığı için değil, insan olmadığı için yapmıştır! Nokta.
***
Bu toplum cinsel bir uzvun etrafında dönen bir hoyrat kimlik baskısı altında ezildikçe eziliyor. Kadınlar da kurulu düzeni bozmama korkaklığı yüzünden ataerkil sistemin çarkına ortak oluyor. Deniz Kandiyoti'nin ortaya attığı 'ataerkil pazarlıklar' yıllardan beri sürüp gidiyor.
***
Üzerimizdeki 'erkeklik' tanrısının gücünü hafifletmedikçe, varsın 'değişim' masalları anlatıladursun...