AKŞAM GAZETESİ | Nagehan Alçı | 2009-08-18
Dünkü gazeteleri gördünüz mü? Hürriyet, Vatan, Milliyet, Taraf, bizim gazete... Hepsinde Munzur Çayı’nın kenarından bir fotoğraf. Fotoğrafta bikinileriyle güneşlenen ve yüzen kadınlar... Ve altında da şöyle ifadeler:
“Burası Bodrum değil, Tunceli!”
“Tunceli beach”
“Tunceli’de yaz keyfi”
“Made in Turkey- Doğu’nun ikoncanları Tunceli’de serinliyor”
***
Sanki uzaydan bir fotoğraf gelmiş. Ve o fotoğraftakiler bizim dünyadakilere benziyor. Öyle bir şaşkınlık, öyle bir inanmazlık vurgusu! “Aman Kürtler de yüzermiş, aman Doğulular da bikini giyermiş” tavrı!
***
Haberde “bölgede terör olaylarının hız kesmesiyle halk plajlara akın etti” deniyor. Ama yaratılan hava, “Terör bitti ve halk plaja gitti” değil. Öyle olsa bikinili fotoğraflar karşısında hayret ifadeleri kullanılmaz.
Onun yerine, “Tuncelili sınıf atladı ve ‘biz’lere öykünerek bikini giyip, yüzmeye gitti” mantığıyla yazılmış haber. Sanki Doğulu hele bir de Kürt ise muhafazakâr ve estetikten yoksun olmak zorundaymış gibi...
***
Gazeteleri hazırlayanların “oralar”ı bilmedikleri belli... Tunceli belki de Türkiye’nin en “medeni” yerlerinden biridir. Evet fakirdir, evet geri kalmıştır ama yoğun Alevi nüfusun da etkisiyle muhafazakârlıktan en az nasibini almış ildir. Orada Bodrum’u aratmayan frapanlıkta kızlar, gece geç saatlere kadar kafelerde felsefe sohbetleri yapan gençler görürsünüz.
***
Bu şehre ilk kez altı yıl önce, Elazığ’dan bir dolmuşla gitmiştim. Dolmuş dağ yollarında ilerlerken zaman zaman duruyordu ve köylerden gelen makyajlı ve “Radikal gazeteli” kızları topluyordu. (Şimdi Radikal’den ziyade Taraf okunuyor oralarda). O zaman ben de “uzaylı görmüş” gibi olmuştum. Kafamda “terör ve şiddet coğrafyasının Kerbelası” imajı, karşımda ise sadece Batı medeniyetine ait olduğunu sandığım görüntüler...
***
Dünkü gazeteleri hazırlayanlar benim altı yıl önceki şaşkınlığımı bugün hâlâ yaşıyorlar anlaşılan. Böyle bir oryantalizmin, karikatürleştirmenin, hor görmenin başka bir açıklaması olamaz.
***
“Kürt açılımıymış”, “demokrasi paketiymiş”, “normalleşmeymiş” gibi havalı laflar etmek kolay. Önemli olan açılımı beyinlerde gerçekleştirmek. Bu ülkenin bir kısmını hâlâ “öteki gezegene ait” gibi gören zihniyet bu kadar baskınken “büyük büyük isimler” kâğıt üzerinde değişiklikler yapsa ne fayda?
Taraf’ın ayıbı
DEVLET Bahçeli’nin son çalıştaya katılan gazetecilerle ilgili “12 kötü adam” etiketi Kürt açılımına destek veren çevrelerce çok eleştirilmişti. Bu çevrelerin başında da Taraf gazetesi geliyordu.
***
Bahçeli’nin hedef gösterircesine etiketlemesine karşı durdu Taraf. İyi yaptı. Ama bu tavrının üzerine dünkü manşetine ne demeli? CHP ve MHP’nin İçişleri Bakanı’na randevu vermemesini eleştirmek için “İki kötü adam” diye koskoca bir başlık atmış. Sanki aynı tavrı iki gün önce eleştiren kendi değilmiş gibi!
Sait Dayı’nın anısına
Geçenlerde “Kürt meselesinde ilerleme sağlanmasını görmeyi en çok o hak ediyor ama maalesef yoğun bakımda” diye yazmıştım. Diyarbakır’ın ünlü “Sait Dayı”si Sait Şanlı maalesef açılımın nereye açıldığını göremeden aramızdan ayrıldı. Onu “sorunları çözmenin yolu konuşmaktan geçer” diyen herkes özleyecek!