Özkan Tamirak tarafından Adil Gür ile yapılan röportaj

AKŞAM 24 AĞUSTOS 2009, PAZARTESİ

Güneydoğu'nun %70-80'i ayrılık fikrine karşı çıkar

Hassasiyetlere ve kırmızı çizgilere dikkat edilmezse, milliyetçi partiler karlı çıkar. GüneydoÄŸu'da ayrılık için referandum yapılsa, halkın yüzde 70-80'i 'hayır' der. Türkiye'nin yüzde 90'ı ayrılığa karşı. Süreç yanlış baÅŸladığı için kutuplaÅŸma artıyor

ropCHP bu sürecin neresinde?
 CHP'nin yakın bir zamana kadar bu sürecin dışında olduÄŸunu düÅŸünüyorduk. İktidar partisine randevular için bile kapılarını kapatan, sürecin tamamen dışında kalmak isteyen bir parti görüntüsündeydi. Åžimdi, medyada okuduklarımız doÄŸru ise CHP'nin de alternatif bir açılım paketinin olduÄŸu ve önümüzdeki hafta kamuoyuna açıklanacağı söyleniyor. Dünyanın her tarafında sol partiler özgürlüklerin partisi olduÄŸu için bunu söylüyorum. CHP'nin sürecin dışında kalmasını Türkiye'de birçok aydın ÅŸiddetle eleÅŸtiriyor.

TAHMİN İÇİN ERKEN
Bu süreç MHP'yi nasıl etkiler?
Sürecin sonunda ortada büyük kırmızı bir çizgi var. İnsanların hassasiyetleri var. Bu hassasiyetlere dikkat edilmez ve birtakım insanlar rencide edildiÄŸini düÅŸünürse bundan milliyetçi partiler elbette ki karlı çıkabilir. Önümüzdeki seçimlere, normal zamanında yapılırsa 2 yıla yakın bir süre var. Türkiye'de 2 yıl, seçmen tercihleri bakımında çok uzun bir süre. Tercihler 1 hafta 10 günde bile deÄŸiÅŸebilir. Bunu 1999 seçimlerinde gördük. DSP ve MHP iktidar alternatifi bile deÄŸilken Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye teslim edilmesiyle birlikte birinci ve ikinci parti olarak hükümeti kurdular. Bu nedenle MHP'nin bundan ne kadar faydalanabileceÄŸini ÅŸimdiden kestirmek zor. Süreç iyi yönetilir, Yozgat'ta, TekirdaÄŸ, Çerkezköy'de oturan insanların hassasiyetleri dikkate alınırsa sıkıntı olmaz. EÄŸer bu insanlar bir ÅŸekilde aldatıldığını veya bazı insanlara haklar verilirken kendi haklarının elinden alındığını düÅŸünürse, bundan elbette ki milliyetçi partiler olumlu etkilenir.

Süreç bir kutuplaÅŸmaya yol açar mı?
Bu açılımı kiÅŸisel olarak önemsiyorum. Ama sürecin doÄŸru iÅŸlemediÄŸini adının yanlış konduÄŸunu düÅŸünüyorum. İnsanların, laik- anti laik, Ergenekoncu- Ergenekoncu olmayan, türbana evet diyenler- türban karşıtları gibi Kürtler-Türkler diye de bir kutuplaÅŸmaya itildiÄŸini düÅŸünüyorum. Yoksa bu sorun Osmanlı'dan beri devam eden bir süreçle ilgili. Ama bir Kürt sorunu deÄŸil insan hakları sorunu olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Yani Diyarbakır'ın Dicle İlçesi'nde dünyaya gelen çocuÄŸuna, Kürtçe isim koymak isteyen bir anne ve babanın hakkının engellenmesi ile üniversiteye türban takarak girmek isteyen bir genç kızın veya Diyanet bütçesinden pay alamayan Alevi seçmenin hakkının engellenmesini, insan hakkı sorunu olarak görüyorum.  Türkiye, yıllardır devam eden bu insan hakları sorunuyla ilgili adımlar atabilseydi yurtdışındaki dayatmaları beklemeye gerek kalmadan sorun çözülür ve bugünlere gelmezdi.

Öcalan'ın yol haritası kamuoyu       ve bölgede nasıl bir etki yaratır?
Abdullah Öcalan'ın Kürt açılımına iliÅŸkin yol haritasını açıklaması GüneydoÄŸu ve kamuoyunda nasıl karşılanacak?
GüneydoÄŸu dışındaki bölgelerde bu durum infiale sebep olmaktadır. Neden? Abdullah Öcalan Türkiye'de 30 yıllık bir süreçteki terörün mimarı olarak algılanmaktadır. Mahkum olmuÅŸtur, hapistedir. Devletin kurumlarının Abdullah Öcalan'ın muhatap almasının bile Türkiye kamuoyunda yüksek oranda infiale neden olduÄŸunu görüyoruz. Bölgede yaÅŸayanların tamamı deÄŸil ancak bir bölümü tarafından Abdullah Öcalan lider olarak görülmektedir. Bu nedenle Abdullah Öcalan'ın muhatap alınması doÄŸru bulunmaktadır. Türkiye kamuoyu ile GüneydoÄŸu kamuoyu farklı düÅŸünmektedir.

Bu tartışma zemini insanların kafasında çözüm yollarına karşı olan tepkiyi güçlendiriyor mu?
Gayet tabii karşı tepkiyi doÄŸurur. Bunu söylemiÅŸtim. KeÅŸke adı Kürt açılımı olmasaydı. KeÅŸke açılım önce Meclis'te yapılsa veya 'Türkiye'de Kürt yoktur'u savunanlarla konuÅŸulsaydı. Belki böyle bir noktaya gelinmezdi. Bir de ÅŸöyle bir problem var. Resmi ideoloji olarak bize, binlerce yıldır 'Kürt diye bir ÅŸey yoktur' diye öÄŸretildi. Yıllar geçti. Bugün 'Kürt diye bir toplum da vardır'la karşı karşıya kaldık. Açıkçası ne yapacağımızı bilemiyoruz.

TÜRKLER VE KÜRTLER ETLE-KEMİK GİBİ
Abdullah Öcalan, Kürtlere kendi kaderlerinin tayin hakkı olduÄŸunu söylemiÅŸti. Bugün bölgede halk oylaması yapılsa nasıl bir sonuç çıkar?
GüneydoÄŸu'yu sadece Diyarbakır, Mardin, Şırnak olarak görmek mümkün deÄŸil. GüneydoÄŸu'da büyük nüfusa sahip Urfa, Gaziantep gibi pek çok il de var. GüneydoÄŸu'daki seçmenin büyük bir çoÄŸunluÄŸunun Türkiye'den ayrılmak yönünde oy kullanacağını zannetmiyorum. GüneydoÄŸu, Türkiye'nin sosyo-ekonomik yönden en az geliÅŸmiÅŸ bölgesi. Fakirlerin zenginlerden ayrılmak istemesi kadar saçma sapan bir ÅŸey olmaz. Bu, ekonomi bilimine aykırı.

4/3 DEVLETLE BARIÅžIK
Bugün bizim yaptığımız araÅŸtırmalara göre Türkiye içerisinde yüzde 18-20 oranında Kürt kökenli insan vardır. DTP, bu oyların sadece yüzde 5.7'sini almaktadır. Yani her 4 Kürt kökenli vatandaÅŸtan 1'i böyle düÅŸünürken; 3'ünün devlet politikasıyla herhangi bir problemi yok. İstanbul, dünyanın en büyük Kürt ÅŸehridir. İstanbul'da yaÅŸayan insanların GüneydoÄŸu'da; GüneydoÄŸu'da yaÅŸayanların Antalya'da İzmir'de akrabaları var. Yani Kürtler ve Türkler et ile tırnak deÄŸil etle kemik gibidir. Kürtlerin Türklerden, Türklerin Kürtlerden baÅŸka dostu yoktur aslında. GüneydoÄŸu'da yapılacak bir halk oylamasında asla Türkiye'den ayrılma yönünde bir sonucun çıkacağını düÅŸünmüyorum.

Peki, bu oylama Türkiye genelinde yapılsa sonuç ne çıkar?
Orada yüzde 70- 80 'ayrılmak istemiyorum' çıkarken, Türkiye genelinde bu oran yüzde 90'larda çıkar. Cevabı, zaten sorunun içinde gizli. Neden yüzde 100 demiyorum. Çünkü Batı'da da bugün pek çok DTP seçmeni yaşıyor. Ayrılmak isteyenler vardır. Ama ben bunların marjinal olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Yani Türklerin ve Kürtlerin kaderleri yüzyıllardır aynı. Bugün Çanakkale'de ÅŸehitliÄŸe gittiÄŸinizde Diyarbakırlı bir gençle İstanbullu, Edirneli bir gencin, yan yana yattığını görüyorsunuz.

ABD SÜRECİN NERESİNDE?
Kürtlerin Türklerle bir arada yaÅŸama olgusu, iradesi ne ÅŸekildedir?
GüneydoÄŸu'da yaÅŸayanların bile yüzde 80- 90'larının hatta daha fazlasının Türkiye'den ayrılıp ayrı bir federasyon olma durumuna, referandum bile olsa hayır cevabının olacağını gözlemliyoruz. Bu nedenle Kürtlerin Türklerden ayrı yaÅŸama gibi bir arzusu, ÅŸansı ve lüksü yok.

ABD'nin etkisi nedir bu sürece?
Amerikan askerlerinin Kuzey Irak'tan çekilmesinden sonra Kürtlerin yalnız kalacağı ve Arapların hışmına uÄŸrayacağı endiÅŸesiyle Kürtler ve Türklerin, Kuzey Irak'taki Kürtlerle  yakınlaÅŸtırılması ortak paydada birleÅŸtirilmesi yönünde adımlar atıldığını düÅŸünüyorum.

'Eski adlar' için hassas çizgi
Kürtçe eÄŸitim ya da Kürt dilinin seçmeli ders olması genel kamuoyunda nasıl karşılanır?
EÄŸitim meselesi anayasa ve devletle sınırlandırılmış durumda. Bu nedenle, öncelikle anayasanın deÄŸiÅŸtirilmesi gerekiyor. Açıkçası anayasadaki bu deÄŸiÅŸiklikte hassasiyetler korunur ve kabul edilirse, kimse küstürülmezse    sadece Kürtçe konusunda eÄŸitim deÄŸil yarın belki de Arapça seçmeli ders eÄŸitimi isteyenler olacaktır. Bunların tamamı gözetilirse Türkiye'deki insanlar açısından sıkıntı olacağını zannetmiyorum.

Eski adların kullanılması konusunda düÅŸünceniz?
İzmir'in, İstanbul'un isminin eski adıyla anılması konuÅŸuldu. Ama coÄŸrafyada bir ÅŸey var. Dünyada herkes tarafından bilinen ortak bir dilin olması önemli. Diyarbakır'a Kürtçe ve Türkçe baÅŸka bir isim söylediÄŸiniz takdirde Avrupa'da yaÅŸayan, Türkiye'yi ziyaret eden birisinin bunu bilmesinin imkanı yoktur. Halk arasında kullanılmasında bir sakınca yok. Ama ben resmi olarak Tunceli'nin Dersim olarak atlaslara girmesinin mümkün olmadığını, sakınca yaratacağını, kamuoyu tarafından tasvip edilmeyeceÄŸini düÅŸünüyorum.

HANGİ İL SÜRECE NASIL BAKIYOR
YOZGAT
Milliyetçi hassasiyetleri yüksek olan bir ilimiz. O nedenle kırmızı çizgilere duyarlılık burada çok yüksektir.

TRABZON
Karadeniz, terör ve GüneydoÄŸu konusunda hassasiyeti yüksek bölgelerden bir tanesidir. Trabzon da ÅŸehit cenazelerinin çok sık kaldırıldığı bir ildir. Çok hassas ve çok duyarlı.

DİYARBAKIR
GüneydoÄŸu sorunu Diyarbakır merkezli konuÅŸuluyor. Sorunun konuÅŸulması bile buradaki insanları memnun etmektedir. Çözüm noktasında da buradaki insanlar daha fazla sevinecektir.

İSTANBUL
Çok fazla kültürü, gelir grubunu sosyal yapının katmanlarını bir arada barındıran bir yer olduÄŸu için İstanbul'u bütün olarak deÄŸerlendirmek farklıdır. Açılım bugün Ümraniye- GaziosmanpaÅŸa'da farklı algılanacaktır; BeÅŸiktaÅŸ, Kadıköy'de daha farklı. Yani hem medyanın merkezi olması hasebiyle hem de kanat önderlerinin çok yoÄŸun yaÅŸadığı bir yer olması sebebiyle daha soÄŸuk yaklaÅŸacaktır.

İZMİR
Ege insanı son dönemde son 30 yıl içerisinde ÅŸehit cenazelerinin çok yoÄŸun olarak kaldırıldığı bir yer olmakla beraber Ege bölgesinde sosyo- ekonomik yapı Türkiye ortalamasının üzerinde, daha fazlasıdır. Onun için İzmir'de de ben açıkçası Yozgat'taki reaksiyondan daha farklı bir reaksiyon alacağını düÅŸünüyorum.

MERSİN
Mersin hem Kürtlerin hem de Türklerin yoÄŸun olarak bir arada yaÅŸadığı illerden biri. Kırmızı çizgiler, eÄŸer ihlal edilirse Mersin gibi yerlerdeki insanları karşı karşıya getirme riskimiz yüksek.

KAYSERİ

Yozgat gibi milliyetçi hassasiyetleri yüksek olan illerden bir tanesidir. Bu, tüm Orta Anadolu'da böyledir.

DEV ANKET YARIN
A&G AraÅŸtırma Åžirketi'nin AKÅžAM için 10 ilde, bin 260 kiÅŸiyle görüÅŸerek 
yaptığı dev anketin sonuçları, yarından itibaren gazeteniz AKÅžAM'da...

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3