AKŞAM | GUNCEL | 24 AĞUSTOS 2009, PAZARTESİ

"6 kişiyi rastgele öldürdü"

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde aynı aileden 6 kiÅŸiyi öldürdüÄŸü iddiasıyla tutuklanan Åžafak Köksal, ifadesinde, ormanda mantar topladığı sırada kamyonetiyle bölgeden geçen kayınpederinin araçtan kendisine ateÅŸ etmesi sonucu av tüfeÄŸiyle araca rastgele ateÅŸ açtığını iddia etti.

caycuma

ZONGULDAK (A.A) - AyÅŸe Köksal (22), kayınpederi Hüseyin (45), kayınvalidesi Havva (45), baldızları İlknur (26) ve Zülfiye (24) ile kayınbiraderi Aydın KöroÄŸlu'nu (20) öldüren Åžafak Köksal (22), ifadesinde, olay günü saat 16.00'ya kadar evde oturduÄŸunu, daha sonra evin ikinci katına çıkıp babasına ait otomatik av tüfeÄŸiyle içerisinde çok sayıda fiÅŸek bulunan fiÅŸekliÄŸi aldığını belirtti.

Köksal, ÅŸunları kaydetti:

''Kurtköy köyü Namazlık mevkisine mantar toplamaya gittim. Yaklaşık 2 saat mantar aradım. Bir miktar mantar buldum, bu mantarları alarak stabilize yoldan köye doÄŸru elimde av tüfeÄŸi ve belimde ruhsatsız 7,65 milimetre çapında tabancayla yürümeye baÅŸladım. Saat 17.00 sıralarında Namazlık mevkisinde kesilmiÅŸ aÄŸaç kütüklerinin bulunduÄŸu yerde keskin bir viraj vardı. Buraya geldiÄŸimde bir araç sesi duydum, 5-10 saniye sonra aÅŸağıdan yukarıya doÄŸru Hüseyin KöroÄŸlu, eÅŸi Havva ile kızları İlknur ve Zülfiye'nin bulunduÄŸu kamyonetin geldiÄŸini gördüm. Onlar da beni gördü. Hüseyin KöroÄŸlu'nun sol elinde camdan çıkarılmış tabanca fark ettim. Tabancayı görünce 3-5 metre koÅŸtum, arkamdan 4-5 el silah atıldı ama bana isabet etmedi. Odunların arkasına kendimi atarak otomatik av tüfeÄŸiyle arabaya doÄŸru rastgele ateÅŸ etmeye baÅŸladım.''

AteÅŸ ettikten sonra kamyonetin saÄŸ kapısından baldızları İlknur ve Zülfiye'nin düÅŸtüÄŸünü ifade eden Köksal, ÅŸöyle devam etti:

''Hüseyin ve Havva KöroÄŸlu, arabayla ormana giden yola doÄŸru kaçmaya çalışıyordu. BoÅŸalan tüfeÄŸimi tekrar doldurdum ve aracın önüne geçerek tekrar ateÅŸ etmeye baÅŸladım. Araç 30-40 metre gittikten sonra kendi kendine durdu. Araca gittiÄŸimde Hüseyin ve Havva KöroÄŸlu'nun ölmüÅŸ olduÄŸunu gördüm. Debriyajın yanında gördüÄŸüm bir adet markasını hatırlayamadığım 9 milimetre çapındaki tabancayı alarak yaya olarak uzaklaÅŸtım.

Babam İsmail Köksal evde kendi adına ruhsatlı otomatik av tüfeÄŸinin olmadığını fark edince beni araması için aÄŸabeyim İsmail'i motosikletle Namazlık mevkisine göndermiÅŸ. Çayır köyüne yaklaşık 2 kilometre kala aÄŸabeyimle karşılaÅŸtım. Motosiklete binerek köye geldik. Evimizin önünde aÄŸabeyime Hüseyin, Havva, İlknur ve Zülfiye KöroÄŸlu'nu vurduÄŸumu söyledim. Bunun üzerine aÄŸabeyim elimdeki tüfeÄŸi alarak eve götürdü.''

"KAÇ KURÅžUN SIKTIÄžIMI BİLMİYORUM"
Åžafak Köksal, daha sonra aÄŸabeyinin ve babasının yanına gelerek koluna girmek istediÄŸini ancak kendisinin ellerinden kurtulup eÅŸinin oturduÄŸu eve doÄŸru koÅŸmaya baÅŸladığını belirterek, ÅŸunları söyledi:

''Üzerimde kendime ait ruhsatsız tabanca ve Hüseyin KöroÄŸlu'nun arabasından aldığım tabancayla olay günü saat 21.00-21.30'da eÅŸimin babasının evine gittim. EÅŸim perdeyi açıp dışarı baktı. Kendisine 'OÄŸlumu görüp gideceÄŸim, bu benim son günüm' dedim. O da bana 'Buradan git artık, oÄŸlun ve karın yok senin' dedi. Bu arada kayınbiraderim Aydın'ın salonda av tüfeÄŸini doldurduÄŸunu gördüm. Aydın bana 'Buradan git yoksa seni vururum' dedi. Ben de kendisine çocuÄŸumu 5 dakika görerek gideceÄŸimi söyledim. Bu sırada belimdeki 2 tabancayı çekerek salonun camından eÅŸim AyÅŸe ve kardeÅŸine rastgele ateÅŸ etmeye baÅŸladım. 9 milimetre çapındaki tabancanın ÅŸarjöründe bulunan tahminen 10 mermiyi eÅŸim AyÅŸe'ye sıktım. Kaynım Aydın'a ise her iki silahla ateÅŸ ettim, ne kadar mermi sıktığımı bilmiyorum.''

''ÇOK PİŞMANIM''
Kırılan camlardan elini sokarak evin giriÅŸ kapısını açtığını, bu sırada saÄŸ kolundan yaralandığını belirten Köksal, ÅŸunları kaydetti:

''Kapıyı açıp içeriye girdim. ÇocuÄŸumu alıp evime doÄŸru ilerlerken babamı aradım. 'ÇocuÄŸumu aldım geliyorum, jandarmaya haber ver' dedim. Babam da bana çoktan haber verdiÄŸini söyledi. Eve geldiÄŸimde anneme çocuÄŸumu bıraktım. Babamla aÄŸabeyim koluma girdi, kahvehaneye giderken köyün birinci azasına rastladık. Babam belimdeki silahları ona verdi. Kahvehanede oturduk, bir süre sonra jandarma geldi. Beni ve silahları alarak karakola getirdiler. Bir anlık sinir krizi ve öfke neticesinde suçu iÅŸledim, çok piÅŸmanım, herkesten özür diliyorum.''

İKİ AİLE ARASINDAKİ SOĞUKLUK
Köksal, eÅŸiyle geçen yıl kaçarak evlendiklerini belirterek, ÅŸöyle devam etti:

''EvliliÄŸimiz olmadan 6-7 yıl önce kız kardeÅŸim Nurdan ile eÅŸimin aÄŸabeyi Ali niÅŸan yapmışlardı. Ancak kız kardeÅŸim Ali'yi sevmediÄŸi için baÅŸkasıyla kaçarak evlendi. Bu olaydan sonra KöroÄŸlu ailesi ile aramızda sürtüÅŸme ve soÄŸukluk oldu. AyÅŸe ile yaklaşık 16 yaşımdan bu yana bazen telefonla bazen de yüz yüze görüÅŸüyorduk. AskerliÄŸimi yaptıktan sonra AyÅŸe ile konuÅŸtuk. Kız kardeÅŸimin Ali KöroÄŸlu ile niÅŸanlıyken baÅŸkasıyla kaçmasından dolayı bizim evliliÄŸimize onay verilmeyeceÄŸi kanaatine vararak kaçma kararı aldık. Daha sonra babasının elini öpmeye gittik. Zamanla eÅŸim AyÅŸe ile aramızda meydana gelen küçük tartışmalarda hemen evimize gelerek kızını alıp götürüyordu, birkaç gün sonra eÅŸimle konuÅŸarak eve döndürüyordum.''

MUHTARLIK SEÇİMİ GERGİNLİĞİ
Kayınpederinin 29 Mart seçimlerinde Çayır köyü muhtar adayı olduÄŸunu ancak kazanamadığını ifade eden Köksal, ÅŸöyle konuÅŸtu:

''Seçim sonuçları açıklandıktan sonra eÅŸimle kayınpederimin evine gittik. EÅŸim 9 aylık hamileydi, otururken sancılandı, hastaneye götürdük ve oÄŸlumuz oldu. Hastaneden çıktıktan sonra Hüseyin KöroÄŸlu, eÅŸimi ve çocuÄŸumu alarak kendi evine götürdü. Yaklaşık 2 ay kadar orada kaldılar. Sebep olarak da benim muhtarlık seçimlerinde kendisini desteklemememi gösterdi. 2 ay süreyle eÅŸim ve çocuÄŸumu gizli gizli kayınpederimin evinde ve bahçesinde gördüm.''

Hüseyin KöroÄŸlu'nun konuÅŸmaya gittiÄŸinde kendisini kovduÄŸunu, evine dönmek isteyen eÅŸini dövdüÄŸünü ileri süren Köksal, ''Kayınvalidem evden gitmem konusunda beni uyardı. EÅŸimi ve çocuÄŸumu almadan gitmeyeceÄŸimi söyleyince kayınpederim gitmezsem beni vuracağını belirtti. Bunun üzerine eve döndüm'' diye konuÅŸtu.

KAHVALTI HAZIRLAMAMAYLA BAÅžLAYAN KAVGA
Bu yılın haziran ayında evlerinin yağıştan zarar gören yerlerini tamir etmek için kum ve çimento sipariÅŸi verdiÄŸini söyleyen Åžafak Köksal, ÅŸunları kaydetti:

''Sabah eÅŸimi kaldırarak kahvaltı hazırlamasını istedim. EÅŸim bana kahvaltı hazırlamayacağını söyledi. Bir süre sonra tekrar kendisine 'Bana kahvaltı hazırla ondan sonra istediÄŸin kadar uyu' dedim. O da bana bağırmaya baÅŸladı. Bunun üzerine kolundan tutup mutfaÄŸa kadar çekerek götürdüm. Sinirlerime hakim olamayarak tokat attım. EÅŸim aÄŸlayarak eÅŸyalarını toplamaya baÅŸladı. Ben de eÅŸyaları toplamayı bırakmasını, aÄŸlayan çocukla ilgilenmesini söyleyerek kahvehaneye gittim. Bu sırada beni karakola ÅŸikayet etmiÅŸ. Bunun üzerine tekrar eve gittim. Sinirlenerek ruhsatsız tek kırma av tüfeÄŸiyle eÅŸimi korkutmak amacıyla mutfakta bir el ateÅŸ ettim. Bu sırada eÅŸim kendisini yere attı. Daha sonra jandarma geldi, eÅŸimi ve beni karakola götürdü. Bu olayla ilgili davamız devam ediyor.''

EÅŸinin aynı gün çocuÄŸunu alarak babasının evine gittiÄŸini, kendisini de ''Bu çocuÄŸu bir daha göremezsin'' diye tehdit ettiÄŸini öne süren Köksal, ÅŸu iddialarda bulundu:

''Bu olaydan sonra eÅŸim devamlı babasının evinde kaldı. Ben de çocuÄŸumu hiç görmedim. Olaydan 10 gün sonra kayınpederim ve oÄŸlu Ali yolumu keserek 'Sen kim oluyorsun da kızıma silah çekiyorsun' dedi. 'Siz insan deÄŸilsiniz' diyerek sopayla bana saldırdı ancak vurmadı. Sonra ben kendilerine 'Kızınızdan geçerim ama çocuÄŸumu size bırakmam' dedim.''

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3