Mehmet Aurelio ismi gündemde çok dolaşıyor. AteÅŸ olmayan yerden duman çıkmaz; bunu siz de biliyorsunuz. Bir duman çıktı ama... Aurelio, Galatasaray'da oynayamaz asla. Bu imkansız.
Yöneticiler de istiyor aslında. İstiyorlar ama yapamıyorlar iÅŸte. Çünkü arada engeller var. Sayayım;
1-Mehmet Aurelio sakat. İyileşmesi devre arasını bulur.
2-Galatasaray'ın kadrosunda o mevkide oynayabilecek Ayhan, Mustafa Sarp, Barış, Mehmet Topal, Linderoth gibi isimler var.
3-Vee.. En önemlisi; Aurelio'nun menajeri Bayram Tutumlu ile BaÅŸkan Adnan Polat ve Adnan Sezgin arasında yaÅŸanan tatsız olaylar. Polat ve Sezgin, 'O, Florya'dan içeri giremez' dediler... Tutumlu da 'Benden onlar deÄŸil futbolcu, çöp bile alamazlar' karşılığını verdi.
O kadar ileri gittiler ki; karşılıklı telefon mesajlarına kadar.
Onun için 'Galatasaray'da Aurelio ile bayram olmaz!' diyorum iÅŸte...
Çünkü BaÅŸkan Polat, hoÅŸgörülü, dost canlısıdır ama yapılanları da hiçbir zaman unutmaz...
Belki haklıdır. Belki de Bayram Tutumlu haklıdır. Hakem deÄŸilim, kimin haksız olduÄŸuna karar veremem. Ama ÅŸunu söyleyebilirim; 'Bu birliktelik imkansızdır, en fazla gazete sayfalarında photoshop Aurelio Galatasaray forması giyebilir, gerisi hikayedir!'
Florya'da mutluluk
5-0'lık Tallin maçının öncesinde Florya'da önemli bir toplantı vardı... (21 AÄŸustos Cuma )
Teknik direktör Rijkaard, Haldun Üstünel ve Murat Yalçınkaya'yla baÅŸ baÅŸa üç saat konuÅŸtu...
Akla gelebilecek her ÅŸeyi masaya yatırdılar. Rijkaard, transferleri, mali yapıyı, futbolcular arasındaki bağı, kendi ve yardımcılarının bakış açısını... Kısaca her ÅŸeyi anlattı da anlattı.
Hollandalı hoca öylesine rahattı ki, kendisini ikna eden, günlerce konuÅŸan Haldun Üstünel gibi 'kıvrak zekalı yöneticiye' bir profesyonelden çok yakın bir dost gibi davranıyordu...
BardaÄŸa her açıdan baktılar...
Dolu tarafını da gördüler, boÅŸ tarafını da...
Olabilecek en küçük tersliÄŸi bile hesaba kattılar. Ancak her ÅŸey pozitifti ve toplantı bittiÄŸinde ÅŸu üç kelime her ÅŸeyi özetledi;
Rijkaard: 'Mutluyum, mutlusun, mutluyuz...'
Florya'da pembe günler
Rijkaard'ın dediği gibi Florya'da sahiden de..
Mutluluktan uçacak gibi herkes.
Takıma en son gelen Elano bile, ailesiyle çocuklarıyla Galatasaray ailesinin içine hemen giriverdi...
Herkes birbirini seviyor...
Herkes birbirini kırmamak için olaÄŸanüstü çaba gösteriyor...
AÄŸabeyler, Servetler, Gökhan Zanlar hep saygılı, hep ölçülü..
Keita hep gülüyor. Nonda bile yedekliÄŸi dert etmeyip, hırsla çalışıyor, yüzünden tebessüm eksik olmuyor.
Milan Baros, Kewell, Ayhan sürekli beraberler...
Hakan Balta hep dinleyen pozisyonunda, çok az konuÅŸuyor.
Hep 'onay verdiÄŸini gösterir' ÅŸekilde kafasını aÅŸağı yukarı sallıyor!
Sabri tam bir eğlence makinesi. Herkesle haşır neşir.
Leo Franco çok az diyalog kurabilse bile Orkun'la tam kanka durumundalar... Tabi burada Nezihi hocanın da hakkını yememek lazım...
YavaÅŸ yavaÅŸ takımda kıdemliler arasına giren Barış, eskiye oranla daha da mutlu... Kankaları Emre Güngör ve Serkan Çalık.
Ve Arda Turan... Kaptanlığında verdiÄŸi sorumlulukla daha da kontrollü. Ancak espri yeteneÄŸinden bir ÅŸey kaybetmiÅŸ deÄŸil.. En kritik anda bile her ÅŸeyi çözümleyecek pratik zekaya sahip... Yerlisi, yabancısı herkese karşı çok sıcakkanlı... Evin yaramaz çocuÄŸuydu ama bunu bir kenara çoktan bıraktı Arda. Åžimdi oturmasını, kalkmasını bilen lider rolünde.
Yani her ÅŸey tesisler müdürü Fahri Yılmaz'ın dediÄŸi gibi; Florya mutluluklar kenti!
Liseli, lisesiz! Artık yettiniz!
Birkaç zamandır yine eski bir hastalık hortlamaya baÅŸladı...
Galatasaray'da liseliler, lisesizler tartışması baÅŸka platformlara çekilmeye çalışılıyor...
Lisesizlere göre; liseliler herkese tepeden bakan, sadece bizden olan ve olmayan diye sürekli ayrım yapan, kargadan baÅŸka kuÅŸ tanımayan, burunları Kaf dağında ve asla yüzde yüz güvenemeyeceÄŸin topluluk!
Liseliler ise bunun tam tersini lisesizler için söylüyor...
Bunları kim söylüyor, yaşıyor, deÄŸerlendiriyor biliyor musunuz ?
Oturdukları masaya meze arayanlar. Dünyada konuÅŸacak baÅŸka bir ÅŸeyleri olmayanlar. Sığ düÅŸünenler... EleÅŸtirmekten baÅŸka konusu bulunmayanlar.. Hadi biraz daha ileri gideyim; çokça da ukaladırlar.
Bir de bağıra bağıra konuşurlar ki, varlıkları hissedilsin bulundukları ortamda!
Bunlar Galatasaraylı olacaklar bir de...
Sorun bakalım bu arkadaÅŸlara; Galatasaray için ne yapmışlar bugüne kadar, diye.
Aslında bunları ciddiye alanlar da kabahatli...
Bırakın bu arkadaşları kendi hallerinde.
Bakın yine iÅŸleri güçleri Adnan Polat gitsin, Süren gelsin! Yalman gitsin; Adnan Öztürk gelsin! Bu gitsin ÅŸu gelsin!
Eyyy Polat... Eyyy Süren... Eyyy Yalman... Eyyy Öztürk... Eyyy Galatasaray'ın ileri gelenleri... Artık muhatap almayın ÅŸunları. Bırakın kendi hallerinde, ileri geri konuÅŸup dursunlar iÅŸte.