Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Kapımın önüne çarpı atıldı

Bir gün gecikmeyle tatilden döndüm... Tatilin de kendine göre bir yorgunluÄŸu oluyor, insan eve girince biraz dinlenmek, tatili üzerinden atmak ve kendine gelmek istiyor. Görenler, yüzümün dinlendiÄŸini ve bu tatilin iyi geldiÄŸini söylüyor bana. Göz ucuyla gazete okumak, tutabildiÄŸim kadar 'medya orucu', yazı yazmamak, twitter'la oyalanmak ve denize açılmak yenilemiÅŸtir illa ki beni...
Uzun ve yorucu bir kış olacaÄŸa benziyor önümüzde... Bunun ilk sinyallerini de alıyorum. O yüzden biraz olsun tatil yapabilmek iyi geldi...
Neden 'uzun ve yorucu' bir kış peki... Çünkü bir yerlerden düÄŸmeye basıldı, emirler alındı ve askerler saldırıya geçti. Serdar Turgut'un dediÄŸi gibi medyada 'kan akmaya' baÅŸlayacak. Bunun için birileri yıllardır pusuda beklerken diÅŸ biledi, ÅŸimdi harekete hazırlanıyorlar.
Bir yerlerde tasfiye listeleri hazırlanıyor... Birileri medyanın geleceÄŸini Cemaat'in ve hükümetin ışığında yeniden tasarlamak istiyor. Muhalif sesler kısılsın, bağımsız gazeteciler sindirilsin isteniyor. Böylece medyadaki herkes ama herkes biat kültürüne boyun eÄŸsin. Bunun için çalışmalar yapılıyor, ortalıkta listeler dolaşıyor. Bu iÅŸin trafik polisliÄŸini de bir dershane hocasına verdiler; garip ama gerçek.
Bir baÅŸka dinci gazete telefonlarda yapılan geyik muhabbetlerini sürmanÅŸete çıkarıyor. Pornografiye meraklarından olsa gerek baÅŸkalarının özel hayatına çok meraklılar. Gündelik, sıradan sohbetlerden bile kendilerince haber çıkarmaya çalışıyorlar. Niyetlerini okuyamadığımızı mı düÅŸünüyorlar; amaç birilerini fiÅŸlemek, damgalamak, belli bir güruhun adamı gibi göstermek...
Bütün bunlarla eÅŸ zamanlı bir ÅŸekilde tetikçiler de silahlarına sarıldı ve 'ÅŸebekenin' ortak hedeflerine karşı mermi boÅŸaltmaya çalışıyorlar...
Bunların hiçbirinin tesadüf eseri, birbirinden bağımsız ve bireysel saldırılar olduÄŸunu düÅŸünmüyorum. Bu iÅŸ sistematik... Åžimdilik sadece iÅŸaret fiÅŸeÄŸi çakıldı, önümüzdeki günlerde daha da çirkin belaltı haberler yapacaklar, sindirmek için Goebbels'den öÄŸrendikleri türlü tuhaf ama çirkin yöntemleri uygulayacaklar. Göreceksiniz...
Çünkü düÄŸmeye basıldı...
Vur emri alındı...
Dahası, geçmiÅŸi var bu iÅŸlerin. BaÅŸka gazetecilerin ihbar ettiÄŸi meslektaÅŸların başına neler geldiÄŸini biliyoruz. Sistematik olarak dinci-yandaÅŸ-muhbir basının saldırdığı insanların nasıl iddianamelerin baÅŸ aktörü olduÄŸunu da. Telefon kayıtları sızdırılanlara yönelik oluÅŸturulan tehdit havasının nasıl iÅŸlediÄŸini de gördük...
Bu bir şebeke işi... Bu bir sistematik operasyon... Son muhalif ses kısılana kadar da susmayacaklar.
Aynı ErtuÄŸrul Özkök'ün yazdığı gibi... İşte ÅŸimdi ben de buradan kamuoyuna duyuruyorum: Benim kapımın önüne çarpı atıldı... Gazetecilik yapmanın, bağımsız kalmanın, muhalif olmanın bedelini ödetmek için; intikam, kan ve rövanÅŸ için harekete geçtiler. Sıra baÅŸkalarına da gelecek, baÅŸkaları da uykularından uyandırılacak, fiÅŸlenecek ve bir sabah kapılarının önüne çarpı atıldığını görecekler.
Sindirmek, korkutmak, susturmak, geri adım attırmak istiyorlar...
Oysa ki ben de biraz Cemaat'e göz kırpsaydım, Altan kardeÅŸler, Emre Aköz ya da Oral Çalışlar gibi kalemimi ÅŸebekenin hizmetine sunsaydım, düÅŸüncelerimi belli bir misyonun sözcülüÄŸü için kullansaydım emin olun huzur içinde olurdum... El üstünde tutulurdum, uçaklarda ağırlanırdım, Pennsylvania'ya davet edilirdim, BaÅŸbakan'la 'yemekli ev toplantıları' düzenlerdim...
Onun yerine uzun ve yorucu bir kışa hazırlanıyorum...
Neyse ki tatilde bol bol enerji depoladım, hepsiyle vuruÅŸacak, hepsini püskürtecek kadar gücüm var...

Tatil notlarım (bölüm bir)
Bodrum'un içi yeniden moda oluyor... Marina tarafında açılan birkaç restoran 'cazibe merkezi' haline gelmiÅŸ... Aynı gece milli çapkın İlker Mengi ve Sema Çelebi'yi ayrı ayrı gördüm; belli ki Türkbükü'nden kaçanlar buraya geliyor...

Hamak Cafe, Ferdi ÖzbeÄŸen ve müritlerinin buluÅŸma mekanı... Her akÅŸam oranın önündeki masada öyle bir muhabbet dönüyor ki, bağımlısı oluyorsunuz... Ali PoyrazoÄŸlu ve Fatih Ürek de masadaysa espriler birbiri ardına patlıyor... Bodrum'da Ferdi ÖzbeÄŸen'in doÄŸumgününe de katıldım; harika bir akÅŸam geçirdim.

Ahmet Hakan'ın doÄŸumgününe iÅŸ-güç yüzünden yetiÅŸememek içimde derin bir sızı olarak kaldı; büyük bir basiretsizlikti... Binlerce özür... GeçmiÅŸ doÄŸumgününü kutlarım, seneye iki saÄŸlam kol, iki saÄŸlam bacak ve saÄŸlam bir parti artık...

Epey gecikmeyle Baskın Oran'ın iki Bodrum kitabını okudum; artık Bodrum içi ve özellikle Kumbahçede'ki geliÅŸmelere (2004'e kadar olanına) epey hakimim. Özellikle 'EniÅŸte Gözüyle Bodrum' çok güzel bir kitap.

Zeki Müren müzesi ne kadar bakımsız... Rivayete göre, müze yapılacağı zaman biraz toparlanmış, yoksa orijinali daha da kötüymüÅŸ. 'PaÅŸa' yatak odasında ve verandada yaÅŸar, evinin önündeki motorla Bardakçı'ya gidermiÅŸ. Evin geri kalanı da atıl. Hiç mi para harcamamış, hiç mi eve bakmamış, bir ÅŸeyler almamış... Gezdikten sonra taziye evinden çıkmış gibi bir sıkıntı kaplıyor içinizi... Dünyadaki baÅŸka ÅŸöhretlerin evinin müzeleÅŸtirilmesinden yola çıkarak Zeki Müren'in evi tekrar ele alınmalı. Bu hali onun görkemine de, tarihine de ayıp...

Medya orucumu zaman zaman aksattığım oldu ama genelde sadıktım... Mümtaz Soysal'ın 'malum' açılım yazısını, tasfiye tartışmalarının bir kısım yansımalarını ve beraberinde dershane hocasıyla röportajları, AyÅŸe Arman'ın Akif Beki söyleÅŸisini, 'Inglorious Basterds'ın vizyona girmesiyle kopan fırtınayı ve de tabii ki NeÅŸet ErtaÅŸ-Nil tartışmasını kaçırdım...

Uçakta Serdar Erener'le karşılaÅŸtım ve 'Nil krizi' üzerine sohbet ettik. 'Ne diyeyim ki ben, gerçekten anlayamıyorum' diye samimi olarak dert yandı... 'Ama gerçekten bu kız öyle ÅŸiÅŸkin egolu, kendini beÄŸenmiÅŸ bir kız deÄŸildir' diye devam etti, 'Bu topraklara ait her ÅŸeyi reddetmelerini kabullenemiyorum.' Bu konuyla ilgili söyleyeceklerimi biriktirdim...

Abdurrahman Dilipak'ın ödemeye mahkum olduÄŸu tazminatla ilgili de diyeceklerim var, gecikmiÅŸ olsa da...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3