Mahkemesi süren Ergenekon davasında öne sürülen suçların kanıtlanması durumunda soracağımız ana soru ÅŸu olmalıdır: Bazı insanlar kendi kendilerini memleketi kurtaracaklarına ikna ederek, böylesine ülkeyle ve kurtarmayla uzaktan yakından alakası olmayan korkunç eylemleri nasıl vicdan rahatsızlığı duymadan planlayabilmiÅŸlerdir acaba?
Bazı eylemleri sadece insanların kötü olmasıyla açıklamak belki bizi rahatlatır ama bunun fazla anlamı olmayacağı da kesindir. Özel yaÅŸamında olaÄŸanüstü iyi olan insanların da Ergenekon gibi bir suç çetesi içinde yer alabilmesi çok ÅŸaşırtıcı deÄŸildir.
Bu nedenle oluÅŸumun kendi iç dinamiÄŸini anlamak için gayret etmeli ve bu çete temizlendikten sonra benzer baÅŸka çetelerin ortaya çıkmaması için kafamızı teorik netliÄŸe ulaÅŸtırmalıyız. Söz konusu insan olduÄŸunda kötüleri engelleriz demenin anlamı yoktur. Çünkü kötülük kriteri tarihsel süreçte deÄŸiÅŸebilmektedir. O nedenle yeni Ergenekonları önlemek için tavrımızı mümkün olduÄŸunca objektif kriterlere göre oluÅŸturmalıyız.
Evet, Ergenekon gibi bir oluÅŸum nasıl ortaya çıkabilmiÅŸtir ve özel yaÅŸamında iyi olan bazı insanlar son derece kötülük içeren bazı eylemlerin sonucunun iyi olabileceÄŸine kendilerini nasıl ikna edebilmiÅŸlerdir?
Ben bu konuyu uzun zamandır düÅŸünüyorum... DüÅŸünme sürecinde okuduÄŸum en faydalı kitap Murat Belge'nin 'Genesis: Büyük Ulusal Anlatı ve Türklerin Kökeni'ydi. Sadece bu çalışma bile 'Murat Belge kendisine yöneltilen dış kaynakları aktarmaktan baÅŸka orijinal yaratıcı düÅŸünür deÄŸildir' eleÅŸtirisini katiyen hak etmediÄŸini gösteriyor.
Her ulus devlet oluÅŸum sürecinde temellerini saÄŸlam kurabilmek için kendisine bazı masallar anlatmak zorundadır. Ve bu masalların en iyi anlatılacağı yer de ulusal edebiyat eserleridir. ÖrneÄŸin Fransız toplumunun 'Genesis'ini aslında Proust'u okuyarak anlamak mümkündür. Çünkü Proust bir Fransız olmanın gerektirdiÄŸi sosyal davranış normlarını, adetlerini, düÅŸünme biçimlerini en detayda anlatmıştır kitabında ve böylece Fransız olmanın ÅŸartlarının oluÅŸmasına katkıda bulunmuÅŸtur... Proust'un 'Kayıp Zamanın İzinde' eserini 'Fransız Genesis'i olarak okumak mümkündür.
Türk kimliÄŸinin oluÅŸumunu ve Türk ulus devletinin kuruluÅŸunun temelinde ne tür masalların anlatıldığını anlamak için 'Genesis' döneminin edebiyatını incelemek gerekmektedir ki Murat Belge kitabında bunu mükemmel yapmıştır.
İmpratorluktan ulus devlete geçiÅŸte dağılan imparatorluÄŸun yarattığı psikolojik darbenin de yükü bulunduÄŸundan anlatılan masallar daha yoÄŸun ve dağılma rahatsızlığı psikolojisini bastırmak için daha militarist olabiliyor.
Murat Belge, dönemin edebiyatına baktığında Türk kimliÄŸinin oluÅŸturulması ve ulus devletin kurulması sürecinde ihtiyaç duyulan masalların hayli militarist ve fantastik olduklarını ortaya çıkarıyor.
ERGENEKON'UN GENESİS İLE BAĞLANTISI
Evet; Türk kimliÄŸinin ve ulus devletinin (cumhuriyetin) oluÅŸması temelinde hayli militarist içerikli bir masal bulunmaktadır. Kurt sembolü bulununcaya kadar farklı baÅŸka hayvanlar da sembol olarak denenmiÅŸ ve sonunda kurtta karar kılınmıştır.
Dolayısıyla özel yaÅŸamında iyi olarak tanımlanabilecek bazı insanların Ergenekon gibi suç örgütünde planlanan büyük kötülüklere içleri ferah destek verebilmelerinin temelinde bu kendimize masal anlatma alışkanlığı yatmaktadır.
Ergenekon oluÅŸumunda milliyetçi söylemlerin yoÄŸun olması bu yüzden ÅŸaşırtıcı deÄŸildir. Kendilerine genesis döneminin masal anlatma geleneÄŸini devralmış suç örgütünün aynı zamanda milliyetçi de olması kaçınılmazdı. Nasıl ki Türk kimliÄŸi oluÅŸturulurken ve ulus devlet kurulurken, yeni geçiÅŸ döneminde veya 'Genesis'te bazı masallar anlatmış ve bunlara inanmışsak, ('Bir Türk dünyaya bedeldir, 'Ne mutlu Türküm diyene' ve 'Türk övün güven çalış' sloganları da masal oluÅŸturma çabasının bir parçasıdır), Ergenekon oluÅŸumunun temelinde de hayli milliyetçi ve militarist bir yön vardır. Onlar kendilerine anlattıkları masalla bu ülkeyi kurtarmak misyonuna sahip olduklarına ve kurtarmak için her ÅŸeyin mubah olduÄŸuna kendilerini inandırmış durumdadırlar. Genesis'te anlatılan masallara sadece milliyetçiler deÄŸl solcular da inanmış ve katkıda bulunmuÅŸlardır. Türk solunun macerasında milliyetçiliÄŸin güçlü olmasının temelinde bu vardır. Ergenekon örgütünde milliyetçiler yanında solcu diye bilinen insanların yer alabilmesi de bu yüzden normaldir.
GÜNDEMDEKİ KÜRT AÇILIMI VE MASALIN SONU
Belki de cumhuriyet rejiminin bazı konularda başarısız olmasının temelinde 'Genesis'te anlatılan masalın da katkısı vardır.
O masalın çok iyi anlaşılması ve Türk kimliÄŸinin oluÅŸum sürecinin iyi incelenmesi bugünlerde çok daha önem kazanmıştır.
Kürt açılımına milliyetçilerin gösterdiÄŸi sert tepkinin sonucunun olamayacağını ancak tepkinin temelinde bir masalın yattığını görerek anlayabiliriz. Bu ülke kendisine Türk kimliÄŸi konusunda da, Kürtler kimliÄŸi üzerine de yıllardır masallar anlatmıştır.
Ama o masallar bugün artık yetmiyor.
Ergenekon davası nedeniyle Türk kimliÄŸine dayalı milliyetçilik masalı çözülüyor, açılım nedeniyle Kürtler hakkında yıllardır anlatılan masal da sona erdiriliyor.
Her ülkenin kendisini ayakta tutabilmesi için bazı masallara her zaman ihtiyacı olacaktır... Japonya'da da var masal, Almanyada'da, Amerika'da da... Ancak bazen masalların yenilenmesi, deÄŸiÅŸtirilmesi gerekebiliyor. Güçlü devletler deÄŸiÅŸim gerekliliÄŸini görüp kendi masalını deÄŸiÅŸtirmeyi baÅŸarabilen devletlerden çıkar.
Türkiye de bugünlerde kendisine anlattığı masalı (ulusal söylemi) deÄŸiÅŸtirme sürecinde ve bunun normal sancılarını çekiyor.
Bu aslında bir devrimdir.
(Gazetelerin geleceÄŸi hakkında görüÅŸ açıklamadan bıkıverdim. Bu nedenle bugün konuya devam etmek sözümü tutamadım. İleride devam ederiz inÅŸallah...)
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.