Yeni TBMM BaÅŸkanı Mehmet Ali Åžahin, ilk icraat olarak milletvekillerine özel kırmızı plaka tahsis edilmesi için bir çalışma baÅŸlatmış. Hürriyet'in dünkü manÅŸetine göre, BaÅŸkanvekili Sadık Yakut'un önayak olduÄŸu projede, milletvekillerine (Evet 550'sine de!) bakanlara verilen kırmızı plakalardan verilecek, üzerinde 'TBMM' veya 'MV' yazacak, vekiller de 'gittikleri yerlerde giriÅŸ ve geçiÅŸlerde kolaylık'tan faydalanabilecek!
Çok güzel. Milletin vekillerinden zaten bizler gibi yaÅŸamasını deÄŸil, Türkiye'de artık mide bulandırıcı bir gösteriÅŸle gözümüze sokulan 'AÅŸağıdakiler-Yukarıdakiler' sisteminde üst noktalara çöreklenmelerini bekliyoruz. Ancak bence Meclis bununla yetinmemeli, özel vale, özel koruma, özel aÅŸçı da almalı vekillerimize ki, millet adına indir-kaldır iÅŸlemini daha rahat yapsınlar.
Genlerimizin neresinden geliyor bu gösteriÅŸ, kolaycılık ve statü merakı? Ne yazık ki demokrasimiz geliÅŸtikçe, İngiltere, İtalya, İsveç gibi imtiyazsız, üretken, eÅŸitlikçi toplumlara deÄŸil, Irak, Kuveyt, Ürdün gibi kast sistemi üzerine kurulu örneklerine özeniyoruz.
Kırmızı plaka lobisi, vekillerin 'protokol krizi' yaÅŸadığından söz ediyor. ÖrneÄŸin Hüsrev Kutlu 'milletvekilleri sık sık karayolu ile seçim bölgelerine gidip geliyorlar. Görevliler tanımadığı için milletvekilinin aracının yolunu kesiyor, içeri almıyor, milletvekilini indiriyor' diye ÅŸikayet ediyor.
Hay Allah! Demek vekillerimiz bazen vatandaşın maruz olduğu davranışa katlanmak zorunda kalıyormuş. Peki kimsenin aklına 'kırmızı plaka' istemek yerine bunu Meclis'e taşımak gelmiyor mu?
Milletvekillerinin, temsil ettiÄŸi vatandaşın onuruna yakışan bir ÅŸekilde yaÅŸamasına iitrazım yok. Ben de Hollanda'da olduÄŸu gibi bisikletle gelsinler, İngiltere gibi metroya binsinler, ABD BaÅŸkan Yardımcısı Joe Biden gibi her sabah banliyö treniyle iÅŸe gelsinler ya da dünyanın birçok yerinde olduÄŸu gibi kendi arabalarını kullansınlar demiyorum. HaÅŸa! Bunlar biz Türkleri bozar. Kaldi ki bizim vekillerimiz bu insanlar gibi yan gelip yatmıyor, çok çok meÅŸguller.
EÄŸer 'iÅŸlerini hakkıyla yapmak için' imkanları yetmiyorsa, bu durum hemen düzeltilmeli. Ancak 'İşlerini hakkıyla yapma' derken, araÅŸtırma, geliÅŸtirme, sorgulama, kamu adına denetleme ve kanun koymadan söz ediyorum; kırmızı plakalı arabalarla vın-vın dolaşıp, makam ÅŸoförünün koÅŸarak açtığı kapıdan kral edasıyla inmekten deÄŸil.
İtiraf edeyim. Bu yazıda haksızlık yaptığım vekiller var. O daracık odalarda dünyaları deÄŸiÅŸtiren, uzun saatler çalışıp kısıtlı imkanlarla üreten, düÅŸünen, araÅŸtıran, bölgesine hizmet götüren pek çok vekil var. Bunlar zaten gösteriyor.
Gaddar da deÄŸilim. Milletvekillerinin masrafları, ihtiyaçları, durumlarının düzeltilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyorum. Türkiye'de vekillere 9 bin civarında maaÅŸ, bir danışman, bir sekreter ve bedava uçak bileti ve saÄŸlık hizmeti veriliyor. Yeterli deÄŸil. Sıradan vekillerin odaları daracık. Cep telefonu masrafları çok yüksek; partiler ağırlama ve seyahat giderlerinin tümünü ödemiyor. Milletvekillerinin bir deÄŸil konuya göre en az 3 danışman ve asistana ihtiyacı var. MaaÅŸları yükselmeli ki, siyasette kalite yükselsin, gerekirse kendi iÅŸlerini bir kenara bırakacak ekonomik özgürlüÄŸe sahip olsun.
Ama n'olur kırmızı plaka değil!
TBMM'nin demokratik temsil açısından en büyük eksiÄŸi, vekillerin kendi bölgelerinde irtibat bürolarının olmaması. Lütfen açın kesenin aÄŸzını ve vekillerimizin kendi bölgelerinde birer çalışma ofisi, o ofiste danışman, görevli, asistan ve stajyerleri olsun. Böylece vatandaÅŸ elinde bir kağıt parçası, tayin için, hastane nakil için, yol-su-elektrik için Batman'dan, Zonguldak'tan, Siirt'ten Ankara'ya gelip Meclis kapısında bekleÅŸmesin.