Hafta sonunun 48 saati içinde aklımızda kalan en önemli cümleyi Kanal-B'de duyduk. Yeni vatandaÅŸ olan Azeri sanatçı Cavit Tebrizli katıldığı canlı yayın için 'Böyle güzel programlar pek yok' dedi. Gerçekten Faruk Demir yönetimindeki 'Yurdun Sesi', Türk müziÄŸinin harmanı. THM ile TSM iç içe, fevkalade baÅŸarıyla icra ediliyor. Gelen izleyici mesajları bunun belgesi. 'Etek sarı, sen sarı'yı Demir'den uzun hava tarzında dinleyebiliyorsunuz. Tebrizli, yetiÅŸtiÄŸi bölgeye özgü türküleri insanın ciÄŸerine sokuyor. Elif Özer bile, formatının dışına çıkma arzusu hissedip, Azerbaycan'a uzanıyor. Birlik ve beraberliÄŸimizin aşısı bu tip yapımlar, mutlaka desteklenmeli. Hatır için deÄŸil. Gerçekten hak ediyorlar.
***
Çok Güzel Hareketler Bunlar, kısa sürede tekrarlara baÅŸlayan komedi unsurlarından. O kadar tuttu ki, ekrana geliÅŸ sırasına bakmaksızın, ısıtılıyor. Bizler de bayıla bayıla seyrediyoruz. Çünkü, emek yoÄŸun baÅŸarı var. 'Yatır Bank' esprilerindeki ince detayları, ikinci seyirde daha iyi fark ediyorsunuz. Show TV'de 'Var mısın Yok musun' devam ederken, dalga geçmeleri BKM Mutfak'tan çıkıyor. 'Barnah İzi' Emin Demirel'i aklımıza getiriyor. Anlayacağınız üretim iyi. Su kaldırıyor.
...
Acun Ilıcalı'nın yarışması zaman zaman dramatik olaylara sahne olmakta. Murat Hoca, 99 bini reddetti, sonuçta 10 bine fit oldu. Demek ki, insanlar ÅŸükretmeyi öÄŸrenmeli. Bazen uçalım derken, burunüstü çakılıyorlar. Hep beraber üzülüyoruz.
***
Dünya Atletizm Åžampiyonası'nın son iki günü daha renkliydi. Fakat Nejat Kök'ün tahminleri için rahatlıkla 'Fena ÅŸiÅŸti' yorumunu yapabiliriz. Güven GöktaÅŸ genelde olumluydu. Öbür arkadaşın adını bile yazmayacağız. Sona doÄŸru, topladığı yıldızları birer birer harcadı.
...
Hasan ÅžaÅŸ ve UÄŸur Meleke'yi TRT Türk'te, Bilgin Gökberk'i Star'da gördük. Can ÇobanoÄŸlu ise Show TV'deydi. En mutlu olduÄŸumuz görüntü TRT'nin Stadyum'undaydı. Sonucu ağır olabilecek kazayı ucuz atlatan Ömer Üründül yeniden yerini almıştı. Eski çalışma arkadaşımıza geçmiÅŸ olsun dileklerimizi iletiyoruz.
***
Mesaj yaÄŸmuru altındayız. İçlerinden bir tanesi hariç, övgü dolu. Muharrem Akduman'ın yolladığı, Behçet Saatçi, Em.Dz. Kurmay Alb. DoÄŸan TaÅŸkın, Mistan Köse, Uzay Köse, Ali Köse destekli e-postaya özel teÅŸekkür ediyoruz. Mehmet Çalışkan, Adnan TahaoÄŸlu, Ayhan Yüksel'in notlarına minnettarız. Dicle EroÄŸlu'nun raporunu ilk fırsatta kullanacağız. Almanya'dan Arda Ozan, açılımcılara adeta patlamış. Hüseyin Movit'e cevabımız 'Sözümüz devam ediyor. Acele yok' olacak. TRT'nin cici kızı Özgür Eren'in dört satırıyla mutlu olduk. BaÅŸarılarının devamını diliyoruz.
...
Polat İnal'ın önemli uyarısını yayınlamakta fayda görmekteyiz:
'DeÄŸerli Burhan AÄŸabey, son zamanlarda televizyonlarda sık yapılan bir yanlışı düzeltelim. Türkçe'de sonu sert ünsüz harfle biten özel isimlerin sonundaki yumuÅŸama yazıda gösterilmez. Ancak yumuÅŸatılarak söylenir. Gelin görün ki spikerlerde yeni moda bu sessiz harfleri yumuÅŸatmadan okumak. ÖrneÄŸin Antep'e gittik diye yazarız; söylerken Anteb'e diye okuruz. Ancak ÅŸimdi Antep'e diye okunuyor. Kemal Yamak'a diye yazarız, okurken Kemal YamaÄŸa diye okuruz. Gelin görün ki Kemal Yamak'a diye okunuyor'.