AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-08-25

kategori2

Yine ortaya döküldüler

Sadettin Mutlu, 'Şehit kanında boğulursunuz' başlıklı yazımızdan etkilenip, Facebook'ta konuyla ilgili grup kurduğunu bildirdi. Adı da 'Gaflet, dalalet ve hıyanet içinde olan açılımcılara hayır diyenler'. Girişe yerleştirilen 3 Ağustos 2009 tarihli 'Ekran Polisi'. Böylesi duyarlı insanların oluşu mutluluk kaynağımız. Ayrıca gösterilen ilgi sevindirici.
...
Pipoda esrar içenler, kokain alemleri yapanlar yine sahneye fırladı. Başbakan'a 'Yürrü, kim tutar seni' veya 'Tek yazdık' gibi destek sözcüklerini eksik etmiyorlar. Biz bunları iyi tanıyoruz. Cudi ve Gabar'da hatta Şırnak ile Lice'de Devlet'e saldırılırken bölücü işaretleri yapıp, PKK'ya destek naraları atıyorlardı. Tuhafımıza giden, 'Hık deyiciler'. 'Marmara'ya cacık olur geçmişli' bir sürü yağcı peşlerinde. Değneksiz köyün bölücüleri bunlar. Sahi ortada 'Sözde Açılım Paketi' filan yok. Peki neyi destekliyorlar?
***
Ümit Sen öncelikli, Hilmi Özkök'e kızanların sayısı hayli fazla. Emekli Orgenerale yollanan e-postalar yenilir yutulur gibi değil. Hatırlatmalar sürüyle. Örneğin 'Türk Askeri'nin başına çuval geçirilmesi'. Özkök'ten en güzel talep şöyle; 'Kodu mu oturtan komutan olmandan vazgeçtik. Bir kereliğine lider ol, ortalara çıkma'.
...
Engin Balim'in yazdıklarını özetleyip aktaracağız:
'Özkök Paşa, Bila'ya verdiği mülakatta 'İnananlarla asla alay etmememiz gerekir. Ama, şimdi Türkiye'de bir de bu sıkıntı başladı. Herkes inancını, ibadetini saklar oldu. Hoca, hacı demek küçümseme sözcükleri haline geldi' demiş. Aslında Özkök, Başbakanımızın -Bu ülkede inananlara mahalle baskısı var- sözünü farklı açıdan tekrarlıyor. Ayrıca -Velev ki Başbakan bana 'Hocam' diye seslenmiş olsun, bunda alınacak ne var- diye de soruyor. Keşke Bila, Hoca'ya pardon Paşa'ya Gülen Hoca hakkındaki görüşlerini sorup, bize anlatsaydı'.
***
TRT-4 ve TRT Avaz'dan ortak yayınlanan 'Tatlı Dile Güler Yüze' de Özgür Eren'i görünce sevindik. Sevcan Orhan THM'nin iyi seslerinden. Ara sıra pop takılsa da, beğeniriz. Bakırköy'deki müzikhol çalışmalarındaki başarısını, Kamu Yayıncılığı'na taşıyıp, dünyanın dört bir yanına ulaştı. Anlayacağınız Orhan, Eren ve diğerleriyle seyir zevki zengin bir yayın gerçekleşti.
...
ENBEğenilen, saat ve ekran olarak uygun yerde. Gypsy King Jr., ardından Melihat Gülses ve Fahir Atakoğlu'yla muhteşemdiler. Behzat Gerçeker-Ömür Gedik ikilisi bile, bu yüzden mutluluk saçtılar, diyebiliriz.
...
Sedat Ergin'i gazeteciliğin en yoğun saatinde Boğaziçi'nden programında görünce şaşırdık. Genelde Leonard Cohen muhabbeti yapıldı. Sanatçının ilk gün konserine gitmiş. Chelsea Hotel'in söylenmemesine üzüldüğünü belirtti. Partizan adlı ağır parçanın, oyun havası şeklinde icrasına kızdığını açıkladı. Renginin değiştiği soruysa 'Genel Yayın Müdürlüğünü ne zaman bırakacaksınız'dı. Resmen bozuldu. 'Daha 4.5 yıl oldu' derken, sesi titriyordu.
...
Ertan Kırcadağ'ın üstünde durduğu konuyu sevdik; 'Türkiye'de bu kadar önemli mesele varken, haber sunucuları ortada yok -Ali Kırca, M. Ali Birand, Uğur Dündar-. Lütfen bana tesadüf olmadığını yazın'. Cevabımız 'Rastlantı' olacak. Ancak, biraz da 'Tembellik var'.