AKŞAM GAZETESİ | Aslı Aydıntaşbaş | 2009-08-25

kategori2

Buyurun vekilim saraya da taşının!

Yeni TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, ilk icraat olarak milletvekillerine özel kırmızı plaka tahsis edilmesi için bir çalışma başlatmış. Hürriyet'in dünkü manşetine göre, Başkanvekili Sadık Yakut'un önayak olduğu projede, milletvekillerine (Evet 550'sine de!) bakanlara verilen kırmızı plakalardan verilecek, üzerinde 'TBMM' veya 'MV' yazacak, vekiller de 'gittikleri yerlerde giriş ve geçişlerde kolaylık'tan faydalanabilecek!
Çok güzel. Milletin vekillerinden zaten bizler gibi yaşamasını değil, Türkiye'de artık mide bulandırıcı bir gösterişle gözümüze sokulan 'Aşağıdakiler-Yukarıdakiler' sisteminde üst noktalara çöreklenmelerini bekliyoruz. Ancak bence Meclis bununla yetinmemeli, özel vale, özel koruma, özel aşçı da almalı vekillerimize ki, millet adına indir-kaldır işlemini daha rahat yapsınlar.
Genlerimizin neresinden geliyor bu gösteriş, kolaycılık ve statü merakı? Ne yazık ki demokrasimiz geliştikçe, İngiltere, İtalya, İsveç gibi imtiyazsız, üretken, eşitlikçi toplumlara değil, Irak, Kuveyt, Ürdün gibi kast sistemi üzerine kurulu örneklerine özeniyoruz.
Kırmızı plaka lobisi, vekillerin 'protokol krizi' yaşadığından söz ediyor. Örneğin Hüsrev Kutlu 'milletvekilleri sık sık karayolu ile seçim bölgelerine gidip geliyorlar. Görevliler tanımadığı için milletvekilinin aracının yolunu kesiyor, içeri almıyor, milletvekilini indiriyor' diye şikayet ediyor.
Hay Allah! Demek vekillerimiz bazen vatandaşın maruz olduğu davranışa katlanmak zorunda kalıyormuş. Peki kimsenin aklına 'kırmızı plaka' istemek yerine bunu Meclis'e taşımak gelmiyor mu?
Milletvekillerinin, temsil ettiği vatandaşın onuruna yakışan bir şekilde yaşamasına iitrazım yok. Ben de Hollanda'da olduğu gibi bisikletle gelsinler, İngiltere gibi metroya binsinler, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden gibi her sabah banliyö treniyle işe gelsinler ya da dünyanın birçok yerinde olduğu gibi kendi arabalarını kullansınlar demiyorum. Haşa! Bunlar biz Türkleri bozar. Kaldi ki bizim vekillerimiz bu insanlar gibi yan gelip yatmıyor, çok çok meşguller.
Eğer 'işlerini hakkıyla yapmak için' imkanları yetmiyorsa, bu durum hemen düzeltilmeli. Ancak 'İşlerini hakkıyla yapma' derken, araştırma, geliştirme, sorgulama, kamu adına denetleme ve kanun koymadan söz ediyorum; kırmızı plakalı arabalarla vın-vın dolaşıp, makam şoförünün koşarak açtığı kapıdan kral edasıyla inmekten değil.
İtiraf edeyim. Bu yazıda haksızlık yaptığım vekiller var. O daracık odalarda dünyaları değiştiren, uzun saatler çalışıp kısıtlı imkanlarla üreten, düşünen, araştıran, bölgesine hizmet götüren pek çok vekil var. Bunlar zaten gösteriyor.
Gaddar da değilim. Milletvekillerinin masrafları, ihtiyaçları, durumlarının düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'de vekillere 9 bin civarında maaş, bir danışman, bir sekreter ve bedava uçak bileti ve sağlık hizmeti veriliyor. Yeterli değil. Sıradan vekillerin odaları daracık. Cep telefonu masrafları çok yüksek; partiler ağırlama ve seyahat giderlerinin tümünü ödemiyor. Milletvekillerinin bir değil konuya göre en az 3 danışman ve asistana ihtiyacı var. Maaşları yükselmeli ki, siyasette kalite yükselsin, gerekirse kendi işlerini bir kenara bırakacak ekonomik özgürlüğe sahip olsun.
Ama n'olur kırmızı plaka değil!
TBMM'nin demokratik temsil açısından en büyük eksiği, vekillerin kendi bölgelerinde irtibat bürolarının olmaması. Lütfen açın kesenin ağzını ve vekillerimizin kendi bölgelerinde birer çalışma ofisi, o ofiste danışman, görevli, asistan ve stajyerleri olsun. Böylece vatandaş elinde bir kağıt parçası, tayin için, hastane nakil için, yol-su-elektrik için Batman'dan, Zonguldak'tan, Siirt'ten Ankara'ya gelip Meclis kapısında bekleşmesin.