AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-08-25
Hafta sonunun 48 saati içinde aklımızda kalan en önemli cümleyi Kanal-B'de duyduk. Yeni vatandaş olan Azeri sanatçı Cavit Tebrizli katıldığı canlı yayın için 'Böyle güzel programlar pek yok' dedi. Gerçekten Faruk Demir yönetimindeki 'Yurdun Sesi', Türk müziğinin harmanı. THM ile TSM iç içe, fevkalade başarıyla icra ediliyor. Gelen izleyici mesajları bunun belgesi. 'Etek sarı, sen sarı'yı Demir'den uzun hava tarzında dinleyebiliyorsunuz. Tebrizli, yetiştiği bölgeye özgü türküleri insanın ciğerine sokuyor. Elif Özer bile, formatının dışına çıkma arzusu hissedip, Azerbaycan'a uzanıyor. Birlik ve beraberliğimizin aşısı bu tip yapımlar, mutlaka desteklenmeli. Hatır için değil. Gerçekten hak ediyorlar.
***
Çok Güzel Hareketler Bunlar, kısa sürede tekrarlara başlayan komedi unsurlarından. O kadar tuttu ki, ekrana geliş sırasına bakmaksızın, ısıtılıyor. Bizler de bayıla bayıla seyrediyoruz. Çünkü, emek yoğun başarı var. 'Yatır Bank' esprilerindeki ince detayları, ikinci seyirde daha iyi fark ediyorsunuz. Show TV'de 'Var mısın Yok musun' devam ederken, dalga geçmeleri BKM Mutfak'tan çıkıyor. 'Barnah İzi' Emin Demirel'i aklımıza getiriyor. Anlayacağınız üretim iyi. Su kaldırıyor.
...
Acun Ilıcalı'nın yarışması zaman zaman dramatik olaylara sahne olmakta. Murat Hoca, 99 bini reddetti, sonuçta 10 bine fit oldu. Demek ki, insanlar şükretmeyi öğrenmeli. Bazen uçalım derken, burunüstü çakılıyorlar. Hep beraber üzülüyoruz.
***
Dünya Atletizm Şampiyonası'nın son iki günü daha renkliydi. Fakat Nejat Kök'ün tahminleri için rahatlıkla 'Fena şişti' yorumunu yapabiliriz. Güven Göktaş genelde olumluydu. Öbür arkadaşın adını bile yazmayacağız. Sona doğru, topladığı yıldızları birer birer harcadı.
...
Hasan Şaş ve Uğur Meleke'yi TRT Türk'te, Bilgin Gökberk'i Star'da gördük. Can Çobanoğlu ise Show TV'deydi. En mutlu olduğumuz görüntü TRT'nin Stadyum'undaydı. Sonucu ağır olabilecek kazayı ucuz atlatan Ömer Üründül yeniden yerini almıştı. Eski çalışma arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
***
Mesaj yağmuru altındayız. İçlerinden bir tanesi hariç, övgü dolu. Muharrem Akduman'ın yolladığı, Behçet Saatçi, Em.Dz. Kurmay Alb. Doğan Taşkın, Mistan Köse, Uzay Köse, Ali Köse destekli e-postaya özel teşekkür ediyoruz. Mehmet Çalışkan, Adnan Tahaoğlu, Ayhan Yüksel'in notlarına minnettarız. Dicle Eroğlu'nun raporunu ilk fırsatta kullanacağız. Almanya'dan Arda Ozan, açılımcılara adeta patlamış. Hüseyin Movit'e cevabımız 'Sözümüz devam ediyor. Acele yok' olacak. TRT'nin cici kızı Özgür Eren'in dört satırıyla mutlu olduk. Başarılarının devamını diliyoruz.
...
Polat İnal'ın önemli uyarısını yayınlamakta fayda görmekteyiz:
'Değerli Burhan Ağabey, son zamanlarda televizyonlarda sık yapılan bir yanlışı düzeltelim. Türkçe'de sonu sert ünsüz harfle biten özel isimlerin sonundaki yumuşama yazıda gösterilmez. Ancak yumuşatılarak söylenir. Gelin görün ki spikerlerde yeni moda bu sessiz harfleri yumuşatmadan okumak. Örneğin Antep'e gittik diye yazarız; söylerken Anteb'e diye okuruz. Ancak şimdi Antep'e diye okunuyor. Kemal Yamak'a diye yazarız, okurken Kemal Yamağa diye okuruz. Gelin görün ki Kemal Yamak'a diye okunuyor'.