Alaattin Metin alaattin.metin@aksam.com.tr

kategori2

Artık kulübeye forma atan yok

alaFenerbahçe'nin geçen seneye göre 'gece ile gündüz arasındaki fark' kadar belirgin değişiminde 'Daum'un hırsı' ile yapılan transferlerin 'forma satmak için değil, ihtiyaca göre alınmasının' yanında, 'her şeyin para olmadığının, bazı değerlerin paradan önemli olduğunun' geç de olsa anlaşılması da önemli bir faktör.
Daum kısa zamanda Fenerbahçe'ye çok şey verdi. Geçen sene gergin olan futbolculara bir psikolog gibi yaklaşarak rahatlattı. Aragones döneminde, 'Kafasındaki on bir belli. Ağzımla kuş tutsam oynayamam' diyen başta Önder, Deniz gibi oyunculara 'Çalışan, herkes oynar' mesajını verdi.
Oyundan çıkan gerilmedi. Kulübeye forma, su şişesi atmadı. Bunların hepsini Daum yaptı.
Çok titiz olan, kılı kırk yaran ve disiplini ön planda tutan Daum'un da şu sıralar pek göze batmasa da futbolcuları, çalışanları az da tedirgin eden bir yönü var.
O da her gün her saat toplantı yapması.
Her şeyi en ince ayrıntısına kadar konuşması, söylemesi ve takip etmesi.
Başarı detaylarda gizli olabilir. Ama topsuz idmanı bile pek sevmeyen oyuncuların fazla toplantılarla mutlu olacağına pek inananlardan değilim.
Daum, Aragones gibi inatçı değil. Görüşlere, fikirlere son derece açık.
Çok da iyi bir sosyolog.
Dikkat edin, eskisi gibi ortamı germiyor. Tam tersine oynayacağı takımları, hocalarını övüyor. Taraftarlarının hoşuna gidecek sözcükler kullanarak, maçın tansiyonunu düşürüp, sevgiyi, saygıyı ön plana çıkarıyor.
Ve hepsi birer profesyonel olmalarına rağmen futbolcular klişeleşmiş 'dinleri imanları para' sözcüğünün yerini de 'Önce başarı, sonra para'ya dönüştürüyorlar.
Nasıl mı!
Eskiden üç maça, iki maça primler istenir, Avrupa maçlarının her turunda rakamlar belirlenirdi. Hatta çoğu kez yöneticiler soyunma odasına inince, o maçın keyfinden futbolcular alkış gazı vererek rakamı artırırlardı.
Ama şimdi, para konuşulmuyor.
Arkadaşlık, dostluk, hedef ön planda.

Emre o anı anlattı
Cengiz Çandar Fenerbahçe TV'de söyledi. Diyarbakırspor maçından sonra Emre ile konuşmuş.
Herkesin çok tartıştığı, olay anını kaptan şöyle anlatmış: 'Hakeme yardımcı olayım, onun işini rahatlatayım derken, kötü kişi oldum.
Orada amacım, sinirli olan Barış'ı sakinleştirmekti. İkimiz konuşurken, birden araya hakem girince, bambaşka bir durum oldu. İyilik yapmak isterken, kötü kişi oldum'. Emre'yi biraz tanırım. Çok iyi tanıyan dostlarım da var. Aşırı hırsını bazen kontrol edemiyor.
 Geçen sene Eskişehir ve Bursa maçlarında olduğu gibi yine haksız duruma düştü.

Zülküf Dağı'ndan gördüklerim
Maçtaki çirkinlikler dışında Diyarbakır'da harika iki gün geçirdim. Başkan Aziz Yıldırım'ın doğduğu Ergani'ye gittim. Babası ile at sırtında gittiği tarlayı, oyun oynadığı bahçeleri gördüm. Annesi için yaptırdığı özel okulu gezdim. Bin 526 metre yükseklikteki, Zülküf Dağı'nın tepesine çıktım. Zülküf Peygamberin, onarılan makamını ziyaret ettim. Başkan Aziz Yıldırım ile en yüksek dağın tepesinden Ergani'yi izledik. Onun çocukluk günleri aklına geldi. Ben ise, tablo görünümündeki muhteşem ovayı seyre daldım.
Hani Türkiye'nin tahıl ambarı Konya ovası denir ya, onun kadar güzel ve bereketli. Toprak kıpkırmızı renkte. Ama değerini bilen yok. Biraz karpuz, biraz buğday, biraz da pamuk ekilmiş. Dağların yamaçlarında da üzüm bağları var. Onun dışında uçsuz bucaksız boş alanlar. Oysa bu topraklar değerlendirilse, o bölgenin dışında Türkiye'nin birçok ili kurtulur. Anarşi biter, huzur gelir. İş adamları yatırım yapmıyor. Koca Ergani'de bir tek Nihat Özdemir'in çimento fabrikası var. Binlerce insan, parasız, işsiz sokakta geziyor.
Sorunun temeli de bu. İşi olmayan, aç adam ne yapacak! O bölgelere fabrikalar kurulsa, insanlara rahat oturacakları güzel evler yapılsa çok şey değişir.

Gitme, gidersen  küme düşersin
Asbaşkan Mahmut Uslu, sessiz sedasız, Lugano krizini çözdü. Daum istedi, yönetim onayladı, bu işlerde büyük tecrübesi olan Uslu da uzun süren görüşmeler sonunda işi tatlıya bağladı.
Peki nasıl olmuş?
Her sene için 4 milyon euro ve 4 senelik anlaşma isteyen Lugano'ya talebini yüzde elli nasıl aşağı çektirmiş. Birincisi yönetimin menajeri Figer'e karşı soğuk davranması. İkincisi yönetimin taviz vermeyen tavrını Lugano'nun iyi bilmesi. Üçüncüsü, İtalyan takımlarının teklifinin düşündüğünden de az olması. Dördüncüsü ise, Uslu'nun kafaları karıştıran sözü.
Lugano 'Lazio istiyor' deyince, Mahmut Uslu, 'Gitme, gidersen o takım da küme düşer' demiş. Lugano şaşırınca da devam etmiş: 'Aurelio gitti, Real Betis; Tuncay gitti, Middlesbrough küme düştü. Fenerbahçe'den ayrılan mutlu olmuyor..'

2 bin 687 kadın üye toplanıyor
Fenerbahçe'nin 2 bin 687 hanım kongre üyesi önümüzdeki ay bir araya geliyor. Faruk Ilgaz Tesisleri'nde yapılacak toplantıda yönetim kadın üyelerin görüşlerini, kulübe, spora bakış acılarını önerilerini, projelerini öğrenecek. Hanım gözü ile Fenerbahçe'nin neler yapması gerektiğini araştıracak. Yıllardır kulüplerimizde erkek ağırlıklı toplantılar yapılırdı. Şimdi erkeksiz, kadınların ağırlıkta olduğu bir gün olacak.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3