Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Bolt neden bukadar hızlı?

Olimpiyatın her şeyi demek olan atletizmde madalya üretiminde de, hem erkek hem de kadınlarda, sürat koşularında Jamaika ve uzun mesafe koşularında Etiyopya bu olimpiyata imza atan ülkeler. Bu nasıl olmakta, bu ülkelerin bariz üstünlük ve avantajlarının kaynağı genetik mi veya çevre şartlarına mı bağlı, yoksa  salt çalışma ürünü mü?
Bu sorunun cevabı özellikle sürat koşularına imza atan Jamaika için ciddi şekilde araştırılmış bulunuyor. 
Kingston-Jamaika'dan yazar L.Levy'nin aktarımına göre önce İskoçya'nın Glasgow Üniversitesi araştırmacıları, Japonya'dan birkaç üniversitenin de dahil olduğu bir araştırmada, Kenyalı atletlerin neden uzun mesafe koşularında çok başarılı
olduklarını incelemeye başlamışlar.
Diğer taraftan West Indies Üniversitesi (UWI ) Biokimya departmanından Prof. Errol Morrison bir makale yayınlamış (Morrison şimdi UWI-University of Technology'nin Rektörü). Bu makalede Karaipler'deki atletlerin patlayıcı süratinin nereden geldiğine dair araştırma sonuçları varmış.
İyice ilgilenen Glasgow Üniversitesi araştırmacıları ortak çalışmalar yapmaya başlamışlar ve aşağıdaki bulgu olayı aydınlatmış. Karaipler'deki halkın çoğunluğu, yani yüzde 90 kadarı Batı Afrika'dan gelen siyahiler. Bu grubun tersine   Avustralya'da yerli siyahiler ise büyük çapta Doğu Afrika'dan gelme.
Karaipler'den incelenen 200 kadar kişide adalelerde hızla daralıp incelme özelliğini sağlayan 'fast twitch muscle fibre' denen dokuya rastlanmış. Bu doku da 'Actinen' denen maddenin bolluğu ile ilişkili. Bu adale yapısı da sürati sağlıyor.  Karaipler'den incelenenlerde actinen oranı yüzde 70, Avustralya kökenlilerde ise yüzde 30 civarında. Yani Jamaika'ya Batı Afrika'dan gelmiş olan siyahilerde genetik olarak kimya ve fiber yapısı sürat performansının temelini oluşturuyor. Başka bir ifade ile Karaipler'den sürat koşularına girenlerin genetik, doğuştan gelen sürat avantajı var. Yani 2.7 milyon nüfuslu Jamaika'da daha birçok Asafa Powell veya Usain Bolt mevcut. Peki ortaya çıkarlar mı?
İşte burada işin sosyal ve psikolojik kısmı incelenmek zorunda. İlginçtir, ABD'de oturan Jamaikalı yazar Colin Channer'a göre sürat şampiyonu Jamaika adasının kültüründe hiçbir şey hızlı ve acil yapılmazmış. Ana dilin İngilizce olduğu ada kültüründe acilen bir şey talep edildiğinde verilen cevap 'Soon coming!' imiş. Yani yakında gelir demek! Ama yakında ne kadar zaman, işte sorun burada imiş.
Ancak reggae müziğinde de sık sık işlendiği gibi ülkenin kültüründe önemli bir tema göç imiş. 1920'li yıllarda bu Panama veya Orta Amerika ülkelerinden birine göç demektir. 1930'lı yıllarda ise Küba'ya göç başlamış. 1940 sonrası sırası ile Londra, New York ve Kanada'ya göç artmış. 1970 sonrası ise Miami en çok göç edilen yer haline gelmiş. Aynen Nijerya'nın Yoruba'sından veya Ghana'nın Akan'ından insanların köle olarak getirildikleri ilk zamanda içlerindeki isyan sonucu  'tüymeleri 'gibi! Bu kaçak göçmenler 1655-1796 arasında dağlara çekilip İngilizlere isyan edip, sonunda hürriyetlerine kavuşmuşlar. Ama hızla kaçmak, yani sıvışmak özgürlüğün temeli haline gelmiş.
Bu nedenle hızla sıvışmak Jamaikalı gençlerin temel içgüdüsü haline gelmiş. Bu içgüdü genç atletleri ilk başta ABD üniversitelerine taşımış. McKenley U. of Illinois, Quarrie ve Bayan Ottey U. of Nebraska, Bayan Stewart Auburn Univ. ve Campbell Brown U. of Arkansas'tan eğitim ve spor bursu kapmışlar. Dopingci eski rekortmen Ben Johnson Kanada ve Linford Christie ise İngiltere'ye göçmüş.
Ancak son birkaç yıldır Jamaika insanı sporcu yetiştirme ve hayata bakış açısını değiştirmiş. A.Powell, M.Prater ve U.Bolt ülkede kalmış, University of Technology'de toprak zeminde ve havalandırma olmayan tesislerde çalışmaya başlamışlar. Çalıştırıcılar da yerli olmuş. Puma firması 2003 yılında bu kıymetlerin farkına varmış ve desteklemeye başlamış.
Jamaikalı özgürdür ve kaçar, dalgasına bakar. Ama ülkenin rum, reggae ve gırgır dolu kültürünü incelemeye başladıktan sonra 100 metrede altın madalyasını alırken dalga geçmesine, el kol işaretine, yarış öncesi ve sonrası ok atmasına, eğlenmesine kızmamak gerek.
Ancak 2007 ve 2008 yılları, sürat koşularında ümitleri yeniden yeşerten yıllar oldu gibi idi. 3 defa dünya rekoru kıran Asafa Powell'ın Eylül 2007 tarihindeki 9.74 derecesi ilk heyecanı yarattı. 2007 Dünya Atletizm Şampiyonası'nda ABD'li Tyson Gay'in hem 100 hem de 200 metreyi kazanırken yaptığı 9.77'lik derece heyecan dozunu yükseltti. Ve sonunda 2008 yılında mayıs ayında dünya 100 metre  rekorunu 9.72 saniyeye indiren Usain Bolt'un birden bire ortaya çıkması 100 metreyi ve Beijing'de 15-16 Ağustos tarihini  gündeme getirdi ve bundan sonra kırılması çok zor diye düşünülen rekorun kırılabileceğini sinyallemişti. Bolt'tan birkaç hafta sonra da Tyson Gay'in ABD Olimpiyat seçmelerinde rüzgar arkadan ve kuvvetli estiği için rekor sayılmayacak 9.68 koşması heyecanın dozunu maksimuma çıkartmıştı. Ama sonra Tyson Gay aniden bir uzun adale (hamstring) sakatlığı geçirmiş ve uzun süre antrenman yapamamış, 200 metre ABD seçmelerinden de dışarıda kalmıştı. Herkes 15 ve 16 Ağustos tarihlerinde Beijing'de temelde Tyson ve Bolt arasında geçecek, Asafa Powell'ın da katkı yapabileceği 100 metre yarışını bekliyordu.
Sürpriz daha ilk eleme turlarında gerçekleşti. Powell finale 9.91 ile kalmış ve finalde 2008 yılındaki en iyi derecesi 9.82 ile beşinci oluyordu. Tyson Gay ise Beijing'de adeta donuyor ve umulanın tersine, yarı finalde 10.05 ile grubunda beşinci olarak finale kalamıyordu. Bu durumda Usain 9.69 ile hem Dünya rekorunu (2008 Mayıs 9.72 Usain Bolt-Jamaika) hem de Olimpiyat rekorunu (1996 yılında Atlanta'da Donovan Bailey-Kanada)  kırıyordu. Kırarken de bu yarışlarda sağa sola laubali el kol sallayıp, geriye bakan Bolt daha da yüksek bir rekoru kaçırıyor ve 'şımarık' damgasını yiyordu. Rekora koşarken ayağındaki Puma markası tarafından verilen altın rengindeki yarış ayakkabıları da, birçok eleştirmenden kötü not alıyordu. Yarı finalde sürpriz şekilde elenen Tyson Gay ise yarış sonrasında gayet dürüst şekilde 'Adale sakatlığım rol oynamadı, fizik olarak çok iyi durumda idim, ama bugün içimde kazanacak ruh yokmuş, daha çok çalışmam gerek!' derken, Usain eleştirilere karşı 'Şımarıklık yapmıyordum!' beyanatını vermek zorunda kalmıştı. Usain'i 200 metre sonrası tartışacağız, tabii ki Gay orada olmayacak.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3