Deniz Ülke Arıboğan deniz.ulke@aksam.com.tr

kategori2

Her şey güzel olacak!

İyi bir roman yazarı, yazdığı satırlardan değil, yazmadan anlattığı satır aralarından belli olur. İyi bir okuyucu ise yazılmamış satırları da okuyup, yorumlayabilme kabiliyetinden. Biz de işin hakkını verebilmek adına, gelin sürecin satır aralarını okumaya çalışalım.
Son günlerde giderek yükselen seslerin ciddi bir çatışma ortamı görüntüsü yarattığı açık. Kavramlar, siyasi partiler, kişiler, polis, asker, anayasa, kimlik hepsi birer birer elden geçiriliyor, her biri üzerinde türlü spekülasyonlar yapılıyor ve hakaretlerin ardı arkası kesilmiyor. Çatışma görüntüsü kuşkusuz rahatsızlık verici, lakin her daim sağlıksız da sayılmayabilir. Çatışmanın anlık durumunu kısaca analiz edelim.
1- Demokratik açılımda kavganın siyasi partiler düzleminde tarafları, AKP ve karşısında MHP ile CHP. Her iki muhalefet partisi de sürecin karşısında yer alıyor ve AKP'yi devleti çözme işlevi ile suçluyorlar. AKP de her iki partiye karşı gardını almış durumda. Çatışma çok sert görünüyor ve resim kötü. Ama satır aralarına bakarsanız, bence son derece sağlıklı bir durum söz konusu. Bu çatışmanın taraflarından biri DTP değil. Tartışan gruplar arasında Kürtler yok ve bunun Türkiye'nin sorunu olduğu algısı güçleniyor. Husumet içeride kalıyor ve özellikle milliyetçi tepki Kürt nüfusa yönelik bir olumsuzluk yerine AKP'ye yöneliyor. Tıpkı düdüklü tencerenin emniyet supabı gibi, basınç bir yerden dışarıya atılıyor. Bu yönelimin hem süreci hem de süreç sonrasını (olumlu ya da olumsuz gelişme durumunda) koruyan en önemli parametre olduğunu düşünüyorum.
2- Çatışmanın dili çok sert ve avam. Dışarıdan bakıldığında bu, Türk siyasetinin düzeyi konusunda ciddi bir umutsuzluk yaratıyor. İddia yok, ideoloji yok, fikir yok, bolca hakaret ve sevimsiz tanımlamalar var. Lakin bunu da farklı bir okuma ile sağlıklı bulmak mümkün. Toplum kendisi gibi konuşan, kendi tepkilerini kendisi gibi yansıtan kişileri gördükçe, fazladan bir tavır alma gereksinimi duymuyor, yumuşuyor ve hatta 'çok ayıp, bu kadarı da fazla' diye söyleniyor. Üstelik lafların sertleşmesi, fikirlerin sertleşmesini önlüyor. Kişilere sövüyor, fikirleri özgür bırakıyorsunuz. Fikir masum, fikri üreten suçlu hale geliyor. Ortalık kötü adamdan! geçilmiyor, lakin fikrin ne olduğu konusunda fikir sahibi olan yok. Sahi, biz neyle uğraşıyorduk, konu neydi?
3- MGK toplantısının ardından, katılımcıları Mondros imzacılarına benzeten ve hainlikle suçlayanlar, Genelkurmay Başkanı'nın açıklamasının ardından, sözlerini geri almış görünüyorlar. Bu arada Başbuğ'un açıklaması nasıl olduysa DTP ve liberaller dışında her kesimi mutlu etmiş görünüyor. Oysa açıklamada daha önce söylenen ve bilinenlerin dışında hiçbir değişiklik yok ki! Mesela TSK'nın üniter yapının dışında bir açılımı savunabileceğini düşünmek cahillikten başka bir şey değil. Ya da anayasanın değişmez maddelerini değiştirme teklifinin MGK'dan çıkacağı mı bekleniyordu acaba? Ancak bir hatırlatma yapmayı da ihmal etmeyeyim. İlker Başbuğ takip edebildiğim kadarıyla yıllardır aynı şeyleri söylüyor, 'dağa çıkmaları engellemeden, bu işi çözmek mümkün değil'. Kısaca savunma hattının öne çekilmesi gerektiğinden söz ediyor. Bu da ancak sosyal, ekonomik, siyasal, kültürel politikalarla mümkün. Nasıl engellenebileceği konusunda da fikri olan herkes çok değerli. Bunun için de çalışmak, çalıştaylar yapmak!, konuşmak gerekiyor. Bugünlerde de konuşuyoruz fena mı? (Bir de dinlemeyi öğrensek)
Açılımlar öyle bir hamlede mümkün olmadığı gibi, açılımı kapatmalar da tek bir hareketle gerçekleşmiyor. Her şey bir süreç içerisinde gelişiyor. İnişleri, çıkışları, dalgalanmaları olan, zaman alan süreçler bunlar. Her şey güzel olacak, merak etmeyin!

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3