AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-08-29

kategori2

Enflasyon bilindiği gibi!

Ekim 2008 ayından  Mayıs 2009 tarihine kadar yıllık yüzde 12'den yüzde 5.2 oranına düşen tüketici fiyatları enflasyonu, haziran ayında yeniden yıllık yüzde 5.7 seviyesine yükseldi. Ancak bu yükseliş sürpriz değildi. Enflasyonun mayıs-haziran döneminde yıllık yüzde 5 seviyesine kadar ineceğini, ancak daha sonra hafif yükselişler göstererek dalgalanacağını, daha önce  yazmıştık.

Haziran ayına bakılırsa, yıllık enflasyondaki yükselişin neredeyse tamamının gıda sektöründeki fiyat artışlarından kaynaklandığını görüyoruz. Aşağıdaki tablo ana tüketim grupları itibarıyla, yıllık enflasyona yapılan katkıyı (pay çarpı ortalama fiyat artış oranı) gösteriyor:
Gıda ve alkolsüz içecekler grubunun yıllık enflasyona katkısı 2.1 puandan 2.7 puana gelmiş, yani 0.6 puan artmış. Bu artış diğer sektörlerdeki ufak yıllık değişimler bir kenara konulursa, enflasyonu yüzde 5.2 oranından yüzde 5.7 oranına yükseltmiş. Merkez Bankası da aylık fiyat gelişmelerine ilişkin yayınladığı değerlendirmede aynı durumu ısrarla vurguluyor ve enflasyonda ana eğilimin aşağı yönlü olduğunu belirtiyor.
Geçen yılın haziran ayında aylık enflasyon eksi yüzde 0.4  idi. Bu yıl ise aylık enflasyon yüzde 0.1 . Baz etkisi denilen faktör nedeniyle enflasyonda da 0.6 puana yakın yükselme gerçekleşti.

Geçen yılın temmuz ayında ise tüketici fiyatları aylık ortalama yüzde 0.6 oranında artmıştı. Bu yılın temmuz  ayında daha düşük bir enflasyon oranı sürpriz olmayacak. Bu nedenle yıllık enflasyonun şu anda yükselmiş bulunduğu yüzde 5.7 oranından aşağıya ineceğini, ancak enflasyonda dalgalı seyrin yıl sonuna kadar devam edeceğini tahmin ediyoruz.
Daha uzun vadede ise, hem yurtdışında hem de yurt içinde gevşek para politikasının enflasyonist sonuç verme riski  var. Yıl sonuna doğru veya 2010 başında, ekonomik toparlanmanın belirginleşmesi ile birlikte Merkez Bankaları'nın harekete geçerek enflasyonist korkuların önüne geçmesi, beklentileri iyi yönetmesi gerekiyor. Bu durum Amerika ve Avrupa Merkez Bankaları için geçerli olduğu kadar bizim Merkez Bankamız için de geçerli. Ancak iç talepte şu anda görülen zayıflık  henüz enflasyon tehlikesinin çok yakın olmadığını gösteriyor. Bu nedenle Merkez Bankası'nın faiz politikasında acil ve sürpriz bir değişiklik beklememek gerek.

Enflasyona yıllık katkı tablosu
 Ara-07 Ara-08 Nis-09 May-09 Haz-09
TÜFE 8.4 10.1 6.1 5.2 5.7
Gıda-alkolsüz içecek     (28%) 3.4 3.4 2.2 2.1 2.7
Konut (19%) 1.9 3.8 2.7 2.2 2.1
BİRİNCİ GRUP (47%) 5.3 7.2 4.8 4.3 4.8
Ulaştırma (13%) 0.6 0.3 -0.6 -0.7 -0.5
Otel, lokanta ve kafeler  (5%) 0.7 0.8 0.6 0.5 0.5
Ev eşyası (8%) 0.3 0.8 0.1 0.0 -0.1
Çeşitli mal ve hizmetler (5%) 0.2 0.5 0.4 0.4 0.4
Sağlık (3%) 0.0 0.1 0.1 0.1 0.1
İKİNCİ GRUP (32%) 1.9 2.4 0.6 0.3 0.4
Alkol-tütün mamulleri (5%) 0.9 0.0 0.3 0.3 0.3
Giyim-ayakkabı (7%) 0.3 -0.1 0.0 -0.1 -0.1
İletişim-Haberleşme (5%) -0.1 0.2 0.2 0.2 0.2
Kültür ve eğlence(3%) 0.0 0.2 0.2 0.2 0.2
Eğitim (2%) 0.1 0.2 0.2 0.2 0.1
ÜÇÜNCÜ GRUP (21%) 1.2 0.5 0.7 0.6 0.6