AKŞAM GAZETESİ | Türe Özçelik | 2009-08-29
Son dönemde okuduğum köşe yazılarına bakılırsa, Bodrum ve Çeşme'deki tesislerin hepsi de şahane!
Anlayan beri gelsin, bir yanda Aşk-ı Memnu dizisine bir dekorasyon dergisinin kapağının görülmesinden dolayı dava açılıyor, öbür yanda magazin yazarları bar, kulüp, restoran ve otel reklamlarıyla köşelerini bol keseden doldurabiliyor. Prensip olarak, ticari hiçbir müesseseyi -reklam kıvamında- köşemde konu etmediğimden, bunu yapanların yönetimden uyarı alıp almadıklarını bilemeyeceğim. Ama almıyor olmalılar ki, ticari işletmeleri adı, adresi, telefon numaraları ile köşelerinde duyuruyor, 'mutlaka gidin', 'bayıldım', 'bundan sonraki 10 yıl hep gideceğim' tezahüratıyla durumu abartabiliyorlar.
Son yazılanlara bakılırsa, Bodrum ve Çeşme'deki tesislerin hepsi de şahane! İçlerinde hiç mi denizi kötü, işletmesi berbat olanı yok? Demek ki yok! Hem seneye yine gidecekler belki!
Bazıları tatil mahallinden bildirir, yazıya hafiften yakınarak girerler; onlara tatilde bile dinlenmek yoktur. Denizi, güneşi, havuzu bırak; gir odana; gazeteden beklenen yazını yaz. Yazı da kaldığı otelin dekorasyonu, servisi, kumu, kumsalı, mısırcısı, denizi?
İKONCAN TAKİBİNİ KOLAY MI SANDIN?
Yüksek topuklu, sırma kaftanlı, kalın belli, mayokinili ikoncanlarla kafa bulmak, saat başı değiştirdikleri bikinileri takip etmek kolay mı sanıyorsunuz siz? Bu yetmezmiş gibi, bir de seneye sörf tahtasında durmayı öğrenmeleri gerekecek, çünkü ikoncanlar arasında sörf salgınının başlaması yakındır.
Çeşme'deki tatilini yazı dizisi haline getirenler; kaldığı 'şahane' otelin müdürüyle kanka olanlar; ağzımızı sulandırmamak için yaptığı köy kahvaltısının detaylarından kaçınma inceliğini gösterenler; gittiği tatil köyünün adını satır aralarında eğlenceli bir bulmaca haline getirenler; hem ziyaret, hem ticaret yapıyorlar. Köşesinde en albenili yazan, seneye başka mekanlarda ful hizmetle ağırlanacak... Yoruldular tabii... Dönünce çıkacaklar asıl tatile.
Burada konaklayın; şurada Ayşe'nin kahvaltısını mutlaka yapın; orada kuşkonmazlı tapas yiyin; yan tarafta paella'nın tadına kesin bakın; yanında bıldırcın yahnisi isteyin; Ayşe'nin domatesli pilavını da bir yere sıkıştırın; Balıkçı Hasan'ı es geçeyim demeyin; chillout saatlerinde buzi-buzi'nizi yudumlayın diyenler mide fesadına uğrasalar da yiyip yiyip köşelerinden önerilerde bulunmazlarsa n'aparsınız siz oralarda? Hak ediyorlar valla, dönünce çıkacaklar asıl tatile.
3,5 milyon okurun 3 milyonu bu yemekleri her akşam yiyor zaten. Okurdan kopuk olmamak adına, böyle helak olmaya tatil mi diyorsunuz siz?