AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-08-29

kategori2

Küçük balık büyük balığı yutamadı!

Aşağıdaki gerçek hikayeyi, VW-Porsche macerasını dikkatli okumak gerek, çünkü gelişmelerde müthiş dönemeçler gerçekleşmiş.
İyice geçmişten başlayalım!
1932 yılında Stalin tarafından Stuttgart'a gönderilen bir heyet Ferdinand Porsche'yi Sovyet Rusya'ya davet etti. Sovyetler Birliği'nin endüstriyel gelişmesini kapitalist ülkelerden getirttiği uzmanlarca sağlanmasını hedefleyen Stalin, Porsche'ye Sovyet otomotiv endüstrisini geliştirmesi için teklifte bulundu. Lisan güçlüğünü düşünerek bu teklifi reddeden Porsche, Almanya'da çalışmaya devam etti, ve 1938 yılında Hitler'in emriyle ilk Volkswagen yapıldı. Yeni otomobili üretmek için Orta Almanya'da, demiryolu ve autobahn yakınında kurulan yeni şehre, yakınındaki orta çağdan kalma şatoya izafeten Wolfsburg adı verildi. İkinci Dünya Savaşı sırasında silah, tank zinciri, mayın ve çok amaçlı arazi aracı üretilen fabrikada, tüm savaş yılları boyunca sadece 630 adet Volkswagen otomobil üretildi.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında üretilen Volkswagen, Alman ekonomi mucizesinin (Wirtschaftswunder) sembolü oldu. Diğer taraftan Stuttgart-Zuffenhausen'da üretilen Porsche spor arabaları ise ayrı bir teknoloji harikasıydı. Porsche rüyaları gerçekleştiren özelliklere sahipken, Volkswagen dayanıklılığı ve güvenilirliği ve ekonomik fiyatı ile gerçekten 'halkın arabası' oldu. Ferdinand Porsche, Stuttgart tesisini oğlu Ferry Porshe'nin yönetimine verirken, kızı Louise Piech de Salzburg'daki pazarlama şirketinin başına geçti. Böylece Porsche ve Piech aileleri arasında da rekabet başlamış oldu.
1990 yılında Porsche, ABD pazarında sattığı araç sayısının yarıya düşmesi ile zarar etmeye başladı. Toyota 1,5 milyar euro teklif ederek firmayı satın almak istedi. Aile bu teklifi reddetti ve firmanın başına Wendelin Wiedeking'i getirdi. Yeni CEO firmayı yılda 8 milyar euro kar eder duruma getirdi ve yazılı iş anlaşması gereği yılda 80 milyon euro prim alarak Almanya'nın en fazla kazanan yöneticilerinden biri oldu.
2005 yılında Porsche şirketinin 3 milyar eurodan fazla nakit rezervi oluşmuştu. Hırslı yönetici Wiedeking, yönetimdeki Porsche ailesinin de onayı ile, bu parayı kullanarak, borsa manipülasyonları ile Volkswagen şirketine hakim olmak üzere girişimlerine başladı. Banka kredileri desteği ile Volkswagen'in  % 50 hissesine, ayrıca % 25 hisseyi de satın alma opsiyonuna sahip oldu. Porsche neredeyse kendinden 15 kat büyük Volkswagen'de kesin çoğunluk payına sahip olarak bu devi yönetir hale gelecekti.
Wiedeking'in karşısındaki en büyük engel Ferdinand Porsche ailesinin diğer kolu olan Piech ailesinin başındaki Ferdinand Piech oldu. Bir taraftan Porsche'yi Volkswagen grubu ile birleştirmek amacıyla hareket eden Piech, diğer taraftan da dünyaya hükmetmeye başlayan ekonomik kriz, Wiedeking'in hesaplarını bozdu. Volkswagen paylarını elde etmek için bankalardan alınan 10 milyar euro tutarındaki krediler yenilenemedi; Porsche, üretimin düşmesiyle kendi işinde zarar da etmeye başladı. İşler tersine dönmüştü. Sermaye artırımı yoluyla Kuveyt fonundan alınması planlanan 5 milyar euro tutarındaki finansman takviyesi için görüşmeler devam ederken, 10 milyar dolayında nakit rezervi ile Volkswagen yönetiminin başındaki Piech devreye girdi. Katar fonu da iki aile arasındaki anlaşmazlığın parçası olmak istemedi. Ayrıca Porsche gibi ufak bir firma yerine Volkswagen gibi bir otomotiv devine ortak olmak daha akıllı bir işti.
Porsche'ler şirketlere hükmetme savaşı yerine kar paylarını alarak rahat yaşamı tercih ettiler ve Piech ailesiyle anlaştılar. Porsche CEO'su Wiedeking 50 milyon euro tazminat alarak görevinden ayrıldı. İlk aşamada Porsche AG hisselerinin % 49,9'u 8 milyar euro karşılığında Volkswagen'e devredilecekti. Böylece iki aile Volkswagen-Porsche grubunun % 50 hissesine sahip olacaktı. Katar fonu da % 14,9-19,9 arasında bir hisse ile gruba katılacaktı.
Böylece Porsche ve Piech aileleri uzlaşma sonunda, Toyota'dan sonra, dünyanın ikinci büyük otomotiv grubuna hakim olmuşlardı. İki aile Volkswagen AG, Audi, Bentley, Bugatti, Lamborghini, Seat, Skoda, Scania, NSU ve Volkswagen markalarının yanında Porsche gibi bir prestij markasının da gene sahibiydi.