AKŞAM GAZETESİ | Türe Özçelik | 2009-08-29
30'undan sonra çocuk yapanlar, 40'ında havuz problemleri çözüyor.
Öğrencilik yıllarının korkulu rüyası havuz problemlerinden kurtuluş yok! Diyelim ki bir yolunu bulup tek bir havuz problemi çözemeden mezun oldunuz. Ki, çoğunluğun durumu budur, yıllar sonra, çocuğa rezil olmak da var. Hoş son yıllarda, akan suyu, kaçan suyu ve deliğin çapını hesaplamak eskisi kadar imkansız değil. Formülü varmış meğer. Verileri formüle yerleştirdin mi çözüm tamam. Tamam da, bunu 25 yıl aradan sonra yapmaya kalktığında, 40 yıllık beyin travma yaşıyor tabii...
40'ına doğru anne-baba olanların karşılarına dikilen 'havuz problemi' yalnızca çocuğun matematik dersiyle sınırlı kalsa iyi. Problemin büyüğü yıllar öncesinden tatil köylerinde başlıyor. Saçları kırlaşmış bir babanın havuzda bebeğini güldürmek için yaptığı soytarılıklar ile, 3 yaşındaki kızıyla 'ördek suya daldı, zil çaldı' oynayan 'geçkin' annenin halleri pek acıklı oluyor doğrusu.
***
Bu yıl yine kızımın hatırı için, Ege'de bir tatil köyüne gittim. Kalabalık, gürültü, çok çocuk ve asla girmediğim çişli havuz, istisnasız tüm tatil köylerinin özeti aslında ama n'apalım kız istiyor. Çevreyi izlerken, kendim dahil tüm gecikmeli anne ve babalara içim sızladı. Anılarım canlandı. Neyse ki ben atlattım sayılır. Darısı şimdikilerin başına.
hhh
Önce kariyer sonra çocuk diyenleri uyarıyorum. Demedi demeyin; çocuklarını büyütmüş arkadaşların kitaplarını kol altına sıkıştırıp, hamağın yolunu tutarken, sen bir garip 'geçkin ebeveyn' olarak, çocuğunun hatırına, güneş alnında, havuz animasyonlarında traji-komik olursun. Şirketten birine bu hallerde görünmek ise kabusundur. Elde 50 korumalı güneş sütüyle 'Kolluğunu tak, şapkanı giy, koşma kayarsın' telaşı, yaşayacağın havuz probleminin bir bölümüdür sadece. Şezlonga havlu atmak için kargalar kahvaltısını yapmadan kalkman lazım. Tatil köylerinde hem uykunu alıp hem de çocuk havuzuna yakın yer bulmak hayaldir çünkü. Öğle saatlerinde uyuklamaya başlarsın. Gözlerin kapanmaya görsün, ufaklığı büyüklerin havuzuna atlarken yakalarsın. İkide bir de 'Hadi yesene' derken, o hırsla tok karnına yiyen sen olursun. Veledi uyutayım diye gidersin odaya. Seni uyutur, o koşar havuza. Kayar düşer, haydi revire. Bir de günde üç-beş kez kaybolma faslı var ki, havuz problemlerinin en fecisi. Akşam olur ve sen hala o günkü gazetenin ikinci sayfasına dahi geçememişsindir. Pilin çoktan tükense de onun kahkahalarla izlediği spastik animasyonlardan kaçmak ne mümkün, zevk almaya bakarsın.
***
Yıllar çabucak geçer... Sen hayat yorgunu iken, o ergen kurnazı olmuştur. Havuz problemi yerini ergen problemlerine bırakır. Havuz problemlerini çözdüğün günleri ararsın. Sıra olasılık problemlerinde; bardan aldığı meyve kokteylini koklarsın çaktırmadan. Yelkenlide yanındaki de kim? Gözün de uzakları seçmez ki! Akşam yemeğinde sözün ağzında kalır. Bi bakarsın toz olmuş çoktan. 'Çocuğu izleyin ama hissetmesin' diyor ya şimdiki psikologlar, geçiyorken uğrarsın diskoya. Yanında sallanıp duran çocuk da nesi? En iyisi mesaj yazmak. Cep telefonu altıncı duyusu. Elinden düşürmediği için gıcık olduğun cep telefonu böyle zamanlarda can simidin olur. 'Ben odaya gidiyorum.10 dakika sonra sen de gel'. Cevap gecikmez; 'Dha shmdi qldm. Gt snn'. Yakın gözlükleri aranır çantanın içinde. Yazdığı tercüme edilir. Onun anlayacağı dil kullanılır; 'Hyır, 10 dk. snr gl'. Telefon çalar. 'Snr gl ne demek anne? Yanlış yazmışsın'... Haydaaa, yanlış yazmışmışım. Onların kısaltmaları TDK (Türk Dil Kurumu) onaylı sanki.
***
Havuz problemi, ergenlikte olasılık problemi derken sırada dil problemi var. Problem çözecek hal mi kalıyor adamda! Aklı olan erken evlenir!
* AKLI OLAN ERKEN EVLENİR