AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-08-29
2008 yılında Eylül ayında, hele Lehman'ın Brothers'ın batışı gündeme geldikten sonra krizin 'büyük' olduğu anlaşılmıştı. ABD yetkilileri Lehman'ın batışına izin verdikleri için çok pişmanlar. Bu olgu belki de tek başına krizi, başka şartlarda olabileceğin iki üç misli dev bir çöküşe götürdü.
Tabii ülkemiz bu tür olaylara alışık. 2001 yılı Şubat ayında Cumhurbaşkanı ile Başbakan Anayasayı 'frisbee' yapıp birbirlerine attıktan sonra Başbakan'ın çıkıp merdiven altında 'Devletin tepesinde kavga var!' sözü birkaç gün içinde 20 milyar doları kaçırtmış ve çökmüştük. Belki başbakan bu beyanatı vereceğine Milli Güvenlik toplantısına geri dönüp hiç beyanat vermese işler farklı olabilirdi.
Hem ABD olayında hem de bizim 2001 olayımızda birçok kişi 'yahu kriz zaten çıkacaktı' tezine abone. Krizi tetikleyen olayı iskonto etmekte. Dünyada da, Lehman Brothers iflası olayına benzer şekilde bakılmakta.
Bazı olabilecek krizlerin olmayabileceğine dikkat edilmemekte. Tetiklemenin önemi düşünülmemekte.
Ancak ülkemizde krizler çıktıktan sonra yorumlar da ilginç. Yorumcuların yüzde sekseni kötümserliğe yeminliler. Ne adım atılırsa atılsın onlara göre hep yanlış. Çünkü ülkemizde siyaset, ideoloji ekonomiden önce gelir. Bugünün yorumcuları zaten dünün ideologları. Çoğu ya Marksizme, Komünizme ya da Sosyalizme gönül vermiştir. Kimi ise Faşizm veya azgın ulusalcılıktan veya aşırı dindarlıktan dolayı sorunludur. Bu tür yaklaşımın ne kadar büyük yanılgı olduğunu, kendilerinin dünyanın değişimini ve gelişimini ne kadar yanlış tahmin ettiklerini, ne kadar büyük bir yanılgı ile inanç sistemlerine sarıldıklarını unuturlar. Onları genelde Davos'ta görürüz!
Nitekim kriz çıkınca bu zevat hemen beyanatları yapıştırdılar. Piyasa sistemi bitmişti, Marksizm yeniden doğmakta idi, Büyük depresyon bir kere daha yaşanacaktı. Ülkeler içine kapanmalı idi, ekonomi bilgisi zaten bir işe yaramazdı, borsa ve piyasalar zaten 'ayaklı kerhane' idi, falan filan!
Üstelik bir de büyük kehanet ustaları vardı. 'Dr. Doom' Roubini, her daim ideolog Stiglitz, manipülatör filozof Soros gibileri.
Dün medyaya yakından baktım. Hem iç hem de dış.
İçeride, yıllardır bu ülkenin döviz rezervi biriktirdiğini, bu ülkenin banka sistemini yere sağlam bastırdığını, bu ülkenin bütçe açığı ve kamu borçlarının kontrol altında ve düşük olduğunu görmeyenler klasik endişeleri ile ve cari denge, özel dış borç gibi feryatlarla milletin anasını ağlattıktan sonra insanları 'dolar 2 TL olur' analizleri ile yeniden dolar tutmaya sevk ettiler. Diğer taraftan da 2007, 2008 ve 2009 seçim yıllarının kavga ile geçmesini sağladılar, kavgaya taraf da oldular, kavganın en az global kriz kadar tahribat yaptığını görmediler. Sonra da dün sanayi üretimi sayıları iyi gelince birden ağızlarından bal akmaya başladı.
Benzer bir durum dış medyada da var. Dünkü gazetelerde vardı, Krugman, sonunda Kuala Lumpur'da yaptığı konuşmada İkinci Büyük depresyondan kurtulunduğunu deklare etmiş. Sağol 'Baba', sen bizim canımızsın. Altı ay evvel biz bunları söylerken nerede idiniz?
Ama en ilginci Roubini yılbaşında ülkemize geldiğinde, ona krizin onun söylediğinden altı ay sonra gerçekleştiği hatırlatılınca, haklısınız demişti, ama bunu kamuoyunda hiç söylemedi. Hatırlanırsa bundan birkaç sene evvel Roubini yaptığı bir konuşmada 'İtalya'nın euro siteminden çıkacak ilk ülke olacağını' söylemiş ve yuhalanmıştı. Biz de konuyu bu sütuna aktarmıştık. Birkaç yıldır beklemedeyiz, İtalya euro sisteminden çıkar da Roubini gene 'Başkahin' olur diye!