AKŞAM GAZETESİ | Bülent Yavuz | 2009-08-29
Daha henüz ikinci haftadayız. Yardımcı hakemler maçlara damga vurmaya başladı. MHK, bir an önce önlemini almalı, zira homurdanmalar başladı. Haftanın en önemli maçlarında kritik kararlar verildi. Bunlar maçların neticesine de tesir etti. Skorlar farklı olunca, mağdurların sesi çıkmadı.
1-0, 2-1 gibi neticeler olsaydı çok baş ağrırdı.
İşte haftanın önemli kararları;
1-Galatasaray-Denizli maçında yardımcı hakem penaltıyı işaret etmese hakem oralı bile olmayacaktı. Ceza alanı içerisinde açık bir elle oynamayı hakem nasıl görmez demeyin. Yanlış yerde durursan, oyunculara bakacağına, sağla-solla ilgilenirsen herkesin gördüğünü sen göremezsin. Deniz Çoban, yatsın kalksın yardımcı hakeme dua etsin.
2-Fenerbahçe, Sivas maçında yardımcı hakem Adil Sinem, maça adeta damga vurdu. Berabere giden maçta açık ofsaytı atladı. Top gitti gol oldu, hakem de golü verdi. Sivaslılar itiraz etti, netice çıkmadı. Maç ondan sonra koptu gitti. Yardımcı hakem bayrak kaldırsa maç nasıl biter herhalde falcı olmak lazım.. İşte size iki tane net yardımcı hakem kararı.. Biri bozuyor, diğeri kurtarıyor.
3-Şükrü Saracoğlu Stadı'nda bir taraftar sahaya girebiliyorsa, diğer şehirlerde neler olur kim bilir? Taraftar girdi, alkış tufanı koptu. Seyirci bu hareketi açıkça destekledi. Ya Emre'ye bir şey olsaydı? Bunun hesabını kim verebilirdi? Maç sabahı yapılan güvenlik toplantıları demek ki bir işe yaramıyor. Yolun başındayken hatırlatması bizden.
4-Serkan Çınar, Kasımpaşa'nın penaltısını iki defa tekrar ettirdi. Haklıydı. Ancak üçüncü tekrarı da yaptırması gerekirdi. Kaleci vuruş yapılmadan önce iki metre öndeydi. Genç hakem bir şey yapıyorsa sonuna kadar götürmeli. Göstermelik iki tekrar yapıp üçüncüyü yaptırmazsan güven duygusunu kaybedersin.
5-Cüneyt Çakır, Avrupa arenasına çıkıyor. Bu maç onun için çok önemli. 20 Ağustos'ta Portekiz'de oynanacak Avrupa Ligi play off maçı için bütün Türkiye, Cüneyt Çakır'la beraber olacak. Haydi Çakır.. Yıllardır Avrupa'da hakemimiz yok diye ağlayıp duruyoruz. Bu sefer ağlamak değil coşmak istiyoruz..
Haftanın maçları;
KUDDUSİ-MÜFTÜOĞLU (Trabzon-Diyarbakır)
Son üç yılın en mağdur ve şanşsız hakemi Müftüğlu, Fifa Kokart'ını kaybetmesine rağmen hala dimdik ayakta. Sezona bomba gibi girdi. Trabzon, Giray ile bir gol attı, futbolu bilmeyen çoğu hakem bu golü iptal ederdi. Gençliğinde futbol oynayan Müftüoğlu, tereddütsüz santrayı gösterdi. Aynı Müftüoğlu, maç boyunca kritik kararlar vererek futbola tempo kazandırdı. Bu da güzellikleri ve golleri de beraberinde getirdi. Trabzon mağlup oldu, hakem Avni Aker'den çıkarken alkışlandı. Bu kolay bir iş değil.. Bu hakem kadrosunda Müftüoğlu, çok iş yapar. Tabii ki MHK bunu görürse...
DENİZ ÇOBAN (Galatasaray-Denizli)
Yardımcı hakem imdada yetişmese, ikinci devre hakem Çoban için bir kabus olabilirdi. Çok açık bir elle oynamayı göremiyorsun, ondan sonra Turkcell Süper Ligi'nde hakemlik yapıyorum diyorsun. Olmadı Deniz.. Bu kabul edilebilir bir hata değil. Bir de tereddüt geçirdin. İsmail Şencan'ın ısrarları seni ve maçı kurtardı. Bu sana bir ders olsun. Maçın geri kalan bölümünde çok koştun. Güzel kararlar verdin. Bir penaltıyı da sen çaldın. Bunlar hep senin artılarındı. Ancak, yardımcı hakem 'Abi penaltı..' demese bu tempoyu yakalayabilir miydin?, bu düdükleri çalabilir miydin? Zannetmiyorum.. Kafan karışır, dengen bozulurdu.
KAMİL ABİTOĞLU (Fenerbahçe-Sivas)
Geçen sezonun flaş hakemi sezona iyi başlayamadı. Yardımcı hakem Adil Sinem, büyük hata yaptı. Ofsaytı kaçırdı, Abitoğlu'da ona uyarak golü verdi. Maçın dengesi de, kurgusu da bozuldu. Sivassporlu oyuncular yoğun itiraz ettiler. Kimi çekti, kimi iteledi. Kimi de avazı çıktığı kadar bağırdı-çağırdı. Bunlar hoş görüntüler değildi. Bir de Petkoviç, sarı kart gördü. Sebep; kaleni neden terk ediyorsun? Sevgili Abitoğlu, Petkoviç, kalesini verdiğin serbest vuruşu kullanmak için terk ediyor. Başka bir sebep yok. Sen bunu göremedin. Bir de itiraz ediyorsun diye sarı kartı gösterdin. Maçı seyret, ne büyük hata yaptığını sen de göreceksin.. Fenerbahçeliler iki penaltı için itiraz ettiler. Hakem oyunu devam ettirdi. Bana göre haklıydı. Ama bu haklılık, Fenerbahçe'nin ofsayttan attığı golü affettirmez.. Abitoğlu; sen sen ol, ekip çalışmasını sakın hiçbir zaman eksik etme. Hep yardımcı hakemlerin üstünde demoklasin Kılıcı gibi tut.
Gelelim diğer maçlara
Eskişehir-Bursa maçında derslik hakem kararları vardı. Bravo Cüneyt Çakır. Ankaragücü-Manisa maçında genç hakem Abdullah Yılmaz, Ankaragücü-Gençlerbirliği maçında Selçuk Dereli, Konya-Gaziantep maçında Hüseyin Göcek, Kasımpaşa-Büyükşehir maçında Serkan Çınar kusursuza yakındılar. Hakem İlker Meral haftanın kapanış maçında başarılıydı. Seyirci yoktu. Bu da onun en büyük avantajıydı.
5.5 milyon euroluk İsmail'i kulübede oturttu
Beşiktaş'ta 10 yıldır değişen bir şey yok. Siyah-Beyazlı kulüp her sezon başında yeni bir sol bek transfer ediyor ama ilk 11'de yine İbrahim Üzülmez oynuyor. Üzülmez'in son kurbanı İsmail Köybaşı oldu. Siyah-Beyazlı kulüp, Fatih Terim'in A Milli Takım'a aldığı İsmail için Gaziantepspor'a 5.5 milyon euro bonservis bedeli ödedi, üstüne de Serdar Kurtuluş'u verdi. Ama aynı senaryo dün İnönü Stadı'nda bir kez daha sahneye konuldu. Mustafa Denizli'nin İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile yapılan ilk hafta maçında ilk 11'de görevlendirdiği İsmail Köybaşı yedekler arasında otururken, İbrahim Üzülmez ilk 11'de forma giydi. İbrahim Üzülmez sadece 11'de oynamadı üstelik sahaya kaptan olarak da çıktı. Öte yandan Üzülmez, Beşiktaş'ta bir dönem kaptanlığını yapan Antalyaspor teknik direktörü Mehmet Özdilek'le maç esnasında şakalaştı.
Hakem gözüyle
Bu hakeme güvenin
Tatsız tuzsuz ve seyircisiz maçta, hakeme fazla iş düşmedi.
Gerçi düşse de hakemin gereğini yapacağına adım gibi eminim.
Seyircisiz maçlarda hakemler daha rahattır. Daha özgürdür. Kendilerine güvenleri de tamdır.
Böyle de olunca; doğru kararlar vermeleri de doğaldır. İbrahim Üzülmez ile Antalyalı Yalçın kafa kafaya tokuştular. Kasıt yoktu.
Hakem 'devam' dedi. Baktı ciddi sakatlık var, oyunu durdurdu, tedavilerini yaptırdı.
Faullerde, baraj aldırmalarında, kontrollü ve dikkatliydi. Genç hakem kazasız belasız ve de hatasız maçtan çıkmasını bildi.