AKŞAM GAZETESİ | Serdar Turgut | 2009-08-29
Wallpaper dergisinin yaratıcısı ve Monocle dergisinin de yaratıcı ve yayın yönetmeni olan Tyler Brule, dergilerinde ve Financial Times gazetesindeki yazılarıyla (Fast Lane köşesi) ve de etrafına topladığı bazı yol arkadaşları ile (Bunların başta geleni Alain de Botton) 'Modern yaşamın anlamı nedir?' ve 'Bu hayatımızı daha güzel ve toplam yaşam kalitemizi nasıl yükseltecek biçimde yaşayabiliriz?' sorularına aktif cevap arıyorlar. Bunu hayatın detaylarında kafa yorarak, her detayın teorisini yapıp onu daha estetik hale getirerek başarmaya çalışıyorlar. Böylece dergilerde daha güzel ve daha kaliteli bir yaşamı nasıl yaşarız sorusuna cevap arayan çok güzel yazılar çıkıyor daima.
Bu iki ismin çok fazla sayıda takipçisi olmuş durumda. Hatta Tyler Brule gibi yaşam kurma çalışmalarına ayrılmış www. beingtylerbrule.com adlı bir internet sitesi bile var.
Çok kitabı çevrilmiş olduğu için ülkemizde Tyler Brule'den çok daha fazla tanınan Alain de Botton özellikle Monocle dergisinde işlenen (www.monocle.com) hayat felsefesinin detaylarını irdelemekte çok başarılı işlere imza atıyor.
Bu ikili açısından kaliteli seyahat etmek ve havaalanlarının kalitesini yükseltmek için fikir mücadelesi yapmak öncelikli önem taşıyor. Çünkü modern insanlar sürekli olarak seyahat etmek zorundalar ve kaliteli seyahat etmeyi öğrenmek ve kaliteli havayolu şirketini ve havalimanını seçmeyi bilmek insanın toplam yaşam kalitesini yükseltiyor. Hatta sık sık yaşam kalitesi indeksleri ve listeleri yayınlayan Tyler Brule bir ara yaşamın kalitesini ölçmek için yeni bir kriter de koymuştu: Yaşam kalitesinin havaalanı indeksi (YKHİ). Modern insan arabasıyla havaalanının kapısı önüne geldikten sonra ne kadar hızla uçuş kapısına ulaşabiliyorsa veya uçaktan indikten sonra ne kadar hızla bavulunu alıp çıkabiliyorsa, havalimanının mimarisi ne kadar güzelse, içeride alışveriş mekanları kaliteliyse o kadar daha fazla mutlu oluyor. İşte bu nedenden dolayı Monocle dergisinin yayınladığı 'En iyi yaşanabilir ülkeler listesinde' daima havalimanları iyi ve etkin olan (Zürih ve Tokyo gibi) şehirler baş sırada yer alıyor. Ve yine bu nedenle görünümü ve personelinin yetersizlikleriyle göze çarpan JFK Havaalanı nedeniyle New York bu şehir listesinde bulunmuyor.
Havaalanlarının kalitesine bu kadar fazla önem veren ve bu kaliteyi yükseltmek için daima öneriler oluşturan (Bu tür önerileri şehir plancılığı ve mimari açısından da sık sık yapıyorlar). Monocle ekolünün havaalanlarının işleyiş mekanizmalarını da merak edip araştırmaları bir anlamda kaçınılmazdı.
Alain de Botton Heathrow'da
Alain de Botton, son olarak bir proje yürürlüğe koydu ve şu aralar bilgisayarı ve not defteriyle Heathrow Havaalanı'nın beşinci terminaline yerleşmiş durumda. Havaalanının nasıl işlediğini ve yolcuların davranış biçimlerini gözlemleyerek bir kitap yazacak. Yerinde yazılacak kitap basıldığında havaalanında 10 bin adet bedava dağıtılacak. Terminal beşe yolu düşen herkesin çalışmakta olan yazarın yanına yaklaşıp konuşması da teşvik ediliyor.
Alain de Botton'a göre havaalanları birtakım önemli global temaların bir araya geldiği doğal mekanlar. Bu global temalardan bazıları teknoloji, globalleşme, tüketici kültürü ve çevrecilik. Bunların gerçek hayata nasıl geçirildiğini havaalanlarında gözlemlemek mümkün. Botton çalışmasında bunu da yapacağını söylüyor. Daha önce 'Seyahat Sanatı' adlı kitap da yazmış olduğu için Botton bu işi en iyi becerecek yazar olmalı. Detayları gözlemlemek ve detayların felsefesini yapmakta ondan daha iyi olabilen başka yazar da henüz yok. Proust'a olan sevgisi de ('Proust yaşamınızı nasıl değiştirebilir' kitabı bizde de çok popüler oldu) Botton'un detaylara verdiği bu önemden kaynaklanıyor olabilir. Çünkü Proust da romanında yaşamın detaylarının kendisinde yarattığı etkileri uzun uzun anlatmaya özel önem verir.
Bilmem söylemeye gerek var mı ama ben Alain de Botton'un bu kitabını merak ve heyecanla bekliyorum.
Tyler Brule'nin yeni uçak şirketi
Monocle daima 'Eğer biz bir şehir planlasaydık ya da ev inşa edecek olsaydık bunu hayatımızı daha kaliteli kılması için acaba nasıl yapardık?' sorusunu sorup projeleri ortaya koyuyor. Örneğin Monocle'ın temmuz-ağustos sayısında en fazla mutluluk verecek şehir bloğunun nasıl olması gerektiği konusunda planlar vardı. Kaliteyi yakalama projelerinden bir tanesi de 'Eğer biz bir uçak şirketi kuracak olsaydık acaba bu nasıl olurdu?' sorusuna yönelik olarak yapılan zihin egzersizi. Konu hakında Brule'nin yazısına göre tabii ki en kaliteli pilotları alacaklar ama pilotların kıyafetlerinin seçimine de özel önem verecekler. Hayallerinde var olan Trans-Mediterranean uçak şirketinin uçaklarında espresso makineleri de olacak, isteyene buradan kahve ikramı yapılacak, bu makineleri çalıştıracak personel ise mutlaka İtalyan erkeklerinden seçilecek. İkram edilecek yemekler de Lübnan'nın meze kültürünü iyi bilen ikramcılar tarafından yapılacak.
Planlaması halen süren bu uçak şirketi hakkında Tyler Brule'nin ortaya attığı öneriler arasında uçakta servis edilecek biraların Türkiye'den alınması maddesi dikkatimi çekti.