AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-08-29
Merkez Bankası 18 Ağustos tarihindeki Para Politikası Kurulu toplantısında gecelik faizleri bir kez daha indirerek yüzde 7.75 seviyesine çekti. Böylece geçen yılın kasım ayından bu yana gecelik faizlerdeki indirim toplam 9 puana ulaştı. Geçen yılın kasım ayı başında yüzde 25'i zorlayan ikincil piyasa faizleri de dün itibarıyla yüzde 9.5 seviyesine geriledi. Aynı zamanda bankacılık sisteminde de kredi faizleri hızlı bir şekilde aşağıya çekiliyor.
Aşağıdaki grafik 2006 yılından bu yana enflasyon, faiz ve kurların izlediği seyri özetliyor:
Grafikte döviz kurlarında ve piyasa faizlerinde görülen zıplamaların eşzamanlı gerçekleştiği, düşüşlerin ise zamana yayıldığı net olarak gözüküyor. Aynı zamanda enflasyonun son altı ay içerisinde hızlı bir şekilde yüzde 5 civarına inmesi dikkat çekici. Enflasyonun son bir kaç aydır yüzde 5 civarında seyretmesi, enflasyondaki düşüşün kalıcı olduğuna ilişkin görüşleri kuvvetlendiriyor. Enflasyon düşük kaldığı müddetçe hem Merkez Bankası'nın faiz indirimleri destek bulacak, hem de piyasa faizleri düşmeye devam edecektir.
Tabii Türk toplumu kavgasız duramaz. Bugün ortada bir tartışma var. Faiz indirimleri kime yarıyor sorusu soruluyor.
Tabii ki en büyük borçlanıcı, yani Hazine düşen faizden en çok faydalanan taraf. Bu toplumun tümü için iyidir.
Ama bir de 'konuları çakmayanların' durumu var. Bizim yurttaşların çoğu, faizin artmasının bankalara faydalı ve karlı olduğuna inanır.
Biz ise hep tersini iddia ederiz. Faiz düşüşü bankalar için iyidir deriz. Milletin inancının tersi doğrudur, çünkü bizim bankalar yüksek miktarda kamu kağıdı taşırlar, bunların halihazır değeri faiz düştükçe yükselir ve piyasa değerine göre de kar yazılır. Ama tabii bu kar kağıt üstünde bir kardır. Kamu kağıtlarını satmadan bu karı deftere nakit olarak aktaramazsınız.
Tabii bir de faizlerin artması gereken dönem gelecek, o zaman da bankalar ziyan yazar ve bunu yazmamak için de eldekini peşinen satarlar. Tabii o dönem ne zaman gelecek onu bilemiyoruz !
