AKÅžAM | PAZAR | 16 AÄžUSTOS 2009, PAZAR
Emrah Altuntecim ile eÅŸi Ceyda Altuntecim arama - kurtarma gönüllüleri olarak çalışırken 6 yıl önce tanışmışlar. ArkadaÅŸlıkları aÅŸk yolunda ilerlerken, ortak ilgi alanlarını beraber keÅŸfetmiÅŸler. Kah uzun yolculuklara çıkmışlar kah gönüllü olarak yardım organizasyonlarına katılmışlar.

Tasavvufa olan merakları ise onları bugün çıktıkları yola hazırlamış. Bir gecede ÅŸekillenen proje sonunda, 48 günlük bir 'aÅŸk yolu yürüyüÅŸü' çıkmış ortaya. İstanbul'dan hareketle Yalova, Bursa, Bilecik, EskiÅŸehir, Kütahya, Afyon ve AkÅŸehir'e uÄŸrayacak olan çift, Mevlana'nın 802. doÄŸum günü olan 30 Eylül'de Konya'da yürüyüÅŸü noktalayacak.
48 günlük ve 802 kilometrelik Konya rotasının ismi 'AÅŸk Yolunda Adım Adım'. 13 AÄŸustos'ta Yenikapı Mevlevihanesi'nden yola çıkan ikili, yürüyüÅŸ sonunda yol anılarından derlenecek bir kitap yazacaklar.
BİZİM YOL ALIŞIMIZ BİR SEMBOL
İletiÅŸim uzmanı olan ve aynı zamanda kiÅŸisel geliÅŸim dersleri veren Emrah Altuntecim, eÄŸitim sektöründe insan kaynakları uzmanı olarak çalışan eÅŸi Ceyda Altuntecim ile yola çıkış hikayesini ve nedenini sorduÄŸumuzda ÅŸunları anlatıyor: 'Evlendikten sonra ilgi alanlarımızı beraber yaÅŸamaya baÅŸladık. Ben uzun yıllardır tasavvuf ile ilgileniyordum. Bir gün Galata Mevlevihanesi'ne sema ayini izlemeye gittik Ceyda ile. O gün gönlümüz birbirimize daha da ısındı. Profesyonel iÅŸlerimiz dışında arama - kurtarma ile ilgileniyor ve tasavvuf okuyorduk. Bir gece aniden bu yola çıkma düÅŸüncesi geçti aklımdan ve Ceyda ile paylaÅŸtım bu düÅŸüncemi. O kadar ani oldu ki, bir anda ÅŸekillendi diyebilirim. YaÅŸlandığımızda anlatacak güzel anılarımızın olmasını istiyoruz. Bunun için Tibet'e gitmeye Himalayalar'a çıkmaya gerek olmadığını düÅŸünüyoruz. Bunlardan zevk alanlara da saygımız var. Himalaya'ya çıkarken oksijen tüpü kullanıyorsunuz, bu yolculuk için bize hafif bir elbise, hafif bir çanta, bir spor ayakkabı ve iyi bir arkadaÅŸ gerekli. Hedefiniz manevi olunca enerjiniz de tükenmiyor. Tasavvuf konusunda kendimizi geliÅŸtirmek istedik. Bu bizim için hayat ÅŸekli oldu. Aslında herkes gün be gün yol almakta. Bunun için uzun yollar gitmeye gerek yok. Bizim yol alışımız bir sembol. Sürekli hareket halinde olmak, geliÅŸmek için yol almak gerektiÄŸini anlatmak, yeni durumlar ve yeni insanlarla karşılaÅŸmak amacıyla ortaya çıktı. Yıllardır uzun yürüyüÅŸler yapardım. Bu yürüyüÅŸ bizim kendi manevi geliÅŸimimiz açısından da son derece önemli.
Giden kiÅŸilerle dönen kiÅŸilerin aynı olmaması gerektiÄŸini düÅŸünüyoruz, deÄŸiÅŸmek istiyoruz. Hepimizin egosu var. Bu egoyu törpülemek, sabır erdemimizi geliÅŸtirmek, problemler karşısında olgun düÅŸünebilmek ve hayatımıza gizem katmak için çıkıyoruz yola.'
Ceyda Altuntecim ise yolun güzel anılarla dolu olacağından, içinde tatlı bir heyecan olduÄŸundan bahsediyor. Ve eÄŸer yolda karşılarına zorluklar çıksa bile mutlaka öÄŸrenmeleri için bir neden olduÄŸuna inanıyor.
EKİN TÜRKANTOS