AKÅžAM | PAZAR | 30 AÄžUSTOS 2009, PAZAR
Basının önemli fotoÄŸrafçılarından Ali Öz, son 25 yıldaki olayların tüm sıcaklığını yansıtan kareleriyle Türkiye'nin yakın tarihini anlatıyor.
Ali Öz, Türk basınının önemli foto muhabirlerinden. Yaklaşık 30 yıl boyunca Nokta, Milliyet, Cumhuriyet, Aktüel gibi önde gelen dergi ve gazetelerde çalışmış; nerede bir karmaÅŸa, bir hareket varsa hemen olayların göbeÄŸinde bitmiÅŸ; bazen ölüm tehlikeleri atlatmış Kendisi hala hayatta ve ÅŸimdi Türkiye'nin son 25 yıllık sosyal tarihini anlatan, olayların merkezindeki fotoÄŸraflarından bir seçkiyle karşımıza çıkıyor. Bu 'hala hayatta olma' meselesi onun için önemli. Zira Öz için en iyi foto muhabirliÄŸinin kriteri 'hayatta kalmasını bilmek'...
Nasıl baÅŸladı bu fotoÄŸrafçılık iÅŸi?
Lise yıllarından itibaren gazeteci olmak istemiÅŸtim. Üniversiteyi Ankara Üniversitesi Basın Yayın'da okudum. 1970'lerin sonlarındaki hareketli yıllarda Önümüz Siyasal Bilgiler, arkamız Hukuk, yan tarafımız Cumhuriyet Yurdu; sürekli olayların içindeydik. Okulda fotoÄŸraf dersleri aldık. Celal Ertem ve Sinan Çetin'le sendikalar için mitinglerin fotoÄŸraflarını çekiyorduk, öyle baÅŸladı. 1980 darbesinden sonra da profesyonel olarak yapmaya karar verdim bu iÅŸi.
Sonra Nokta'da, efsane olduÄŸu yıllarda çalıştınız.
1982'de dergiyi çıkaracaklardı İstanbul'da, Ercan Arıklı, TuÄŸrul Eryılmaz ve Yazgülü AldoÄŸan, beni öÄŸrencilik yıllarımda açtığım fotoÄŸraf sergilerimden dolayı tanıyorlardı. AldoÄŸan İstanbul'a davet etti, ben de bu okyanusta yüzmeye geldim. Gündüz iÅŸçi grevleri, gecekondular, akÅŸam defile kokteylleri çekiyordum. Dik baÅŸlı bir muhabirdim, hep itiraz ederdim.
Dik baÅŸlılığınız sorun çıkarmıyor muydu?
Kırkpınar'a güreÅŸleri çekmeye gitmek istemiÅŸtim bir keresinde, fazla para harcanmasın diye göndermemiÅŸlerdi. Hafta sonu kendi paramla gidip geldim, çok beÄŸendiler ve üç sayfa kullandılar, sonra da o fotoÄŸraflarla ödül aldım. Bir gün form gönderdiler doldurmamız için, 'diyafram ne, enstantane ne' gibi sorular vardı, altında da müessese müdürü imzası. DiÄŸer fotoÄŸrafçılar doldurdu, ben doldurmadım; tavır gösterdim diye beni iÅŸten çıkardılar. Ercan Arıklı sözleÅŸmemin iptal edilmesine gerekçe olarak 'sanat fotoÄŸrafı çekmemi' göstermiÅŸ. Ama iyi haber fotoÄŸrafçılarından olduÄŸumu herkes biliyordu. İyi ki atılmışım, daha hızlı bir geliÅŸme gösterdim çünkü.
Akıllandınız mı peki sonra?
İşimi seviyorum, saygı duyup önemsiyorum. Kamusal yararı olan bir iÅŸ yapıyoruz. Halimden, tavrımdan da gayet memnunum. 1999'da Star'a geçmiÅŸtim. Cebime epey para koyup Bosna'ya göndermiÅŸlerdi, Srebrenitsa'daki Türk birliÄŸi taciz ediliyor, git fotoÄŸrafla diye Gittim, çektim; fotoÄŸraflarda huzur içindeki Türk birliÄŸi görünüyordu... Gazetenin kendi parasıyla asparagas haberini düzeltmiÅŸ oldum.
Eylemleri, sosyal olayları çekiyorsunuz daha çok, özel ilgi gösterdikleriniz var mı?
25 yıldır öÄŸrenci eylemlerini çekiyorum, her seçimde Fatih ÇarÅŸamba'yı izliyorum, 7 yıldır kurban pazarlarını, ramazan çadırlarını çekiyorum. 1 Mayıs'lara sürekli giderim. Süreklilik önemli, Ara Güler'in lafı vardır, 'foto muhabiri tarihi yazar' diye, 1987'deki 1 Mayıs'ta bekçiler bir adamı dövüyordu mesela, ÅŸimdi bekçi mi kaldı? BeÅŸ yıl boyunca cumartesi annelerini çektim.
EYÜP TATLIPINAR
etatlipinar@gmail.com