Son dönemin trendine uyup, hakkımda konuÅŸturmak için yanımda bir arkadaşımla türbana girerek İstanbul'u dolaÅŸtım. Bakın ilk türbanlı erkek olarak başımıza neler geldi.
Malum artık yaÅŸ kemale erdi, fiziÄŸimin güzelliÄŸinin gazeteciliÄŸimin önünde olduÄŸu yıllar geçti. O yüzden kendimden söz ettirmek için birtakım numaralar çekmem gerekli. Bunun için kapanmaya karar verdim. Zaten Türkiye'de türbana giren ilk erkek olma önceliÄŸini sadece iki kiÅŸi gerçekleÅŸtirebilir: Biri Cemil İpekçi. DiÄŸeri ben.
Ama insan tek başına 'eÄŸlenemiyor' tabii. Ve bu iÅŸte bana eÅŸlik etmesini yönetmen arkadaşım ÇaÄŸan'dan rica ettim. YeÄŸenlerimiz kreÅŸten arkadaÅŸlar, biz de Tarık Akan'ın evindeki beÅŸ çaylarından tanışıyoruz. ÇaÄŸan'a kılık deÄŸiÅŸtireceÄŸimizi söylediÄŸimde çok sevindi ama türbana gireceÄŸimizi öÄŸrendiÄŸinde biraz bozuldu. 'KeÅŸke Nihat Odabaşı'na soyunup fotoÄŸraf çektirseydik' önerisiyle geldi ama bu da daha önce denendiÄŸi için ben kabul etmedim, ÇaÄŸan'ı da bunun yeni filmi için harika bir malzeme olacağını söyleyerek ikna ettim.
Tekbir Giyim'den rica ettik, pardösülerimiz geldi. Kat kat giyindik. Kafalarımızı sıktık ve attık kendimizi NiÅŸantaşı'na.
Boylarımız iki metreye yaklaÅŸtığı için herkes bize bakıyor. Aman Allah'ım, türbanlı olmak ne kadar dikkat çekiciymiÅŸ! Acaba hep mi türbanlı gezsem? EÄŸer türbanın içinde bir de vantilatör olsa hiç sorun yok. Tek bir laf bile yemiyoruz. Amacım olay çıkarıp, gazetelere düÅŸmek. Ama ÇaÄŸan galiba yanlış bir seçim oldu, bir türlü kırıtarak yürüyemiyor.
TeÅŸvikiye'de yürürken elinde kahvesi Ferzan Özpetek'le karşılaÅŸtık. KoÅŸa koÅŸa yanına gittik. İki tane 1.90'lık türbanlı erkek yanına gelince çok rahatsız oldu. Gözlerini dikip bize bakıyor. 'Tanımadın mı YiÄŸit ben. Geçen hafta bir gece kulübünde karşılaÅŸmıştık' dedim. Hatırlamadı. Sonra haber için türbana girdiÄŸimizi anlattım. 'Ben de Roma'da bir keresinde gladyatör kılığına girip sokaklarda gezmiÅŸtim' dedi. Bu arada ÇaÄŸan'ı ısrarla tanımadı. Filmlerini söyledim. Hayır. 'Ben öyle birini tanımam' diyor.
SIKI BİR HABERİ ATLADIM!
Gece Reina'ya gidiyoruz. Bir de kulüpleri deneyelim bari. Kendimize isim uydurduk: YiÄŸit Bengisu Karaca, ÇaÄŸan Böhürler olarak Reina'nın kapısındayız. İki türbanlı erkek olarak elbette Reina'nın kapısından alınmadık 'Ama bu benim inancım. Mormon da olabilirim' diyorum. Hayır almadılar. Türban kafamı o kadar sıktı ki istediÄŸim haber aslında karşımda ama onu göremiyorum. Bizi Reina'ya almadıkları için o an karakola gidip tutanak tuttursak ve olayı büyütsek harika bir haber yakalamış olacağım ama yok. Benim aklım türbanla ilgili başıma gelmesi muhtemel baÅŸka ÅŸeylerde. Bizi içeri almadılar ama biz iki korumanın telefonunu almayı baÅŸardık.
Ertesi gün, günlerden ÇarÅŸamba ve biz Fatih ÇarÅŸamba Mahallesi'ne Ahmet Arsan'ı bulmak için yola koyulduk. Burada hiç yadırganmadık. Herhalde 'Dine gelsinler de ister sarıkla gelsinler, isterlerse de türbanla' diyerek bizi hiç rahatsız etmediler. ÇarÅŸamba Mahallesi'nde elimizde büyük boy Magnum dondurmalarımızla yürüdük. Namaz çıkışı caminin önünde Ahmet Arsan'ı bekledik ama gece İslami diskoteÄŸe gideceÄŸi için bizimle hiç ilgilenmedi.
Yalnız hava git gide daha da sıcak olmaya baÅŸladığı için bizde de küçük delilik belirtileri baÅŸ gösterdi. Ve ÇaÄŸan bir anda türbanını fırlatıp attı. Bu sinematografik sahneden aldığım gazla ben de attım türbanımı. Pardösülerimizi de çıkarıp, ÇarÅŸamba'nın ortasında soyunduk.'Defolun gidin buradan' diye arkamızdan bağırıyorlar. ÇaÄŸan, bu türban çıkarma sahnesini çok beÄŸendi ve yeni filminde Hümeyra'ya mutlaka böyle bir sahne yazacağını söyledi.
Gece kendimi BeyoÄŸlu'nun arka sokaklarına attım. Türbansızım. Üstümdeki tek baskı, vintage Versace ipek gömleÄŸimin baskısı. Çok mutluyum.