Ahmet İnam ahmet.inam@aksam.com.tr

kategori2

Çağımızın ne kadar farkındayız?

Çağım, daha önce yaÅŸanmış çaÄŸlardan ne açılardan farklı acaba? Benim, burada yorumum bilgi açısından olacak. İnsanın bilgisini yaÅŸaması açısından. Önce kimi saptamalarla baÅŸlayayım:

a) Bilimde üretim, ona paralel olarak bilgi üretimi hızla artıyor. Dünyanın geldiÄŸi sosyo-ekonomik ortamda, düzenin kendini sürdürebilmesi üretim-tüketim sürecinin iÅŸlemesine baÄŸlı. Bunun için, Marksist anlamda bir üst yapı kurumu olan kültürün de bu sürece katkıda bulunması gerekiyor. Bilgi, bir teknoloji oluyor, eÄŸitim, medya kurumlarında, üniversite ve araÅŸtırma örgütlerinde üretiliyor. Binlerce gazete, dergi, televizyon kanalı, insanların gerçeklik algılarını, dünya yorumlarını belirliyor. Belirlemeye çalışıyor. Haber olarak, düÅŸünce olarak, ÅŸaşırtıcı, etkileyici özellikler taşıyan bilgi dünyayı dolaşıyor.

b)
OlabildiÄŸince çok sayıda haber, düÅŸünce, görüÅŸ, bilgi, olabildiÄŸince hızlı biçimde ulaÅŸabildiÄŸi beyinler tarafından kuÅŸanılıyor. Bu hızlı ve niceliÄŸi yüksek üretim, sözde ilginç haberlerin, sözde ilginç görüÅŸlerin ortalıkta fokur dokur kaynadığı bir kültür ortamı oluÅŸturuyor. Dünyanın bir köye dönüÅŸtüÄŸü savı ile birlikte bu köyün kıyı köÅŸesinde milyonlar, bu oluÅŸumdan habersiz, savaÅŸ ile açlık ile ölüp gidiyorlar.

c) Üretimin bu gezegenden evrene attığı çığlıkta, birçok yerel kültürün, milyonlarca insanın iç dünyasının sesi yok! Uzaya çıkan insan, yeryüzündeki tüm insanları kavrayabilmiÅŸ, onların nabzını tutabilen, duygularını, iç dünyalarını anlayabilmiÅŸ insan mı?

d) Üretim çarkı yazıp çizenlerden, düÅŸünenlerden ilginç düÅŸünceler üretmesini bekliyor. Onlar da her gün ellerinden geleni yapıp, bunu gerçekleÅŸtirmeye çabalıyor. Bu ilginç fikirler çöplüÄŸüne dönmüÅŸ çağımız kültür ortamından geriye ne kalacaktır?

Böyle bir durum:
a)
Çağımız insanını sığ bilgilerle yaÅŸamaya zorluyor. YaÅŸam hızı, durup düÅŸünecek, özümseyecek zaman bırakmıyor insanda. Bilgi üretiminin hızına da yetiÅŸemiyor insan. Bilimin giderek dallı budaklı hale gelmesiyle bildiklerimiz kulaktan dolma malumat düzeyinde kalıyor.

b)İletiÅŸim araçlarıyla saÄŸlanan sözde yakınlık, insanın kendine özgü iç dünyasını derinleÅŸtirmesini önlüyor. Özel dünyalar ortadan kayboluyor. Sıradan, birbirine benzeyen insanlar sarıyor kültür ortamını. (Elbette hepsi ilginç olmaya çabalayan sıradan, sığ insanlar...!)

c)
Bilgi ile olan iliÅŸkide heyecan, aÅŸk yitiyor. İşini yapıp, maaşını yükseltmeye çalışan, sevgisiz insanların sayısı artıyor. İçselleÅŸtirme baÅŸarılamadığı için, insanın bilgisi, üstünden akıp gidiyor. YaÅŸam, salt 'know-how' bilgisiyle yürütülmek isteniyor.

d)İnsan giderek eksik insan oluyor. BütünlüÄŸünü yitirmiÅŸ, duyguları, düÅŸünceleri, eylemleri ve toplumsal iliÅŸkileri arasında bütünlüÄŸün yittiÄŸi insan. Gerçeklik algısında bütünlük yitince, dünyaya bakışında bilimle efsane birbirine karışabiliyor!

e)
Sıradanlığını fark ettikçe özgün olmaya çabalıyor. Özgün olmayı, iç dünyasını yitirdiÄŸi, sığlığa düÅŸtüÄŸü, 'teknik bilgilere' takılıp kaldığı için baÅŸaramıyor. Salt çevresinin ilgisini çekecek, patronunu mutlu edecek görüÅŸlerle yetiniyor. Durup düÅŸünecek, durup derinleÅŸecek zamanı yok. Hızla üretmek zorunda. Zamanı bulsa da kültür piyasasına üretim yaptığı için sığlığını sürdürmek zorunda.
Böyle bir dünyada insan, onu derinleÅŸtiremeyen, bütünleÅŸtiremeyen yalancı doyumlarla kendini avutuyor. Ne yapıyor? a) Aidiyet duygusunu abartıyor! Belli topluluklara sığınıyor. Kulüpler, tarikatlar, partiler, gruplar...b) EÄŸlenceye vuruyor kendini. Hız odaklı yaÅŸamı emmeye çalışıyor. c) Mistik heyecanlar arıyor. Geleneksel mistik okulların, UzakdoÄŸu hikmetinin bilgilerine eriÅŸmeye çabalıyor. Bunu da gereÄŸi gibi yapamıyor. Neden? Teknik bilgisi yetmiyor da ondan. Kendini vermeyi, adamayı, bilgisine uygun tavır içinde olmayı baÅŸaramıyor. d) Kendini aşırı meÅŸgul ediyor. Kendini iÅŸe vuruyor. e) Herkes gibi olarak, sorunlarından kurtulmaya çabalıyor.
SığlaÅŸma, yozlaÅŸma tehlikesi ile yüklü gerçeklik yorumlarımız üstüne bu yazı da aynı tehlikeyi taşımakta.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3