YiÄŸit Karaahmet yigit.karaahmet@aksam.com.tr

kategori2

Hızlı İstanbul gecelerini özlediniz mi?

Uzun süredir süren suskunluÄŸumu, bir araba kazasıyla baÅŸlayan geceyle bozdum. Ondan sonra ise bir film ÅŸeridi gibi geçen gecenin detayları bu yazıda...
Fatboy Slim'in konserinin olduÄŸu cumartesi gecem, bir araba kazasıyla baÅŸladı. Ulus yokuÅŸunda bir yerlerden sahile inmeye çalışırken bindiÄŸimiz taksinin frenleri patladı ve Bum! Yolun kenarında duran bir arabaya arkadan tosladık.
(Evet, bu hafta sizlere öbür dünyadan yazıyorum. Burası çoook sıcak, bir de ben en alt kattayım. Birazdan da sıra bana gelecek. Girmem ve haÅŸlanmam gereken bir kazan var da.) 
Trafik kazasının hemen ardından otomobilin içinde iÄŸrenç bir sessizlik oluyor. Neyse ki kimseye bir ÅŸey olmadı. Hepimiz arabadan çıktık, mahalleliler geldi ve hemen bir Türk orta sınıf dayanışması yaÅŸandı. Arabanın içinde beÅŸ kiÅŸiyiz ve tüm mahalle eÅŸrafı NeÅŸeli Günler modunda sadece taksiciyle ilgilendiler. Biz de kenarda durup biraz bakındık sonra da ben süper bir duyarlılık göstererek 'Kusura bakmayın kalıp ilgilenmek isterdik ama bir yere yetiÅŸmemiz gerekiyor' dedikten sonra kendimizi yeniden yollara vurduk. Ve daha sonra da saatlerce bu kazanın dedikodusunu yaparak yürüyerek KuruçeÅŸme Arena'ya vardık.
Fatboy Slim konserini büyük bir merakla bekliyordum. 90'larda bıraktığım rave parti günlerini yeniden yaÅŸatmak için harika bir fırsat olacaktı. Evet, sutyenle dans eden kızlar ve sutyenle dans eden her kızla kesinlikle yatabileceÄŸine inanan erkekler gibi 90'lardan kalan birçok ÅŸeyle konser alanında yeniden karşılaÅŸtım. Onun dışında performans berbattı, hele arada bir yapılan kornalarla ses çıkarma eÄŸlencesi gibi ÅŸeyler biraz utanç vericiydi. Fatboy Slim herhalde babasının öldüÄŸü yaÅŸta bir DJ setinin arkasındaydı. (Bu kazayla beraber anlık bir yaÅŸlanma ve ölüm korkusuna da sarmış olabilirim konser boyunca. Takdir edersiniz ki o sırada pek saÄŸlıklı bir ruh hali içinde olduÄŸum söylenemez). 
Konserin bitimine bile kalmadan KabataÅŸ'a gidecek olan teknede yerlerimizi aldık ve tüm yolu, zorla ortamıza sıkışıp oturan iki kızın kabuklu fıstık yiyerek yaptıkları bitmek bilmeyen üniversite ve yurt geyiklerini dinleyerek tamamladık. Artık kaza kafasından yavaÅŸ yavaÅŸ çıkmaya baÅŸladığım için kızlarla iki kere bağıra çağıra kavga ettim bir kere de onları tekneden aÅŸağıya atmakla tehdit ettim.

KULÜPLERE SADECE TÜRBANLILAR ALINSIN
Sonraki adres Tünel Lokal oldu. Sigara yasağından dolayı Türkiye'de artık yeni bir eÄŸlence anlayışı hakim. BomboÅŸ kulüplerde DJ, sadece barmenlere çalıyor. Terk edilmiÅŸ gibi duran mekanların dış kapısının önü ise açık hava olmasına raÄŸmen duman altı. Lokal'de, Goodobets çalıyordu ve harikalardı. Ama nedense tuhaf bir anlayış sonucu mekanın en çok dolduÄŸu anda amatör bir ekip olan Goodobets indirilip yerlerine daha 'profesyonel' olan baÅŸka bir DJ getirildi. Ve o çok kötüydü! Yaptığım aşırı baskı sonucu Goodobets'i tekrar DJ kabinine geçirtmeyi baÅŸardım. 10 dakika sonra da biz yeni bir adres olarak Machine'e doÄŸru yola koyulduk.
Machine, İstanbul gece hayatının ÅŸu son derece baydığı günlerde ilaç gibi. Kapıdaki görevliyle her haftaki para pazarlığımı yaptım. Macit çalıyordu ve hiç de fena deÄŸildi. Ya da artık benim herhangi bir ÅŸeyden ÅŸikayet edecek halim kalmadığı için de ekstra yorulmuÅŸ olabilirim. Fakat burada da gece hayatımız için hemen düzeltilmesi gereken bambaÅŸka bir sorunla karşılaÅŸtım: Saçları açık dans eden kızlar. Lütfen bir an önce yeni bir kararname çıksın ve kulüplere giden kızlara saçlarını toplama ÅŸartı getirilsin. Ya da kulüplere sadece türbanlıları alsınlar. Çünkü önümüzdeki kızın saçları, her savrulduÄŸunda aÄŸzıma giriyordu. Gece boyunca çeÅŸitli aralıklarla aÄŸzımın tam ortasında Rejoice kokan sarı bir yumakla yaÅŸamak zorunda kaldım. Elbette bununla da ilgili küçük bir olay çıkarttım.
Her neyse benim geçtiÄŸimiz haftaki olaylı cumartesi gecem böyle bitti. Åžimdi kaynar kazana gitmem lazım adım anons edildi. Michael Jackson falan da sırada, mızmızlanmaya baÅŸladılar.

Biriken dedikodular
* Defne Samyeli ve Eren Talu çiftinin arasında kara bulutlar dolaÅŸmaya baÅŸlamış. Uzun süredir maddi sıkıntılar çeken Talu'nun, Samyeli'yle beraber yaÅŸadıkları evi terk ettiÄŸi de konuÅŸulanlar arasında. Tabii bu terk ediÅŸin gelmek üzere olan haciz kararıyla da bir ilgisi var mı onu zaman gösterecek ve icra memurları bilecek.
* Nihal Bengisu Karaca benden nefret ediyormuş. Ve her yerde bu nefretini sık sık dile getiriyormuş. Niye acaba?
* Ünlü modacıların İstanbul ziyaretleri ardı ardına devam ediyor. Valentino'nun ardından Calvin Klein da Ömer Karacan'ın davetlisi olarak geçtiÄŸimiz hafta Türkiye'deydi. 
GeçtiÄŸimiz haftanın en önemli partisi ise mimar Mahmut Anlar'ın Küçükçiftlik Lunaparkı'nda verdiÄŸi doÄŸum günü partisiydi. Nasıl bir histeri yaÅŸanıyorsa (Muhtemelen sıfırlı bir yaÅŸa giriliyordu. 50? 60? 70?), partiye en az 500 kiÅŸi katılmış. DoÄŸum günü partisinin en büyük dedikodusu ise sahneye Ajda Pekkan'ın çıkacağı olmuÅŸ. Pekkan partiye de gelmemiÅŸ sahneye de çıkmamış.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3