Dün sabah gazetelerde, hakkımda 6 adet yazı çıkmış olduÄŸunu gördüm. Gerçi her gün birkaç haber çıkıyordu ama dün olaÄŸanüstü bir durum olduÄŸu belliydi. Tek tek okumaya baÅŸladım yazılanları. Birgün gazetesinde kapsamlı bir analiz vardı. Yazar Ali ÅžimÅŸek yazısının baÅŸlığını 'Asıl Serdar Turgut tipi gazetecilik bitiyor' diye atarak beni sevmeyenlerin kafasında olanı özetleyivermiÅŸ.
GörüÅŸlere tek tek cevap vermeyeceÄŸim, bunun yerine meseleyi daha genel olarak ele alıp birkaç laf söyleyeceÄŸim.
Ortak düÅŸüncemiz medyada bir deÄŸiÅŸimin kaçınılmaz olduÄŸudur. Bunun olacağını hepimiz görüyoruz da nereye gidileceÄŸi konusunda anlaÅŸamıyoruz. Herkesin arzuları doÄŸrultusunda hayal ettiÄŸi bir gazetecilik geleceÄŸi projesi var ve bu projeye uymayanların tasfiye edilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyorlar. Tasfiye listeleri tartışması da bunun bir yansımasıdır sadece...
Dikkat ediyor musunuz bilmem ama bazı yazarlar birden life style yazılarına veya 'hafif' konularda yazılar yazanlara sert tavır almaya baÅŸladı. Hatta bunu tasfiye edilmenin bir kriteri olarak bile öne sürdüler.
Tam 'Ben artık eklere uygun yazılar yazmak istiyorum' hatta 'Kendimi eklere çekmek istiyorum' demeye baÅŸladığım dönemde bu sert tavrın gelmesini, iyimser olmasam bunun özellikle beni hedef aldığını düÅŸünecektim. Ama iyimserim bunu düÅŸünmüyorum (Bu arada Ali ÅžimÅŸek'i de tebrik etmek istiyorum. Yazısının baÅŸlığına katılmasam da bilgili ve iyi bir yazıydı). Ben sadece ortada bir yanlış anlama var diye düÅŸünüyorum.
Life style yazısı ve hafif konular denilince sadece yediÄŸi içtiÄŸini, gezdiÄŸi yerleri yazanlar akla geliyor. Gerçi bir gazetede bu tür yazıların da yeri mutlaka olmalıdır ama life style yazıları bununla sınırlı deÄŸildir. Ciddi yazarların hafif diye küçümsemeye çalıştığı yazarlar, bu hayatı mutlu olarak nasıl kaliteli bir ÅŸekilde yaÅŸayabiliriz sorusuna cevap aramaya çalışmaktadır.
TEMEL SORUMUZ FARKLI
Hayat sadece siyasetten ibaret deÄŸildir. Gazetelerde yazanların asıl görevi Montaigne'nin ÅŸu sorusuna cevap aramak olmalıdır: 'Hayatta olmak bize neler hissettirmektedir ve bunun anlamı nedir?'. Zor bir soru bu ve cevabını vermek de kolay deÄŸil. Modern insanın sabah ibadeti olan gazeteler (Hegel) hayatın zenginliÄŸinin tümünü kapsayacak yazılara bu soru nedeniyle önem vermek zorundadırlar. Okurların bizden sadece siyaseti anlamlandırmamızı talep ettiklerini düÅŸünmek anlamsızdır.
EVET TÜRKİYE DEĞİŞECEK;GAZETELER DE
Son yaÅŸanan ekonomik kriz nedeniyle önümüzdeki dönemde kapitalizme özgü hayat tarzlarında ciddi deÄŸiÅŸimler yaÅŸanacak, Türkiye'de deÄŸiÅŸim daha kapsamlı olacak. Ben iÅŸte bu baÄŸlamda gazetelerin geleceÄŸi hakkında düÅŸünüyorum. Benim tavrım siyasi, ideolojik deÄŸil. Önümüzdeki dönemde hayat tarzlarında ve gündelik yaÅŸam kültürlerinde önemli deÄŸiÅŸimler olacak. İnsanların yaÅŸanan deÄŸiÅŸimlerini anlamlandıracak türde yazılara ihtiyacı büyüyecek. Siyaset terminolojisinin herkesi aynılaÅŸtıracak söylemleri içine sıkışıp kalırsak bunu yeterli görürsek, iÅŸte o zaman gazetelerin gerçekten sonu gelecektir.
Hayatın karmaşıklığı ve zenginliÄŸi bazılarına 'hafif' gelebilecek ama insanların yaÅŸamı açısından önemi olan konularda zengin içerikli ve renkli yazılar üretmek imkanını tanımaktadır. Bunun önümüzdeki dönemde önemi büyüyecektir.
Gazeteler bu dönemde sadece siyasi haberlerin ve ideolojik savaÅŸların tarafı olmakta ısrar ederlerse kaybedeceklerdir. Siyasi haberlerden tamamen vazgeçelim demiyorum tabii ki. Zaten ben bunun için kendimi eklere çekeceÄŸim diye yazdım. Benim açımdan önemli olan meseleleri orada ele alıp iÅŸlerken, ana gazetelerde de isteyen ciddi insanlar siyasi yorumlarını yapabilir.
TASFİYE KRİTERİ
Bu uzlaşmaya rağmen yine de tasfiye olmak zorundadır.
Ama tasfiye ideolojik ve siyasi kriterlere göre yapılmayacak, önümüzdeki dönemde yetenekliler ve yeteneksizler arasında ayrım iyice belirginleÅŸecek. 'Ciddi insanların' hafif diye aÅŸağılamaya çalıştığı konularda yazı yazmak aslında zor iÅŸtir ama yeteneÄŸi olana ele aldığı farklı konularda önemli ve güzel yazılar yazmak imkanını da verir. Siyasi yorumunda farklılığını ortaya koyabilenler ile farklı ve aykırı konularda güzel yazılmış metinler ortaya çıkarabilenler ayakta kalacak, geri kalan yeteneksizler ise gidecekler.
NEDEN KIZIYORLAR
Bu aÅŸamada life style yazılara neden kızılmaya baÅŸlandığını anlamaya çalışmamız gerekiyor.
Kızanlar siyasi-ideolojik açıdan net duruÅŸ sergiliyor olabilirler ama en zayıf oldukları konu kendilerinin life style dedikleri konulardır. O tür konularda modern hayatı kavrayan, insanların talep ettiÄŸi konularda laf söyleyecek bilgileri yok. Üstelik kendileri life style alanını son derece politikleÅŸtirdiler. Ne demek istediÄŸimi somutlaÅŸtırmak için kılık kıyafet meselelerinin ülkenin belirleyici siyasi kırılma noktası haline getirildiÄŸini hatırlatmak yeter sanıyorum.
Bu konuda siyasi ve sosyal tavır almak kolay da, hayatın karmaşıklığının ve zenginliÄŸinin tüm yükünü üzerinde hisseden ve kendisine önerilen stil seçimlerini kendi hayatını en mutlu kılacak ÅŸekilde kendisine uydurmaya çalışan insanlara 'ciddi yazarların' söyleyebilecekleri fazla bir ÅŸey yok.
Bunu sadece 'Modern dünyanın anlamı ne?' ve 'Biz bu dünyada kendimizi en mutlu kılacak ÅŸekilde nasıl yaÅŸayabiliriz?' sorusunu kendilerine dert edip bunu deÅŸmeye uÄŸraÅŸan yazarlar yapabilir. Åžimdi life style yazanlara kızmaya baÅŸlayanlar önceden siyasallaÅŸtırdılar life style meselesini. Åžimdi de bu konuda farklı düÅŸünülmesini yasaklamaya çalışıyorlar çünkü bunlar hakkında düÅŸünülmesinden korkuyorlar, okuyucuların farklı arayışlara girmesinden çekiniyorlar. İnsan beyni sadece huzur arayışında deÄŸildir, hele genç insanların beyni hiç deÄŸildir. İnsan beyninin çeÅŸitli arzuları, hayalleri ve arayışları vardır. Bunlara ciddi yazarlar tatmin edici cevaplar veremezler, çünkü bunu kendilerine dert etmiyorlar. Ben birkaç gün önce inançlı yaÅŸamı estetize etmek hakkındaki denememi bu yüzden yazdım.
'Stil' insanın olmayı arzuladığı insan amacı uÄŸruna bireysel tercihlerini özgür ortaya koyabildiÄŸi tek konudur. Bazı insanların stil yazılarından korkmasının temelinde bu bireysel özgür tercihin ortaya koyulmasını tehlikeli bulmaları yatmaktadır.
Okuyucular kendileri açısından önem taşıyabilecek konularda farklı yazabilen yazarları talep edecek ve yeteneksizler ile yetenekliler arasında ayrışma iÅŸte o noktada belirlenecek ve okuyucu oylarıyla tasfiyeye baÅŸlayacak.
Ekrem Dumanlı kızacak yerde kendi gazetesinde kapsamlı bir life style eki vermeye baÅŸlasa, Türkiye'ye bir hizmet yapmış olurdu. Çünkü estetize edilmiÅŸ yaÅŸamın irdelenmesine kendi okuyucularının da hayli ihtiyacı var.
(Yarın konuya farklı bir açıdan devam edeceÄŸim.)