Uzunca bir aradan sonra son günlerin yükselen konusu zeytinyağı ile sezonu açıyorum sevgili Lezzet okuru.
Bir Türk için zeytinsiz kahvaltı, kahvaltı deÄŸildir. Fakat nedense zeytinyağını sofranın baÅŸ tacı yapmayı bilemiyoruz... Sadece zeytinyaÄŸlı ve salataları kastetmiyorum. Her çeÅŸit yemeÄŸi piÅŸirirken, hatta kızartırken, çok daha saÄŸlıklı olan zeytinyağını kullanmaktan nedense imtina ediyoruz. Ah bir de ekmeÄŸi mis gibi kokan zeytinyağına bana bana yemenin tadına varsak, zaten gözümüz ne tereyağını, ne baÅŸka bir ÅŸeyi görecek.
Zeytinyağının kıymetini hala bilmemizin iki ana sebebi var bence: Birincisi fiyatların uçması, ikincisi kalite sorunu. İyi zeytinyağını nasıl seçeceÄŸimizi bilmediÄŸimiz için direksiyonu Ege'ye kırdığımızda, yol kenarında cam ÅŸiÅŸede satılan her zeytinyağına atlamak, bidon içinde 10 kilo satılan zeytinyağını ailecek paylaÅŸmak gibi bir yanlışımız var. Hayır efendim, her gördüÄŸünüz 'has zeytinyağı' en kalitelisi deÄŸil iÅŸte! Marketlerdeki çeÅŸit bolluÄŸu da başımızı döndürmekten baÅŸka bir iÅŸe yaramıyor.
İzmir-Tire'de kurulan modern bir zeytinyağı fabrikasını gezmeseydim bu kadar iddialı konuÅŸamazdım. 'Zeytin İskelesi' markasının üretildiÄŸi bu küçük ve tertemiz tesiste, güne boyoz, gevrek, çay, domates ve tasarımına bayıldığım, şık yeÅŸil ÅŸiÅŸelerde sunulan zeytinyağıyla baÅŸladığımdan beri zeytinyağı meselesine baÅŸka gözle bakıyorum.
İŞLEME VE SAKLAMA
Zeytin İskelesi'nin patronu İsmail KuloÄŸlu'nun hedefi, makul fiyata kaliteli zeytinyağı üretilebileceÄŸini göstermek ve en önemlisi bu iÅŸi dünya pazarına taşımakmış... TariÅŸ'te uzun yıllar emek vermiÅŸ profesyonel bir ekiple çalışmayı tercih etmesi de konuya verdiÄŸi önemin bir göstergesi.
İşin en ilginç yanı, zeytinyağını kendileri üretmiyor, Edremit ve Ayvalık yöresinden gelen uygun zeytinyaÄŸlarını seçip iÅŸliyorlar. Zaten zeytinyağının kalitesini belirleyen de bu iÅŸleme ve saklama prosedürü. Laboratuar ortamında, 42 çeÅŸit testten geçirilerek asiditesi, kokusu, tadı belli bir standarda oturtuluyor. Zeytinyağı ışık, hava ve ısıdan zarar gördüÄŸü için özel yöntemlerle ÅŸiÅŸeleniyor. Sadece 'natürel' yani katkısız üretilen Zeytin İskelesi'nin üç çeÅŸidi var: 0,8 asitli Natürel Sızma, Organik Natürel Sızma, 2,0 asitli Natürel Birinci. Hangisini tercih edeceÄŸiniz sizin damak tadınıza baÄŸlı. Mesela 0,8 asitli olanı daha hafif, boÄŸazınızdan ÅŸurup gibi kayıyor. Organik olanın tadı daha tok, çok hafif genzinizi yakıyor...
Sonuç gerçekten muazzam: Tire'deki KaplandaÄŸ restoranında yediÄŸimiz koca domateslerin tadı da, kızartılan patates de, Tire kebabı da, keÅŸkek de baÅŸka bir güzel. Elbette doÄŸal ürünler kullanan, iÅŸine büyük titizlikle eÄŸilen restoran sahibinin de bu lezzet ÅŸöleninde büyük katkısı var.
Bir restoranda nasıl ÅŸarabı, yemeÄŸi seçiyorsak, zeytinyağının markasını da aynı titizlikle seçeceÄŸimiz günler yakın.
Zeytinyağlı yerim aman aman...
Sıradan tüketici için iyi zeytinyağı seçmenin altın kuralları ÅŸöyle:
Zeytinyağının tazeliÄŸini koruması için koyu renk cam ÅŸiÅŸe veya tenekeyi tercih edin.
YeÅŸil renkli zeytinyağı iyidir kuralını unutun. Åžeffaf, plastik ambalajların gözünüzü boyamasına izin vermeyin.
Zeytinyağının iyisi, katkısız olanı, yani 'natürel' olarak etiketleneni.
Natürel zeytinyağının üretim ortamı 15-25 derece arasında, paslanmaz çelik tanklarda yapılıyor. Siz siz olun evde de serin ortamda saklayın.
Kapağını açtığınız andan itibaren havayla temas edeceÄŸi için çok büyük boy almamayı tercih edin ki tazeliÄŸini korusun. (En çok 5 litre)