Sigara yasağının eÄŸlence yerlerini de kapsama almasının üzerinden kısa bir süre geçti. Konu hakkında tartışmalar kesilmiyor. Yasak, baÅŸta kahve, kafe, restoran ve benzeri yerleri iÅŸletenleri fazlasıyla etkilemiÅŸ durumda.
Yasağın yaz aylarında baÅŸlatılması, 'yumuÅŸak geçiÅŸi' saÄŸlamak açısından akıllıca bir taktik. Havaların soÄŸumasıyla birlikte yasak kapsamındaki iÅŸletmeleri daha da zor günler bekliyor.
Uygulamadan kesinlikle dönüÅŸ olmayacağına yönelik açıklamalar karşısında, bu tür yerleri iÅŸletenler kaygılı bekleyiÅŸlerini sürdürüyor. Bu noktada akla, 'Ölümü gösterip sıtmaya razı etme taktiÄŸi mi uygulanıyor?' sorusu geliyor.
Yakında, esnafın maÄŸduriyetini önleme adına sigara içilebilen yerlere parayla ruhsat verilmesi yönünde bir düzenleme gelirse ÅŸaşırmayın. Neresinden bakarsanız bakın, ruhsat olayının her iki tarafın da iÅŸine gelen yanları var.
Esnaf açısından, eski müÅŸteriyi tekrar kazanma olanağı saÄŸlayan bir yol. Yapılan ödeme de bunun bedeli. Borç-harç denkleÅŸtirip parayı öder ve ruhsatı alır.
500 bini aÅŸkın kahvehane, 200 binin üzerine restoran ve kesin sayısı tam olarak belirlenemeyen diÄŸer eÄŸlence yerlerinin varlığı göz önüne alındığında, ruhsat olayının devlet açısından ciddi bir gelir kaynağı oluÅŸturabileceÄŸi yadsınamaz.
Uygulamanın çeÅŸitlendirilmesi de mümkün. Yasağın 'suyunu çıkarmamak için' ruhsatlar için 'kota' da konulabilir. Böyle bir uygulama, içilen ve içilmeyen yer ayrışması da yaratacağı için sigara içmeyenlerin tepkileri de ÅŸiddetli olmayacaktır.
Yanlış anlaşılmasın, ruhsat konusunda çalışma olduÄŸu yönünde duyum almadık. Sadece, uygulamanın bu kadar 'sert' olması üzerine ÅŸeytanın avukatlığını yapalım dedik. Kim bilir, belki de bu yazıyla kaynak arayışında olanların bakış açısı da deÄŸiÅŸir...
SGK alacakları için yurt dışı çıkış yasağı konulabilir mi?
YURT dışı çıkış yasağı ile ilgili kamu alacakları sadece Vergi Usul Kanunu ile Gümrük Kanunu kapsamındaki alacaklar ve bunlara ait gecikme zammı ve cezalar ile mi sınırlandırılmıştır? Mesela, Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan prim borçları bu kapsamda deÄŸerlendirilmiyor mu? Sonuç itibarıyla onlar da bir amme alacağı deÄŸil mi? Ö. Dalımdu
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SaÄŸlık Sigortası Kanunu'nun (SSGSSK) 88. maddesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) süresi içinde ödenmeyen prim ve diÄŸer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (AATUHK) 51, 102 ve 106. maddeleri hariç diÄŸer maddelerinin uygulanacağı ve Kurum'un, 6183 sayılı Kanun'un uygulamasında Maliye Bakanlığı ile diÄŸer kamu kurum ve kuruluÅŸları ve mercilere verilen yetkileri kullanacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte, AATUHK'nın Yurt Dışı Çıkış Tahdidi baÅŸlıklı 36/A maddesinde, yurt dışı çıkış yasağının kapsamı Devlete ait olup 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamına giren amme alacakları ile bunlara ait zam ve cezalar ile sınırlı tutulmuÅŸtur.
Buna göre, SGK alacakları devlete ait amme alacağı olmakla birlikte söz konusu kanunlar kapsamında olmadıklarından, prim borçları için yurt dışı çıkış yasağı uygulanması söz konusu deÄŸil.
Şirketin vergi borcundan dolayı eşin mal varlığına gidilir mi?
ÜÇ sorum olacak, cevaplarsanız çok sevinirim.
1- Åžirket borçlarını (SSK, Maliye) ortaklar karşılayamazsa, devlet bu amme alacağı için ortakların eÅŸlerine rücu eder mi, eÅŸlerin malvarlığına tedbir koyabilir mi?
2- Åžirketin borçlarından ÅŸirketin eski ortakları da sorumlu olabilir mi?
3- SaÄŸlığımda sahip olduÄŸum gayrimenkulleri çocuklarıma paylaÅŸtırsam, sonra da devlet ÅŸirketin borçlarını tahsil edemeyince bu paylaÅŸtırma iÅŸini muvazaa olarak görür mü? C. Göncü
Sorunuza ÅŸirketin SSK veya Maliye borçlarını ortakları karşılayamazsa diye baÅŸlamanızı dikkate alarak, sorunuzun limited ÅŸirketler açısından deÄŸerlendiriyoruz. Zira, anonim ÅŸirket ortaklarının bu tür bir sorumlulukları yok.
1- Limited ÅŸirket ortaklarından tahsil edilemeyen amme alacağı ÅŸirket ortağının eÅŸine rücu etmez, yani eÅŸin mal varlığına gidilmez ve tedbir koyulmaz.
2- Ortaklık payını devreden eski ortak ve devralan yeni ortak devir öncesine ait borçlardan sermaye hisseleri oranında müteselsilen sorumlu olurlar.
3- Gayrimenkulleri çocuklarınıza paylaÅŸtırdığınızda, paylaÅŸtırma tarihi ve borcun ilgili olduÄŸu tarihe baÄŸlı olarak muvazaa söz konusu olabilir.
Harcayalım ama nereye?
BİR süredir medyada 'alın verin, ekonomiye can verin' kampanyası sürüyor. Türkiye Reklam Konseyi tarafından hazırlanan spotlarda; Akın Öngör'ü simitçi, Deniz Gökçe'yi bakkal, Yaman Törüner'i oyuncakçı, Meliha Okur'u çiçekçi olarak izliyoruz. Kampanya sloganın ve kampanyada görev alanların iyi seçilmiÅŸ olması, baÅŸarı ÅŸansını artıracak gibi görünüyor.
Harcamaların artması, durgunluÄŸun aşılması, üretim ve yatırımların artırılmasında önemli bir araç. Ancak burada ince bir nokta var. O da, kuru kuruya harcamaların artmasının kime, ne yarar saÄŸlayacağı üzerinde durulması. Söz gelimi, sırf harcamaları artırmak için talebin ithal ürünlere yönelmesi durumunda, ekonomide beklenen 'olumlu etkiler' ortaya çıkmaz. Dahası, orta ve uzun vadede olumsuz etki ortaya çıkar.
İşte yazının baÅŸlığında, 'harcayalım ama nereye' diye sormamızın nedeni bu. Sivil inisiyatifin gerçekleÅŸtirdiÄŸi bu tür kampanyalarda 'yerli ürünlere' vurgu yapılmasının (yabancı reklam müÅŸterilerini kızdırmayı saymazsak) hiçbir sakıncası yok.
Yabancı kaynaklı ürünlerin daha çok satış yapmak için toplumsal, kültürel, dini ve ahlaki deÄŸerleri (ÖrneÄŸin, Ramazan ayı içerikli reklamlar) hoyratça kullandıkları bir ortamda, yerle bir edilmek istenen yerli malı kullanma bilincine vurgu yapılması son derece önemli.
Kebabımıza, baklavamıza baÅŸkalarının sahip çıktığı, köftelerimizin fast-food ürünlerle savaÅŸtığı ve yoÄŸurdumuzun belirsiz sebeplerle cıvıklaÅŸtırılmaya çalışıldığı, gösteriÅŸlik tüketimin zirve yaptığı dönemlerde yerli ürünlerin tüketilmesinin özendirilmesi gerekiyor. Bu yapılmadan, sadece 'harcayın' temalı kampanyalar baÅŸka ekonomilere daha çok yarar saÄŸlar. Bizden söylemesi...
AKLINIZDA BULUNSUN
Kat karşılığı inÅŸaat sözleÅŸmesinde geçerlilik ÅŸartı
Kat karşılığı inÅŸaat sözleÅŸmelerinin geçerliliÄŸi, bu sözleÅŸmelerin noterde yapılmasına baÄŸlıdır.
GÜNÜN SÖZÜ
'Tam bağımsızlık, ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayat ışıklarında bağımsızlık felç olur.'
Mustafa Kemal ATATÜRK