Deniz Ülke Arıboğan deniz.ulke@aksam.com.tr

kategori2

Yeni Zafer Bayramlarına...

Dün 30 AÄŸustos Zafer Bayramı'nı büyük bir coÅŸkuyla kutladık. Yurdun dört bir yanında askeri geçitler, resepsiyonlar, törenler vardı. Bu bayramın daha militer bir havası ve içeriÄŸinin olduÄŸu zaten bilinir. Bu kez de yine ev sahipliÄŸi önemli ölçüde askerlerce yapıldı. Bir yandan askeri ÅŸura ve ardından devir teslim törenleri bir yandan da bayram derken, TSK açından zorlu aÄŸustos maratonu tamamına erdi.
Bu yıl bilboardlar 'güçlü ordu güçlü Türkiye' sloganı ile süslenmiÅŸti. Çok sıradan ve alışageldik bir kliÅŸe gibi görünmekle birlikte, içerik açısından çok önemli bulduÄŸum bir ifadeydi bu. Zira tamamıyla aynı kanaatteyim; 'güçlü ordu güçlü Türkiye; zayıf ordu etkisiz Türkiye' demek.
Bugün müsaadenizle sevgili genel yayın yönetmenimiz İsmail Küçükkaya'nın hazırlamış olduÄŸu Cumhuriyetimize Dair kitabında bu konu ile ilgili olarak söylediklerimden bazı alıntılar yapmak istiyorum.
'Asker eline yasal olarak silah kullanma yetkisi verilmiÅŸ üç kurumdan biri; emniyet, istihbarat ve güvenlik teÅŸkilatlarının bu gücü var. Eline silah verilenin, kendisine tanınan sınırlar içerisinde kalarak yetkisini aÅŸmaması ve bu gücü suiistimal etmemesi çok önemli. Aksi halde sizi kötülere karşı korumakla yükümlü olan kimseler baÅŸ kötü haline gelebiliyor. Bu çok daha incitici. Hırsızın hırsızlık yaptığı bir ortam güvensizdir, ama polisin hırsız olduÄŸu bir ortam düzensizdir, anarÅŸiktir... Siyasetle ilgilenme kararında olan bir silahlı gücü, sivil yapıların engellemesi kolay deÄŸil. O silahlı gücün böyle bir eÄŸilim içerisine girmesini engelleyecek yasal mekanizmaların ve geleneklerin oluÅŸturulması gerekli.'(s.214)
'Devlet olgusuyla bire bir özdeÅŸleÅŸmiÅŸ, hatta devlete rengini vermiÅŸ bir kurumdan söz ediyoruz. Gücünün temelinde yalnızca darbe yapabilen siyasete müdahale edebilen bir kurum olması yatmıyor. Sosyal ve kültürel sebepleri de var. Türkiye'nin her bölgesinde köyünde mezrasında örgütlenmiÅŸ tek güç TSK. Her Türk erkeÄŸi belirli bir yaÅŸa geldiÄŸinde bu bünyeye giriyor ve belli bir eÄŸitimden geçerek biçimlendiriliyor. Erkek adam oluyor, bilmeyen okuma yazmayı, yıkanmayı, konuÅŸmayı, yemek yemeyi öÄŸreniyor. Gerçek bir okul yani. Sonra da askerlik anılarını anlatmaktan bıkmıyorlar. Geride kalanlar ise evlatları, eÅŸleri, niÅŸanlıları askerde diye toplumsal bir statü kazanıyor, gururla bekliyorlar... Toplum arkada kalanı sahipleniyor, ayrıcalıklı kılıyor. AskerliÄŸini yapan herkes tek tip Mehmetçik olarak algılanıyor. Her Mehmet, oÄŸlumuz Mehmet, sözlümüz Mehmet oluyor... Askerimizi sevmemiz evladımızı sevmemizden farklı deÄŸil. Kusur da iÅŸlese, yaramazlık da yapsa, bizim çocuÄŸumuz, bizden bir ÅŸey.'(s.215)
'Türkiye'de TSK'ya yönelik eleÅŸtiriler demokratikleÅŸme, özgürleÅŸme, sivilleÅŸme baÄŸlamında yapılsa bile, özünde TSK'nın uluslararası etkinliÄŸini de vuruyor. Kendi ordusunu kendisi yere seren bir ülke olmayı baÅŸarmak üzereyiz. Bu noktada TSK'nın demokratik süreçlere ve iç düzene müdahalesinin engellenmesi ile zayıflatılması arasında bir ayrım yapılmasını çok önemli buluyorum.' (s.221)
TSK'nın siyasete müdahaleleri konusunda eleÅŸtiri getirenlerin kimi zaman haklılık payı olsa da, çok temelden yapılan yıpratıcı eleÅŸtiriler askerleri tutumları açısında deÄŸil kurumsal olarak hedef alıyor... Derin münasebetlerden, darbelerden, strateji yoksunluÄŸundan ve zaaflardan söz edilip, yeni bir imaj kurgulanmaya çalışılıyor. Bu noktada askerin hatası da hemen öfkelenmek ve yapılana karşı kendinden beklenen tepkiyi göstermek. Oysa bu konu siyasi ve stratejik bir bakış açısıyla ele alınmalı. Bu da bir cephe ve tüm boyutlarını görmeden içine atlamak maÄŸlubiyeti garantiliyor. İşin kötü tarafı burada kazanan taraf, asla Türkiye deÄŸil. Türkiye'nin askeri kaynağı ile entelektüel kaynağı birbirine giriyor. Biri bilginin gücünü diÄŸeri kaba gücü simgeliyor ve her ikisine de ihtiyaç var.' (s.221) 
Bir arada, birbirimizi tamamlayarak ve anlamaya çalışarak 21. yüzyıla yakışan yeni zaferler üretmemiz mümkün deÄŸil mi acaba?

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3