Ekonomiden Sorumlu Bakan Ali Babacan geçen hafta çarÅŸamba günü İstanbul'da katıldığı bir toplantıda, ülkemizde bütçe ile ilgili olarak 'mali kural' veya 'rule based fiscal policy' uygulanabilmesi için çalışmaların bitmek üzere olduÄŸunu ve IMF ile görüÅŸmelerde bu yeni yaklaşımın gündeme gelebileceÄŸini açıkladı. Biz de oturduk ve 'mali kural' denen ÅŸeyin ne olduÄŸunu sizlere aktarabilmek için biraz ev ödevi yaptık. Bugün bütçe ve borç konusuna basit bir giriÅŸ yapalım, sonra mali kural kavramına gireriz. Temel bir makroekonomi kitabını açarsanız orada 'maliye politikası' adlı (fiscal policy) bir bölüm bulabilirsiniz. Kitaplar öÄŸrencilere maliye politikası hakkında ne aktarır?
Dünyanın en uzun asma köprüsü 3 kilometreden biraz uzun ve 7.6 milyar dolar harcanarak 1998 yılında inÅŸa edilmiÅŸ. Adı Akashi Kalkyo Köprüsü olan bu köprüden günde 4000 araba geçmekte ve Kobe ile Awaji adasını birleÅŸtiriyor. Aslında yapılmasa ve arabalar feribotla taşınsa çok daha ucuz hizmet verilmiÅŸ olurmuÅŸ. Ama köprü niye yapılmış? Çünkü devlet harcama yaptığı takdirde ülkedeki iç talebi canlandıracak. Bu tip harcamaların yapılması ekonomiyi canlandırma açısından destek sayılıyor. Bu tip politikalara 'discretionary fiscal policy' deniyor ve genelde Keynesyen teori çerçevesinde istihdam artışı ve büyüme saÄŸlamak için yapılır. Bu köprü de altyapı saÄŸlamak için deÄŸil ekonomiyi canlandırmak için yapılmış, altyapı da cabası! Ülkemizde 2009 yılında global kriz ortamında vergi indirimi yapılması da 'discretionary fiscal policy' örneÄŸidir, günlük politikanın günün ÅŸartlarına göre deÄŸiÅŸtirilmesi demektir.
Devlet harcamaları üç temel faktör üzerinden toplam talebi etkiler. Birincisi, devletin mal ve hizmet alımları (bunlar giderdir), ikincisi devletin topladığı vergiler (bunlar gelirdir) ve bir de devletin transfer harcamaları (bunlar da giderdir). Hepsi bir arada toplam bütçeyi oluÅŸtururlar. Bütçe açık verirse de kamu borcu genelde artar!
Ancak günlük maliye politikasının bazı teknik sorunları da vardır. Maliye politikasının etkisinin tam olarak görülmesi çok zaman aldığı, yani 'time lag' denen uzun vadeli ve deÄŸiÅŸken gecikmelerle ekonomiye etki ettiÄŸi için de sorunlar ortaya çıkar. Bu nedenle bazen aktif bir günlük maliye politikası uygulaması gerçekte ekonomiyi destabilize de edebilir (procyclical) .
Ders kitaplarında maliye politikasında bir de çarpan etkisi (multiplier) konusu vardır. Bir ünite kamu harcaması, harcamanın tüm etkileri gündeme geldikten sonra bir üniteden daha fazla toplam harcama yaratabilir. 'Yaratabilir' dedik çünkü ekonomi teorisinde üzerinde en çok tartışma olan konulardan biri çarpanın gerçekte büyük mü yoksa küçük mü olduÄŸudur. Vergilerin mevcudiyeti çarpanın büyüklüÄŸünü küçültür. Çarpan gerçekte birden daha az bile olabilir.
Bu arada bir de 'otomatik stabilizatör' (automatic stabilizer) konusu vardır. ÖrneÄŸin ekonomi daralırken ödenen iÅŸsizlik sigortası ödemeleri, daralmayı frenleyici ve talebi yüksek tutan etkiler yaratırlar, maliye politikasını uygulayanların iÅŸini hafifletirler.
Bu arada dikkat edilmesi gereken bir faktör de ekonominin büyüme ve küçülme dönemlerinde ortaya çıkan ve 'cyclical' denen döngüsel etkilerdir. Ekonomi hızla büyürken, bütçe gelir ve giderleri artar, bütçe fazla üretir (bizde tabii fazla zor ama bizde biraz düzelme olur) çünkü kiÅŸi ve ÅŸirketlerin gelirleri ve dolayısı ile vergiler artar. Ama ekonomi daralırken kiÅŸi ve ÅŸirket gelirleri ve vergi gelirleri de düÅŸer ve bütçe açığı büyür. Bu olgu 'cyclically adjusted budget' denen ve bütçe gelir ve giderlerinden ekonomik 'cycle' yani döngü nedeni ile gerçekleÅŸen açık veya fazlaları düÅŸen bir bütçe kavramı getirir. EÄŸer döngü yani cycle nedeni ile olan açık veya fazlaları düÅŸersek, 'cyclically adjusted budget' denen daha gerçekçi bir bütçe açığı kavramına varırız. Ayarlamalardan sonra ortaya çıkan düzeltilmiÅŸ bütçe durumuna da 'structural deficit or surplus' adı verilir, dilimize de yapısal açık veya fazla diye de tercüme edebiliriz. Bu kavramlar sonunda açıkların kamu borçluluÄŸunu artırmaması için önemlidir. Bu son tür hesaplar yapılırken tavsiye edilen bir maliye politikası 'kuralı' ekonomi döngüsel fazla verirken bir kenara fon biriktirmek, bunları da ileride ekonomi döngüsel açık verirken, talebi desteklemek için kullanmaktır. Böylece kamu borç artması engellenir. Tabii baÅŸka tavsiyeler de vardır. Mesela 'golden rule of finance' denen kuralda bütçeden yatırım harcamalarını düÅŸüp, maliye politikasını uygulayanların da sadece yatırım giderleri kadar borçlanmasına izin vermek bir kural olabilir. Çünkü kamu yatırımı büyümeyi desteklediÄŸi için ilerde kendi gelirlerini yaratır diye düÅŸünülebilir.
Ancak bir de 'political business cycle and budget deficit ' denen kavram mevcuttur. Koalisyonların ve seçim dönemi hükümetlerinin 'ellerini reçel kavanozuna sokmaları' ve bütçe açığı ve borç zıplaması yaratmaları sık sık rastlanan bir durumdur. Tabii bir de bütçe açıklarının kamu borç stoÄŸu ile iliÅŸkisi iyi düÅŸünülmek zorundadır. Çünkü borcun geri ödemeleri ve faiz ödemeleri bütçeye ters etki yapar.
Bir de kamunun 'implicit liability' denen yükümlükleri vardır. Bugün emekli olana, ileride ödenecek emekli maaÅŸları bir borçtur, ama kamu borç tablolarında gözükmez. Bugün temel kavramaları konuÅŸtuk. Yarın devam edeceÄŸiz!