AÅŸağıdaki üç olaydan siyasetçilerin çıkaracağı çok ders vardır. Çünkü düÅŸtükleri en temel hata, kamuoyu ile kamu vicdanını karıştırmaları, oyun kamuoyundan geldiÄŸini sanmaları ve genelde kamu vicdanını ihmal etmeleridir. 'Demokratik Açılım' meselesinde de yaÅŸanan benzer bir geliÅŸmedir. İşte size üç yalın örnek...
Sıradan gibi gözüken bazı olaylar bakarsınız bir anda kamu vicdanında baÅŸköÅŸeye yerleÅŸivermiÅŸ... ÖrneÄŸin bazılarımız Münevver Karabulut cinayetinin neden neredeyse her gün medya tarafından izlendiÄŸini anlamakta güçlük çekiyor... Onca faili meçhul cinayet varken; bir de bunun faili bilinirken, sadece bulunamazken, bu 'tefrika', bu ilgi niye?..
Ya da bir sürü yaÅŸlı adam genç kadınlarla evlenirken Halis Toprak AÄŸa neden baÅŸrolde? EvlendiÄŸi kadın 17 yaşında diye mi?.. Hayır!.. Kız da mesut ve istekli, kızın ailesi de... Bize ne oluyor?..
Bir de Eda Hanım fenomeni (görüngüsü) var tabii. Yıllardır baÅŸrolde... Ne yaptığı iÅŸ, iÅŸ; ne birlikte olduÄŸu adam bir baÅŸarı öyküsü... Dolaşın Beach'leri, onun gibi yüzlercesi sere serpe... Ama hayır... Biz Eda ile ilgiliyiz...
Çünkü üç olayda da kamu vicdanı bir ÅŸekilde rahatsız... Bir ÅŸeyler toplumun deÄŸer sistemine ve sinir uçlarına deÄŸivermiÅŸ...
Kendisi her türlü saÄŸlık uzmanının öÄŸüdünün tersine, Bodrum Beach'lerinde saatlerce güneÅŸin altında yatıp gençlere kötü örnek olmakla 'malul'; ya da her gün giydiÄŸi deÄŸiÅŸik giysi parçalarının oradan buradan çalıntı (çakma) olmasının ortaya çıkıp rezil olmasıyla...
Bu durum nedeniyle 'stilist' olarak iÅŸe baÅŸladığı Vakko'daki çalışma serüveninin bir-iki ay sürüp, kendisine kapının gösterilmesi bile onun toplumsal konumlanmasını yıpratamamış... İkoncan aÅŸağı, İkoncan yukarı... Taklitleri bile çıktı. İkocan 2, İkoncan 3...
Åžimdi bu hanım, çizdiÄŸi tabloya çok uygun bir davranış biçimiyle dönüyor sırtını 6-7 yılda fazlasıyla eskitip tükettiÄŸi 'yaÅŸlı' sevgiliye; üç gün içinde 'seviyeli bir birliktelik tesis' ettiÄŸi, 'Kıvanç TatlıtuÄŸ tadında' bir delikanlı ile gazetelerin birinci sayfasına yerleÅŸiyor... Bizim Alem dergisinin ana malzemesini oluÅŸturan, bildiÄŸimiz eski sosyete güzelleri bunun yanında Grace Kelly, Lady Di gibi kaldılar...
Olsun, Eda Hanım kendisini gündemde tutmaya devam ediyor. Ne kadar süre ne iÅŸe yarar bilemem; ama tutuyor iÅŸte... Kamu vicdanının sinir uçlarına dokundun mu hoop, birinci sayfadasın... Kırıp döktüklerinin hiç önemi yok...
Hatırlamaya çalışalım. Ne demiÅŸti İkoncan'lardan Eda Hanım?
'Ünlü bir halkla iliÅŸkilerciye danıştım. O da 'Hiç haberi olmadan yeni iliÅŸkini medyaya sızdıralım. Gazetelerden okusun senin baÅŸkasıyla beraber olduÄŸunu. Haysiyetli bir adam olduÄŸu için sesini çıkaramayacaktır' diye akıl verdi. Biz de öyle yaptık'...
Konu iletiÅŸimin yönetilmesi meselesiyle kesiÅŸince rahat duramamışız (oysa sana ne kardeÅŸim, deÄŸil mi?). Cuma günü ÅŸöyle yazmışız: 'Neresinden tutsak elimizde kalıyor. Ayrılmayı, adam gibi iliÅŸkiyi bitirmeyi bilemeyince yedi düvele iÅŸte böyle pespaye oluyorsunuz... Amma halkla iliÅŸkiler uzmanı ha! Allah'tan adı henüz ortalıkta dolaÅŸmıyor, yoksa Betül Mardin Abla gümüÅŸ saplı bastonuyla 'o ünlü uzman PR'cıyı' alimallah fena sopalardı.'
Bir de baktım Cengiz SemercioÄŸlu Eda TaÅŸpınar'dan öÄŸrenip yazıvermiÅŸ... PR'cının adı Senem Çapa imiÅŸ... Buyurun ayıklayın pirincin taşını. Eda Hanım zücaciyeci dükkanına girmiÅŸ Mohini gibi maÅŸallah... Sadece Nurettin Hasman'ı deÄŸil 'Ünlü PR'cı' hanımefendiyi de zor durumda bırakmayı baÅŸarmış...
Medyayı, karşısındakine tuzak kurma gibi algılanacak ÅŸekilde maniple etmeye çalışmak, halkla iliÅŸkiler kültüründe caiz deÄŸildir... Nasıl 'Ak Büyü - Kara Büyü' diye bir ayrımdan söz ederler... Bu davranışı da PR'ın 'Kara Büyü' kategorisinde deÄŸerlendirmek mümkündür. Bu tür 'hareketler', belki o PR'cıların ÅŸöhretine ÅŸöhret katar ancak, itibarları üzerinde bölen etkisi yapar...
Åžöhret, satın alma kararı için yeterli deÄŸildir... Eda Hanım, bu gerçeÄŸi yaşı ilerleyip, elindeki malzemenin tedavül deÄŸeri düÅŸmeden fark etmezse, ileride çok acı çeker...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.