AKŞAM GAZETESİ | Aslı Aydıntaşbaş | 2009-08-30

kategori2

Kürt açılımında gerçekler ve mitoloji

Normalde ağustos medya için sinek avlama zamanıdır. Gazetelerin yazıişleri, haber yokluğunda oflayıp puflar, manşet bulmak için debelenir. Sonuçta bir cinayet ya da dış haberler şefinden güzel bir derleme günü kurtarır. Zaten okur da tatilde, plajda ya da memlekette olduğu için tirajlar düşmüştür.
Ama bu yıl öyle değil. Ağustosun ortasına gelmiş olmamıza rağmen gündemin ateşi hala düşmedi. Haftalardır yatıp kalkıp Kürt açılımını tartışıyoruz ve bu durum, Beşir Atalay'ın mekik diplomasisi ve Abdullah Öcalan'ın çarşamba günü açıklayacağı 'yol haritasıyla' iyice hararetlenecek.
Ancak medyanın bitmek tükenmek bilmeyen açılım hevesinde, doğrular ve yanlışlar, gerçekler ve mitoloji karman çorman olmuş durumda. İşte açılımı konusunda bazı 'efsaneler'ler ve işin aslı.

EFSANE 1- DEVLET PKK'YLA MASAYA OTURACAK: Bu süreç, hem Kürt meselesine hak ve özgürlükler çerçevesinde bir çözüm getirmeyi hem de nihai kertede PKK'nın dağdan inmesini hedefliyor. Bir noktada dolaylı olarak PKK da bu işin içinde olmak zorunda. Ancak devlet hiçbir noktada PKK'yla doğrudan masaya oturmayacak. Muhalefetin iddialarının aksine, Murat Karayılan ve Beşir Atalay'ın protokol imzalaması gibi bir tabloyu hiçbir zaman görmeyeceksiniz. Ortada total bir anlayış zemini oluşunca, dolaylı görüşmeler, gizli kanallar ve Kuzey  Irak yönetimi devreye girecek. Ancak o zaman af çıkacak ve PKK'lılar da yavaş yavaş silah bırakıp yurda dönecek.

EFSANE 2- DAĞDAKİ ŞAHİNLER ENGELLİYOR: PKK tek sesle bir örgüt değil. İçinde şahinler de var, uzlaşma yanlısı ılımlılar da. Ancak medyadaki Murat Karayılan ve dağdaki kadroların şahin, şehirlerdekilerin güvercin olduğu imajı PKK gerçeğini yansıtmıyor. PKK tabanı içinde şu anda şahin ve çözüme en direnen kesim, garip ama Avrupa'da yaşayan Kürt mülteciler. PKK'nın Avrupa kanadı, silahlı mücadeleyi devam ettirmekten yana. Şahinler arasında ayrıca komuta kademesinden Cemil Bayık ve şehirlerdeki varoş gençliği var. Dağdakiler ise yorgun ve bitkin. Birçoğu çözümden yana. Murat Karayılan, medyadaki imajının aksine örgüt içine daha uzlaşmacı kanadın temsilcisi. Öcalan ve DTP yönetimi de bu kanatta. Ve de tabii DTP'nin Güneydoğu'daki tabanı...

EFSANE 3- ANAYASADA 'TÜRK' VE 'KÜRT' YAZACAK: Öcalan'ın avukatlarına yaptığı açıklamalardan, bu tarz bir talebi olmadığını, hatta şu aşamada federasyon ve hızlı bir 'yerel yönetim reformu'nu dahi gündeme getirmeyeceğini biliyoruz. Yol haritasında kendisiyle ilgili özel bir af talebi de olmayacak. Bu hafta avukatlarına açıkça 'tek bayrak, tek devlet' formülünü kabul edeceğini söyledi. Anlıyoruz ki Öcalan, anayasaya 'Kürt' ibaresinin girmesinden ziyade, mevcut haliyle 'Türklük' olarak tanımlanan vatandaşlık tanımının etnisite içermeyen bir şekilde 1921'deki haline döndürülmesini isteyecek. Ancak PKK dağdan inse de Kürt meselesinde talepler gelecekte meşru platformlarda devam edebilir.

EFSANE 4- ÇÖZÜM MAHMUR'DAN BAŞLAR: Daha çözüm sürecinin çok erken aşamasındayız ve ortada ciddi bir pazarlık yok. Basında Kuzey Irak'taki BM mülteci kampı Mahmur'la ilgili spekülasyonlar da yanlış beklentiler yaratıyor. Sanki kamp, PKK'lıların ha deyince dağdan inmesine imkan verecek bir deneme ya da arayol formülü olabilirmiş gibi konuşuluyor. Keşke o kadar kolay olsa. Evet Mahmur, Güneydoğu'dan göçen Türk vatandaşı sivillerin yaşadığı bir kamp. Keşke dönseler. Ama kamp tamamıyla PKK kontrolünde ve PKK'nın en önemli lojistik ve politik üslerinden biri. Örgüt, topyekun bir af zemini görmeden bu kampın boşaltılmasına izin vermeyecektir.