AKŞAM GAZETESİ | Şansal Büyüka | 2009-08-30
Akşam Spor Servisi, 'Fenerbahçe maçı' deyince, bizim radar Cenevre'ye döndü...
Ama itiraf etmeliyim ki, yan gözle de Keita'nın bitmek-tükenmek bilmeyen deparlarını, Kewell'ın nefis golünü de izledim...
Önce Trabzon'dan, sonra Sivas'tan gelen kötü haberlerin ardından Fenerbahçe ve Galatasaray'la güzel bir final yaptık...
Zaten iki takım için de beklenen buydu...
Anlayacağınız UEFA'da gruplar artık çantada keklik...
Aslında kura çekildiğinde, kimin ne olacağı zaten belliydi...
İşte Fenerbahçe'nin Sion maçı...
Allah aşkına kim bu Sion...
En iyi futbolcusu, Fenerbahçe'nin en sıradan futbolcusunun kramponunun bağı bile olamaz...
Arada dağlar gibi fark var...
Kabul edelim ki, sıradan Avrupalılar bizim Fenerbahçe'yi, bizim Galatasaray'ı tutamazlar...
Fenerbahçe'de Lugano'nun oynaması çoğu insan için çarpıcı bir sürpriz oldu...
İki gün antrenman, üçüncü gün maç...
Ama ilk on birde sahaya sürdüğüne göre Daum'un bir bildiği vardır...
Zaten Sion'da da Lugano'yu zorlayacak bir adam, hatta bir atak bile yoktu...
Ancak ikinci yarıda bir-iki kafa topuna vurdular...
Bu maç için değil ama bundan sonraki diğer maçlar için bu yüksek toplar tehlike olabilir...
Aman dikkat...
Savunmadan başladığımıza göre, ilk yarıda iyi bir Volkan kurtarışını, Gökhan Gönül'ün her geçen gün daha da yükselen grafiğini unutmayalım...
Orta alana ne zaman baksam, Emre'yi görüyorum...
Her yerde Emre...
Sanki Cristian, sanki Dos Santos oynamıyor gibi...
Ama baktığınızda Cristian son derece iyi pas alışverişi yaptı...
Hele Dos Santos'un golü...
Savunması tartışılabilir ama tehlike bölgesinde müthiş işler yapıyor...
Hele son vuruşları...
Kaymak gibi...
Tadından yenmiyor...
İkinci golde Semih'in katkısını unutmayalım...
Kendi vurabilirdi...
Vurmadı, daha garantiye gidip Kazım'a golü attırdı..
Semih'in bu anlayışı takımın egoist oyuncularına örnek olsun...
Eğer Fenerbahçe'nin bu futbolu için ilerideki maçlarda kuşku duyanlar varsa, şunu unutmasınlar...
Fenerbahçe, rakip büyüdükçe vites büyütmeyi biliyor...
Onun için korkmayın, kuşkulanmayın...
Sanki hem Fenerbahçe, hem Galatasaray'la UEFA'da keyifli maçlar, zevk veren akşamlar bizi bekliyor gibi...
Dilerim yanılmam...