AKŞAM GAZETESİ | Aslı Aydıntaşbaş | 2009-08-30

kategori2

Kanıtlayabilirim: Bu Amerikan Planı değil!

MHP lideri Devlet Bahçeli, hükümetin Kürt açılımına 'ABD projesi' diyor. Yalnız Bahçeli değil, birçok gazeteci, siyasetçi, hatta iktidar milletvekili, planın Washington'un 'dayatmasıyla' Ankara'ya 'empoze' edildiğini, AKP'nin 'taşeron' rolü üstlendiğini düşünüyor. DTP bile 'dış konjonktür' lafını diline dolamış. Memlekette özgüven eksikliği o kadar vahim ki, kimse Türkiye’nin oturup başındaki 'bir numaralı bela'ya karşı bir çözüm geliştirebileceğine ihtimal vermiyor!
Oysa Kürt inisiyatifinin evveliyatıyla ilgili bildiğim birkaç şey var. Kati suretle söyleyebilirim ki çıkış notası itibarıyla bu bir Amerikan projesi değil. Tabi ki Türkiye’nin PKK'yı tasfiye edip Kuzey Irak'la dostane ilişkiler kurması, Washington'un da işine geliyor olabilir. Fakat olayın çıkışında 'Made in Turkey' damgası var. Bakın anlatayım...
Meraklıları Sabah arşivinden 30 Temmuz 2006'da yayınlanan ve haftalarca Türkiye'de gündemi meşgul eden 'PKK'yı Dağdan İndirme Planı' manşetini bulabilir. Şu an tartışılan açılım ilk 2006'da tasarlanmış, atılacak adımlar neredeyse harfi harfine o haberde anlatılmıştı. O dönem Sabah Ankara Temsilcisi'ydim ve haberi ben kaleme almıştım.
Şimdi can alıcı noktaya geliyorum. Bu proje, o dönem devletin güvenlik bürokrasisi tarafından geliştirilmişti. Zamanın Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Kürt sorununun çözümüne yönelik bu adımları destekliyordu. Ancak Başbakan Tayyip Erdoğan henüz projeyi bu ölçüde sahiplenmemişti. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, resmi onay vermemekle birlikte bazı inisiyatiflere engel olmadı. Keza Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de...
Bugünkü Kürt açılımı, Sabah'taki plandan farklı değil. O dönem bana bunu hangi yetkililerin hangi koşullarda aktardığını açıklamak niyetinde değilim. (Arabesk kaçacak ama bu bilgi 'mezara kadar' benle kalır).
Ancak şunu söyleyebilirim. Projeye kafa yoranlar, AKP'li falan değildi. Devletin kritik kurumlarının üst düzey yetkilileriydi. Peki motivasyonları neydi? 20-30 yıl sonrasını düşünüyorlardı. Kuzey Irak'taki gelişmeler ve Güneydoğu'da oluşan demografik siyasi gerçeklerle 'Eğer Türkiye PKK meselesini çözmezse ileride Irak gibi bölünür' tespitinden yola çıkıyorlardı. Haklılardı da...
O haber yayınlandıktan sonra ne oldu? Şemdinli olayları ve ardından Org. Yaşar Büyükanıt'ın Genelkurmay Başkanlığı dönemiyle Güneydoğu'da operasyonlar arttı, PKK'yla ateşkes bitti, deyim yerindeyse bizim plan 'rafa kalktı'!
Peki Amerikalılar bu işin neresinde? Başa dönersek, hiçbir yerinde. Kuşkusuz ABD 1990'lardan beri Kürt meselesinde siyasi çözümden yana olduğunu gizlemiyor. Hatta Clinton yıllarında gizli silah ambargosu bile vardı. Fakat Bush iktidarının ikinci dönemine gelindiğinde, Türkiye’nin kolay kolay askeri çözümden başka yol kabullenmeyeceğini kanıksamıştı. Bu yüzden Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, kritik Washington gezilerinde anlık istihbarat ve Kuzey Irak'a askeri müdahale gibi her türlü askeri tavizi kopardılar.
2006'da o haber yayınlandıktan sonra, Amerikalı diplomatlarla da konuştum. Üst düzey bir yetkili 'İlginç. Biz de takip ediyoruz. Ama yazdıkların ama bir yere varmaz. Çünkü arkasında asker yok' demişti. 'Sizin tavrınız ne olur?' diye sorduğumda 'Bulaşmayız. Bu Türkiye'nin kendi içinde bir güç mücadelesi' cevabını aldım.
Bir buçuk yıl sonra, Washington'da bir öğle yemeğinde bir zamanlar Türkiye'de de görev yapmış Bush yönetiminden üst düzey bir isimden aynı cevabı aldım. Washington'un bu tavrı bana yanlış geldi ve (ağzımı hiç büzemem) bunu da ifade ettim. Karşımdaki ilgiyle dinledi ve 'Belki haklısın; belki de o dönem bu plana destek vermemekle hata ettik' dedi. Tarih 2007 sonu. Sonrasında destek geldi mi bilmem ama projenin orijinal sahibi kim belli değil mi?