AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-08-30

kategori2

Mali kural nedir anlayalım!

Ekonomiden Sorumlu Bakan Ali Babacan geçen hafta çarşamba günü İstanbul'da katıldığı bir toplantıda, ülkemizde bütçe ile ilgili olarak 'mali kural' veya 'rule based fiscal policy' uygulanabilmesi için çalışmaların bitmek üzere olduğunu ve IMF ile görüşmelerde bu yeni yaklaşımın gündeme gelebileceğini açıkladı. Biz de oturduk ve 'mali kural' denen şeyin ne olduğunu sizlere aktarabilmek için biraz ev ödevi yaptık. Bugün bütçe ve borç konusuna basit bir giriş yapalım, sonra mali kural kavramına gireriz. Temel bir makroekonomi kitabını açarsanız orada 'maliye politikası' adlı  (fiscal policy) bir bölüm bulabilirsiniz. Kitaplar öğrencilere maliye politikası hakkında ne aktarır?
Dünyanın en uzun asma köprüsü 3 kilometreden biraz  uzun ve 7.6 milyar dolar harcanarak 1998 yılında inşa edilmiş. Adı Akashi Kalkyo Köprüsü olan bu köprüden  günde 4000 araba geçmekte ve Kobe ile Awaji adasını birleştiriyor. Aslında yapılmasa ve arabalar feribotla taşınsa çok daha ucuz hizmet verilmiş olurmuş.  Ama köprü niye yapılmış? Çünkü devlet  harcama yaptığı takdirde ülkedeki iç talebi canlandıracak. Bu tip harcamaların yapılması ekonomiyi canlandırma açısından destek sayılıyor. Bu tip politikalara 'discretionary fiscal policy' deniyor ve genelde Keynesyen teori çerçevesinde istihdam artışı ve  büyüme sağlamak için yapılır. Bu köprü de altyapı sağlamak için değil ekonomiyi canlandırmak için yapılmış, altyapı da cabası! Ülkemizde 2009 yılında global kriz ortamında  vergi indirimi  yapılması da 'discretionary fiscal policy' örneğidir, günlük politikanın günün şartlarına göre değiştirilmesi demektir.  
Devlet harcamaları üç temel faktör üzerinden toplam talebi etkiler. Birincisi, devletin mal ve hizmet alımları (bunlar giderdir), ikincisi devletin topladığı vergiler (bunlar gelirdir) ve bir de devletin transfer harcamaları (bunlar da giderdir). Hepsi bir arada toplam  bütçeyi oluştururlar. Bütçe açık verirse de kamu borcu genelde artar!
Ancak günlük maliye politikasının bazı teknik sorunları da vardır. Maliye politikasının etkisinin tam olarak görülmesi çok zaman aldığı,  yani 'time lag' denen  uzun vadeli ve değişken gecikmelerle ekonomiye etki ettiği için de sorunlar ortaya çıkar.  Bu nedenle bazen aktif bir günlük maliye politikası uygulaması gerçekte ekonomiyi destabilize de edebilir (procyclical) .
Ders kitaplarında maliye politikasında  bir de çarpan etkisi (multiplier) konusu vardır. Bir ünite kamu harcaması, harcamanın tüm etkileri gündeme geldikten sonra bir üniteden daha fazla toplam harcama yaratabilir. 'Yaratabilir' dedik çünkü ekonomi teorisinde üzerinde en çok tartışma olan konulardan biri çarpanın gerçekte büyük mü yoksa küçük mü olduğudur. Vergilerin mevcudiyeti çarpanın büyüklüğünü  küçültür. Çarpan gerçekte birden daha az bile olabilir.
Bu arada bir  de 'otomatik stabilizatör' (automatic stabilizer) konusu vardır. Örneğin ekonomi daralırken ödenen işsizlik sigortası ödemeleri, daralmayı frenleyici ve talebi yüksek tutan etkiler yaratırlar, maliye politikasını uygulayanların işini hafifletirler.
Bu arada dikkat edilmesi gereken bir faktör de ekonominin büyüme ve küçülme dönemlerinde ortaya çıkan ve 'cyclical' denen döngüsel etkilerdir. Ekonomi hızla büyürken, bütçe gelir ve giderleri artar, bütçe fazla üretir (bizde tabii fazla zor ama bizde biraz düzelme olur) çünkü kişi ve şirketlerin gelirleri ve dolayısı ile vergiler artar. Ama ekonomi daralırken kişi ve şirket gelirleri ve vergi gelirleri de düşer ve bütçe açığı büyür. Bu olgu 'cyclically adjusted budget' denen ve bütçe gelir ve giderlerinden ekonomik 'cycle' yani döngü nedeni ile gerçekleşen açık veya fazlaları düşen bir bütçe kavramı getirir. Eğer döngü yani cycle nedeni ile olan açık veya fazlaları düşersek, 'cyclically adjusted budget' denen daha gerçekçi bir bütçe açığı kavramına varırız. Ayarlamalardan sonra ortaya çıkan düzeltilmiş bütçe durumuna da  'structural deficit or surplus' adı verilir, dilimize de yapısal açık veya fazla diye de tercüme edebiliriz. Bu kavramlar sonunda açıkların kamu borçluluğunu artırmaması için önemlidir. Bu son tür hesaplar yapılırken  tavsiye edilen bir maliye politikası 'kuralı' ekonomi döngüsel fazla verirken bir kenara fon biriktirmek, bunları da ileride ekonomi döngüsel açık verirken, talebi desteklemek için kullanmaktır. Böylece kamu borç artması engellenir. Tabii başka tavsiyeler de vardır. Mesela 'golden rule of finance' denen kuralda bütçeden yatırım harcamalarını düşüp, maliye politikasını uygulayanların da sadece yatırım giderleri kadar borçlanmasına izin vermek bir kural olabilir. Çünkü kamu yatırımı büyümeyi desteklediği için ilerde kendi gelirlerini yaratır diye düşünülebilir.
Ancak bir de 'political business cycle and budget deficit ' denen kavram mevcuttur. Koalisyonların ve seçim dönemi hükümetlerinin 'ellerini reçel kavanozuna sokmaları' ve bütçe açığı ve borç zıplaması yaratmaları sık sık rastlanan bir durumdur. Tabii bir de bütçe açıklarının kamu borç stoğu ile ilişkisi iyi düşünülmek zorundadır. Çünkü borcun geri ödemeleri ve faiz ödemeleri bütçeye ters etki yapar.
Bir de kamunun 'implicit liability' denen yükümlükleri vardır. Bugün emekli olana, ileride ödenecek emekli maaşları bir borçtur, ama kamu borç tablolarında gözükmez. Bugün temel kavramaları konuştuk. Yarın devam edeceğiz!