Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Şebekenin yeni planı medyada tasfiye

Bir merkezden emir almış gibi aÅŸağı yukarı aynı ÅŸeyleri söyleyen iki yazı arka arkaya yayımladı geçtiÄŸimiz günlerde. İlkini Ahmet Altan yazdı, diÄŸerini de Ekrem Dumanlı... Özlemleri ortak: 'Medya deÄŸiÅŸsin, birileri gitsin, biz kalalım' diyorlar. Belli ki sıranın medyayı yeniden tasarlamaya, yeniden oluÅŸturmaya geldiÄŸine karar verilmiÅŸ. Zannediyorum ki önümüzdeki günlerde o kamplardan benzer yazılar çıkmaya devam edecektir.
Ne de olsa piyonlar saldırıya geçti bir kere...


İnsan gülmeden edemiyor. GazeteciliÄŸin geleceÄŸi üzerine ahkam kesen adam aslında bir dershane hocası. Ne bilir, ne anlar bu iÅŸten, hangi kıdemle ahkam kesmeye kalkar, anlaşılır gibi deÄŸil... Çok bilse, yönettiÄŸi gazeteyi sattırırdı... Bayi satışı birkaç bin... Kurdukları 'abonelik' sistemi içinden öyle çıkılmaz bir ÅŸeye dönüÅŸtü ki, bağımsız tiraj denetleme sistemlerini bile çökertecek noktaya geldiler... KandırabildiÄŸini 'en çok satan gazete' diye kandırıyor; sektördeki saflara ve cahillere de kendisini 'medyanın sicil amiri' diye pazarlıyor...

BaÅŸka yerde ona okul gazetesi bile çıkartmazlar, bizde Genel Yayın Yönetmeni diye kabul görüyor.

DiÄŸeri de ne güzel erotik romanlar yazıyordu... Ne olduysa oldu, vazgeçti ve birden gazetecilik yapmaya karar verdi. Sanırım Orhan Pamuk'un Nobel almasının etkisi oldu; herhalde kendi kendine düÅŸündü, dedi ki 'Artık bana Nobel falan vermezler' ve yeni bir yola baÅŸ koydu... Ne zaman öÄŸrendi medyanın dinamiklerini, gazetecilik reflekslerini de konuÅŸuyor: GeçmiÅŸinde topu topu bir 15 gün gazete yönetmiÅŸ, onu da becerememiÅŸ ÅŸimdi ahkam kesiyor.

Åžimdi listeler belirliyorlar, kendilerine göre tasfiye olacakları falan yazıyorlar... Kendileri gibi düÅŸünmeyen herkesin üzerini çizmiÅŸler. Kim belirliyor bu kriterleri, neye göre yazıyorlar anlaşılır gibi deÄŸil.

Ama daha ilginci zamanlama...

Tam da DoÄŸan Grubu'nu köÅŸeye sıkıştırmak için türlü baskılar birbiri ardına gelirken. DüÄŸmeye basılmış ve harekete geçmiÅŸler.

Evet, medya değişsin... Evet, bazı isimler tasfiye olsun...
Buna bir itiraz yok... Ama medya değişsin de onlar gibi mi olsun? Bu adamlara mı kalsın?

Taraf gazetesinin halihazırda 100'e yakın davası var. Hakkında haber yaptıkları kim varsa hiç vakit kaybetmeden dava açıyor. Çünkü bu gazetenin yayın politikası karalamak, iftira atmak, damgalamak ve ihbar üzerine kurulu.

Ortalığa bir 'kağıt parçası' atıyorlar, üç gün tartışılıyor, dördüncü gün yalanlanıyor... Yalancılığı alışkanlık haline getirdikleri için de tazminat davaları tehdidi altındalar. Kim bilir, belki de bu yüzden Türkiye'deki hukuk düzenine de saldırıyorlar, o da deÄŸiÅŸsin istiyorlar... Tıpkı medya gibi hukukun da kendi istedikleri raya girmesi için yayın yapıyorlar...
Medya deÄŸiÅŸecek de böyle mi olacak? Yalancı, iftiracı, ihbarcılara mı kalacak?

Akılları sıra bu tartışmayı evrensel gazetecilik eksenine oturtmaya çalışıyorlar. Oysa kendilerinin gazeteciliÄŸi herhangi bir etik kriterinin, meslek ilkelerinin yanından bile geçmiyor.

Zaten dertleri gazetecilik falan da deÄŸil... Hangi haberciliklerini, hangi fikir tartışmasına katkılarını gördük ki?

Gözlerini kin bürümüÅŸ...
Yaptıkları gazeteler satmıyor, çıktıkları televizyon kanalları izlenmiyor, yazıları okunmuyor... Nitelikli okur onları reddettikçe daha da öfkeleniyorlar, daha da tahrik oluyorlar...

Önce DoÄŸan Medyası'nı ele geçirmek istiyorlar, tıpkı Sabah'ta olduÄŸu gibi Hürriyet'i de düÅŸürünce oradan devam edebileceklerini düÅŸünüyorlar... BaÅŸkalarına, baÅŸka gazetelere ve televizyonlara doÄŸru... Ve sonunda da herkesi ve her yeri sindirebileceklerini hesap ediyorlar...
Vay be...

'Medya deÄŸiÅŸsin' adı altında bunların kirli operasyonuna göz mü yumacağız... Sinip korkacak mıyız...
Aman dikkat edin... Başkalarını tasfiye edeceğiz diye, bir anda kendiniz tasfiye olmayın...

Öyle çabuk havaya girmeyin, bir bakmışsınız bu ÅŸehirden kovulmuÅŸsunuz... Porno dergilerinde ya da Yozgat'ta 'Hocaefendi Halıcısı'nda bile iÅŸ bulamaz hale gelmiÅŸsiniz... Size tekmeyi vuran da tasfiye etmeye çabaladıklarınız olmuÅŸ...

 

Kim izleniyor kim okunuyor
Kendilerini pazarlama yöntemi bulmuÅŸlar, zannediyorlar ki çok televizyonda görünürlerse kanaat önderi olarak algılanmaları kolaylaşır. Her yere yetiÅŸip, herkese konuÅŸurlarsa rant elde ederler, kendilerini önemli bir ÅŸahsiyet gibi pazarlarlar...

Oysa veriler tam tersini söylüyor...
Ne garip ki sık sık televizyonda liberalleri görüyoruz... Mehmet Altan'ından Oral Çalışlar'ına, Nazlı Ilıcak'ından kolonya kokulusuna kadar...
Fakat ne garip ki hiçbiri izlenmiyor, dahası okumuyorlar... Ama her nedense çok kıymetli fikirleri varmış gibi medya bunlara itibar ediyor.

Åžimdi bir de Hasan Cemal ve Cengiz Çandar program yapacakmış; hiç izlenmeyen CNN Türk'te hiç izleyici kalmasın diye herhalde...

Bakın çok basit bir istatistik söyleyeceÄŸim: Fehmi Koru adlı adamın binlerce TL'ya farklı kanallara yaptığı programlar hiç mi hiç izlenmiyor. İlk 100'de yok hiçbiri. Ama Ruhat Mengi'nin pazar günleri Star'a yaptığı program ilk 20'ye, ilk 10'a giriyor; istisnasız. Cumhuriyete dair hassasiyeti olanlar ekran başında çünkü...

Aynı durum gazetelerde de var... Hürriyet'in en çok okunan yazarları Bekir CoÅŸkun ve Yılmaz Özdil...Sabah'ta hala Hıncal Uluç açık ara birinciliÄŸi koruyor... Ona her gün küfreden aynı gazetenin yazarları onun yarısı, dörtte biri kadar okunmuyor...

Cumhuriyet kendi kulvarında en yüksek fiyatla rakiplerinden daha fazla satmıyor mu?

Ya televizyon haberleri? UÄŸur Dündar'ın haber sunmaya baÅŸlamasıyla beraber nitelikli izleyici, Cumhuriyetçi kitle bir anda onu sahiplenmedi mi?
Televizyonlar da, gazeteler de bu nitelikli kitle sayesinde ayakta duruyor. Para harcayan, reklamverenin hedef kitlesi olanlar bu grup: EÄŸitimli, gelir düzeyi yüksek okur/izleyici tarikatçıları, dincileri, yandaÅŸları, liberalleri deÄŸil Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceÄŸinden endiÅŸe duyan, bu kaygıyı yansıtan, muhalif ve bağımsız gazetecileri tercih ediyor.

Resim ortada... Sırf birileri televizyonlara çıkıyor, saçma sapan konuÅŸuyor, burnunu siliyor, kulağına kalem sokuyor, türlü maymunluklar yapıyor diye onları ciddiye almayın.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3