Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Başbakan, Kürt sorunundan önce 'liberaller sorununu' çözmeli

Her ÅŸey bir yana: Ben Kürt açılımını destekliyorum. İster Amerika'nın baskısıyla olsun, ister seçim malzemesi olarak kullanılsın, fark etmez. Bölgeye kalıcı barış getirecek her türlü adımın arkasında durulması gerekiyor. Bunu demiÅŸken, günlerdir tartıştığımız Kürt açılımında yapılan bazı hataları da gözardı edemeyiz. Umarım bunlar bireysel hatalardır... Siyasi yanlışlardır... Ve kolaylıkla düzelir... Hataların üzerinde duralım ki sonuç bir Türkiye hatasına dönüÅŸmesin...
1 BaÅŸbakan kendisini bu iÅŸin merkezine gereÄŸinden çok fazla oturttu. Böylesi kritik dönemlerde uzun bir yurtdışı gezisine çıkılması, operasyonun İçiÅŸleri Bakanı tarafından yürütülmesi daha yerinde olurdu. Zira ÅŸimdiki haliyle bu iÅŸ bir Türkiye meselesi deÄŸil de bir siyasi bir hamle gibi görünüyor; siyasallaÅŸma izlenimi veriyor.
2Kürt açılımı yaparken Türkiye'nin geri kalanını dışlamak, Türkiye'nin siyasi aktörlerini karşıya almak adaletsiz bir durum oldu. Deniz Baykal da, Devlet Bahçeli de tepkilerinde haklı... Muhalefet liderlerinin görüÅŸlerine baÅŸvurulmaması büyük bir iletiÅŸim kazası. DTP Genel BaÅŸkanı'yla görüÅŸen BaÅŸbakan'in CHP ve MHP'ye İçiÅŸleri Bakanı'nı yollaması 'güç dengesi' ve 'denklik' bakımından şık olmadı. ErdoÄŸan'ın Baykal ve Bahçeli'yle bizzat buluÅŸması gerekir.
3'12 Kötü Adam'ın yer aldığı çalıştay büyük bir hata oldu. AKP iktidarı, fazlasıyla Türkiye'nin liberallerine güdümlü bir izlenim verdi. Türkiye'yi kucaklama görüntüsündense kendi yandaÅŸlarını, kendisine biat edenleri kabul ettiÄŸine dair oluÅŸan inancı yıkması artık çok zor. Öte yandan, BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın liberallere bu kadar güvenmeden önce Cem Boyner'le bir görüÅŸmesinde fayda var. Boyner, bugün de sahnede olan aynı aktörler yüzünden başına neler geldiÄŸini, neler çektiÄŸini anlatsın.
4Öyle görünüyor ki BaÅŸbakan'ın yakın çevresi yoruldu. Sürekli hata üzerine hata yaptırıyorlar. Ve anlaşılan o ki danışmanlar Türk Basını'ndaki liberalleri fazla ciddiye alıyor.
5Kamuoyunun endiÅŸeleri ve kafasındaki soru iÅŸaretleri tam olarak giderilemedi. Hiç kimse açılımın ardı arkası kesilmez bir ödünler serisi mi olacağınının yanıtını veremiyor. Açılımın kırmızı çizgileri nedir ve bu açılım terör örgütünün lehine mi olacak?
6Basın, Deniz Baykal'ın BaÅŸbakan'ın DTP Genel BaÅŸkanı Ahmet Türk'le görüÅŸmesi üzerine yaptığı 'PKK'yla görüÅŸüyorlar' yorumuna yükleniyor. Ancak aynı DTP'nin Genel BaÅŸkan yardımcısı 'Biz Kürt sorununun çözümünde Abdullah Öcalan'ı muhatap alıyoruz, PKK ve Öcalan'sız bir barış süreci olmaz, 15 AÄŸustos'ta Öcalan'ın açıklayacağı yol haritasını önemsiyoruz' dedi. Türkiye barış sürecine girmeye çalışırken DTP'nin içinden toplumsal mutakabatı bozabilecek açıklamaların çıkması açılıma ister istemez gölge düÅŸürüyor. 'Muhatap PKK' algısı ister istemez Türkiye'de kamuoyu çoÄŸunluÄŸunu açılımın karşısına getiriyor. Bu gibi çıkışlara dikkat etmek ve oluÅŸan barış havasına gölge düÅŸürmemek gerekiyor.
7Abdullah Öcalan'ın verdiÄŸi 15 AÄŸustos tarihi çok yanlış. 15 AÄŸustos, bilindiÄŸi gibi PKK'nın 12 Eylül'den sonraki ilk büyük eylemi olan Eruh Baskını'nın yıldönümü.
8PKK'nın 84 sonrasının bir sorunu olduÄŸunu düÅŸünen liberaller çalıştayı da, kamuoyunu da, BaÅŸbakan'ı da yanıltma potansiyeli taşıyorlar. Çünkü bilgileri kısıtlı ve konuya hakim deÄŸiller. Tarihi kendileriyle baÅŸlatan bir avuç cahil aydın PKK'nın 80'lerin bir sorunu olduÄŸunu düÅŸünüyor. Oysa herkesin bildiÄŸi gibi PKK'nın 12 Eylül öncesi de eylemleri var. Örgüt o zamanlar 'Apocular' olarak biliniyor ve kökleni ta 12 Mart dönemine, Abdullah Öcalan'ın SBF'de öÄŸrencilik yapıtğı yıllara kadar uzuyor. Aynı ÅŸekilde 'Kürt sorunu' diye genel bir baÅŸlık altında toplayacağımız problemlerin ise ne baÅŸlangıcı ne de sonucu PKK. 'Kürt sorunu'nun en az 200 yıllık bir geçmiÅŸi vardır bu topraklarda, o günden beri de çözülmemiÅŸtir. Yani Türkiye bu sorunu Osmanlı'dan miras almıştır.
9BaÅŸbakan'ın bu meseleyi ÅŸahsen sahilenmesi sandıkta nasıl yankı bulacak? AKP, açılımın oy oranı olarak ters tepebilme ihtimalini ilk aÅŸamada gözönünde bulundurmadı görüntüsü veriyor. Açılımın 'tavizler serisi' olarak kamuoyu algısında kabul görmesi iktidar partisinin oy oranını düÅŸürecek, CHP ve MHP'ye oy kazandıracaktır.
10BaÅŸbakan'ın 'tarihi' konuÅŸmasındaki 'Daha hiçbir ÅŸey belli deÄŸil, ortaya çıkmadı' vurgusunu nasıl yorumlamalıyız? Ortalığı yatıştırma çabası mı, yoksa iktidarın da açılımın tam olarak ne olduÄŸunu bilmediÄŸi yönünde mi?

Asmalımescit problemi
Kabuk deÄŸiÅŸtirip gözde mahalle olan son yer BeyoÄŸlu'ndaki Asmalımescit oldu. Altı-yedi sene öncesine kadar kuÅŸ uçmayan ıssız bir yerken giderek büyüdü ve yeni çekim alanı oldu... Åžimdi haftaiçleri dahil yolda yürüyemiyorsunuz, masalar Bodrum Barlar Sokağı gibi. Yaya trafiÄŸi bir anda sıkışıveriyor...
Beyoğlu Belediyesi bu değişimin altından kalkabilecek mi peki?
Pek umutlu deÄŸilim açıkçası. BaÅŸkan'ın 'fönlü saçlardan' daha fazla ÅŸey sunması gereken BeyoÄŸlu'na.
Bir kere bu masa enflasyonu, her isteyenin sokağı istediÄŸi gibi tıkayabilmesinin önüne geçmemekte ısrarlı Belediye. O kliÅŸe ama yerinde soruyu gündeme getirelim: Ya yangın çıkarsa? Sofyalı Sokak'ta yürünmüyor, Asmalımescit Sokak'ta arabalar meyhane masalarını teÄŸet geçiyor. Daracık sokaklarda kocaman kaos...
Ciddi bir güvenlik sorunu da var Asmalımescit'te. Tinerciler, dilenciler, evsizler habire masaları taciz ediyor.
Hafta sonu, Tünel'in en güzel mekanlarından Åžimdi'nin önünde otururken gündüz vakti çöp kamyonunun geçtiÄŸine tanık oldum gözlerimle. Dakikalarca çöp toplandı, sokaktaki herkes bu ağır kokuya mahkum oldu. Çöp kamyonunun gitmesiyle koku da bitmedi ama, akan çöplerin suyu saatlerce yolda kaldı ve koktu...
Belediye bu konuyla ilgili daha makul bir düzenleme yapamaz mı? Mekanlara belli çöp çıkartma saatleri belirleyip çöp öÄŸütücü kullanımını zorunlu kılamaz mı?
Asmalımescit'in dertleri bu kadarla da sınırlı deÄŸil. Bir kere ciddi bir gürültü problemi var. Barlar kapalı mekanda müzik yapsa da ses yalıtımı yeterli olmadığı için sokak sabaha karşı üçte, dörtte inliyor. Geçen gün bir barın önünde sahibiyle oturuyorduk, 'Sence bu gürültü fazla deÄŸil mi' dedim, 'Hayır, normal' dedi. Demek ki mahallede bir ÅŸuursuzluk, akıl tutulması var... Onlar yetmezmiÅŸ gibi bir de zurnacı-kemancı falan müzik terörü estiriyor sokakta. Sıkı ses denetimi gerekiyor buraya...
Esnaf da bu hızlı deÄŸiÅŸime ayak uyduramamış... Pek çoÄŸu hızlı büyüyen bu semtten rant kapmak, parayı vurmak derdinde. Bu yüzden de hizmet vermiyorlar. Öyle kötü yemekler yedik ki son zamanlarda: Zeytinli'de bir gün öncesinin bayat mezelesi, Boncuk'ta vasat yemek ve dayaÄŸa yakın sertlikte bir hizmet anlayışı... Pahalı fiyatları ve karşılığını vermeyen ürünleriyle Yakup 2 ise çoktandır dolaşım haritamızın dışında... Civarın en iyi meyhanesi yine Asmalı Cavit, ama onun da dışarıda oturma alanı kısıtlı...
Neyse, Asmalımescit daha çok muhabbete gebe... BüyüdüÄŸü gibi dertler de beraberinde geliyor... Bir an önce el atılsa hiç fena olmaz...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3