Serdar Akinan

kategori2

İki uç arasında

Kürt Açılımı konusunda inanılmaz yorumlar ve açıklamalar uçuÅŸuyor. Farkındaysanız söylenenler, söyleyenlerin konumundan ötürü son derece ciddi bir boyut almaya baÅŸladı. Meselenin söz sahibi taraflarının ve sözcülerinin, gerçekte, ne kastettiÄŸini açık açık anlamak ve anlatmak gerek.
GeçtiÄŸimiz günlerde bu anlamda ilk çıkış 'referandum' tartışmasının alevlenmesi ile gerçekleÅŸti. Emekli Büyükelçi Ümit Pamir, 'bence Türklerle Kürtlerin birlikte mi, yoksa ayrı ayrı mı yaÅŸamak istedikleri saptaması referandumla yapılmalıdır ve bir an önce yapılmalıdır' dedi. Bu, meselenin anlaşılması (dolayısıyla saÄŸlıklı tartışılması için) tüm taraflara ve aktörlere  saÄŸlıklı bir tartışma zemininin koordinatlarından sadece birini verdi. Neden önemliydi? Taraflardan biri, (gerçekleÅŸmesi teknik olarak neredeyse imkansız olmasına mukabil) açık yüreklikle zihinsel arka planının koordinatlarına dair bir ipucu verdi. Ardından Öcalan'ın açıklaması sızdı... Bunu da bir kesimin zihinsel arka planının açık koordinatları olarak okudum. Öcalan ne diyordu? 'Kürtler demokratik bir ulus olarak varlık kazanacak. Kendi sporunu, eÄŸitimini, dini örgütlenmelerini, meclisini, belediyelerini yapabilirse kendi yapacak, kuracak. Hatta kendi özsavunması bile olacak. Kendi itilaflarını çözecek savunma gücü olacak. Yani Kürtler de kendi kendilerini demokratik biçimde örgütleyecek.' Yani ne diyor ve istiyor? Özerk Bölge, ayrı meclis, ayrı polis teÅŸkilatı ve hatta ordu. Mümtaz Soysal ise, gene,bir cenahın dikkate deÄŸer sözcüsüdür... Açık yüreklilikle ne dedi? 'GüneydoÄŸu'da ise, bölgesel özerklik, resmi dil dışında öÄŸretim gibi ulus-devlet ilkesiyle çatışan isteklere karşı kesin kırmızı çizgiler çizmek ve düzen deÄŸiÅŸtirici planlı ekonomik-sosyal kalkınmayı öne çıkarıp bu koÅŸullara uymak istemeyenlerin Irak'taki Türkmen nüfusla deÄŸiÅŸtirilmesini önermek gerekecektir.' Yani 'mübadele' diyor... Öcalan'ı sabır ve büyük bir iÅŸtahla dinleyenlerin, mesela Soysal'ın bu önermesini de dinlemesi gerekmez mi?
Günlerdir ne yazıyorum? Bu meselenin halli, bu ÅŸartlarla ve bu kafayla imkansızdır... Kabul edin veya etmeyin... Yukarıdaki görüÅŸler iki ayrı uçtur. Bu coÄŸrafyada bu iki ayrı görüÅŸün destekçisi insanların sayısı azımsanamaz. CumhurbaÅŸkanlığı seçiminde uzlaÅŸmayan, yüzde 47'sine güvenen, 'ben yaptım oldu' diyen AKP kadroları ÅŸimdi gerçekten sıkıştı. Pandora'nın kutusunu bu sorunlu siyaset yapma pratikleri ile açmaya cüret edemezler diyordum. Açtılar... Elbette, 'açmaktan' kastım 'aman açılmasın' deÄŸildir. Artık bir saatli bomba haline gelen Pandora'nın kutusunun, bu tarihsel kavÅŸakta açılmasının ötelenmesi de deÄŸildir. Bu sersemce olur. Kastım, ikiyüzlü aydınlar, samimiyetsiz ve omurgasız siyasetçiler eliyle bu kutunun açılmasının, bu coÄŸrafyada geri döndürülemez hasarlara yol açması korkusudur. Tek bir örnek vereyim...
Sizce bu kadar sert köÅŸelere sahip, uç isteklerin uçuÅŸmaya baÅŸladığı bir meselede tüm toplumu birleÅŸtirip uzlaÅŸtırması gereken kimdir? CumhurbaÅŸkanı... CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül çıksa racon kesse kim ciddiye alır? Peki biz, o tarihlerde beyefendi KöÅŸk'e metazori seçilirken neden, 'olmaz' diye yırtınmıştık? Beyler, Türkiye'nin en hassas konusu ile oynamaya baÅŸladınız ve ortaya saçılan kelimelere bakın... Mübadele... Ayrı meclis... Hadi ÅŸimdi kapatın Pandora'nın kutusunu...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3