'Kürt açılımı' çarÅŸafa dolandı gözüküyor deÄŸil mi?
DeÄŸil...
Bence, benden beklenen yorumların aksine, süreç; yani 'büyük mutabakat' -efendilere göre- tıkır tıkır iÅŸliyor.
Bu tartışma sürecinin bir hükümet deÄŸil devlet kararıyla baÅŸladığı yolunda imalar yapılmadı deÄŸil. Haklılar...
Sadece 'devlet' kim ve ne onu bilmek gerek. Bu anayasayla bence hepsi ÅŸaibeli...
Öcalan'ın son çıkışlarıyla sürecin çöktüÄŸüne iliÅŸkin yorum yapanlar ve üzülenler (özellikle suskunluÄŸa gark olan satılık liberal kalemler) de yanılıyor.
Aktörlerden ikisi çok önemli... Öcalan ve Bahçeli...
Bu tartışmalar çerçevesinde toplumsal tansiyonu; gündemi, sürekli belli bir çizgide tutan hep Bahçeli oldu.
Başbakan'a cepheden saldırdı... Tavsiye kararı alan MGK'yı topa tuttu... Yani askeri de hedef tahtasına koydu...
Peki tüm bu sert açıklamaların neye hizmet ettiÄŸine gelmeden önce bir baÅŸka ÅŸeye bakalım... Ne oluyor?
Abdullah Öcalan sıfatlardan sıfırlanıyor.
Eskisi gibi, 'Eli kanlı cani', 'İmralı'da yatan canavar', 'Teröristbaşı', 'Çocuk katili' gibi sıfatları görüyor veya duyuyor musunuz? Hafızanızı yoklayın bakalım... Azaldı deÄŸil mi?
Süreç, öncelikle zihinlerimiz ve algılarımızı usulca dönüÅŸtürüyor.
O artık 'PKK lideri Öcalan'dır. Dil belirler. Hayatı belirler. Siyaseti belirler...
Bu anlamda 'açılım süreci'nin aslen buna hizmet ettiÄŸini düÅŸünüyorum... Zihin terbiyesi yapılıyor...
İkincil olarak Türkiye hemen her köÅŸesinde en uç tartışmaları yaşıyor.
Öcalan, beklenin aksine, 'demokrasi' vurgusu yerine açık açık 'milli bölünme'yi gündeme koydu ve çok net bir ÅŸekilde 'muhatap benim' dedi.
Bu sert açıklamalar bize ne diyor? Zihinlerimizde ne oluyor?
'Yahu, vallahi bu Öcalan resmen Türkiye'yi bölmek istiyor... Allah'tan AKP, CHP ve asker var da daha makul ÅŸeyler tartışıyoruz... Hatta Bahçeli olmasa kesin bölünürüz. Allah var adam tüm süreci tıkıyor.'
Acaba öyle mi?
Åžimdi orada durun...
Gelin AKP cephesine bakalım.
ABD ve AKP'nin karbon kopya açıklamaları (Ömer Çelik ve Henry Barkey'in satır baÅŸlarını alt alta koyup üzerinden kalemle geçin bakalım arada fark var mı?) aynı çerçevede...
Zaten herhalde Obama ile ErdoÄŸan'ın çıkıp ortak basın toplantısı yapmasını beklemiyordunuz deÄŸil mi?
'Siyaseti ve sosisi yapılırken izlememek gerek' derler bu iÅŸin duayenleri. Yani izleye geldiÄŸiniz gerçek siyaset deÄŸil... KonuÅŸulanlar dudaklarınıza çekirdek... Siz de bunları konuÅŸun... Diliniz, zihniniz meÅŸgul olsun...
Yani bir gerçek plan var. Bir yol haritası var... Bu inkar edilemez...
Peki asıl soru şu... Ortada bir 'devlet kararı' var mı? Valla bence var.
Baykal, BaÅŸbakan'la görüÅŸecek mi? GörüÅŸecek...
Öcalan, iyi kötü muhatap alınıyor mu? Alınıyor... Bu iÅŸin sonunda İmarlı koÅŸulları biraz düzelir... Havuç-sopa... Efendiler iÅŸi biliyor. Yoksa neden paketleyip teslim ettiler bize...
İş gelip Bahçeli'ye çıkıyor...
Åžimdi günlerdir aklımı kurcalayan soru ÅŸuydu... Bahçeli neden bu kadar sert açıklamalar yapıyor... Kasım ayındaki kongre mi? Hiç sanmam...
Jeton sonradan düÅŸtü...
Muazzam bir iÅŸlev görüyor muhterem Bahçeli...
Açılımın önünü açıyor...
İstese ülkücüleri sokaÄŸa döker mi? Döker...
Bu hareketliliÄŸe uygun zihni arka plan, milli hassasiyet, kitle; taban, vs var mı? Fazlasıyla... Ekonomik çöküntünün sosyal dokuları nasıl gerdiÄŸini göremiyor muyuz? Üçüncü sayfalara bakın...
Peki, ülkücüler neden suskun?
Eh, Başbuğ bağırıyor ya!... Canlarına okuyor valla...
Milliyetçilerde algı bu... Dinginlik de bundan...
MHP saÄŸlam bir aşı... Bu kritik sürecin ehlileÅŸtirme aşısı...
Peki, 'Kürt açılımı' olur mu?
İddiam o ki, bu devlet kararı da olsa, yürümez... Yürüyemez...
İnanın o kadar kolay değil.
Bu topraklarda yaÅŸayan tüm halklar yeni bir toplumsal sözleÅŸme yapacak... Bu siyaset aygıtını iptal edecek... Yenisini, ortak çıkarlar zemininde, optimal bir gelecek vizyonuyla, kendi içinden inÅŸa edecek.