KürÅŸat Bumin, Yeni Åžafak gazetesinde BaÅŸbakan'ın Ulusa SesleniÅŸ konuÅŸmasına ayar vermeye çalışıyor:
''Demokrasi' niçin 'milli birlik projesi' olarak adlandırılsın. 'Demokrasi' tam tersine, söz konusu ve söz konusu olmayan 'birlik'lerin oluÅŸmaması için verilen uÄŸraşın, mücadelenin adı deÄŸil mi?'
Mehmet Altan ise, BeÅŸir Atalay'ın konuÅŸmasını beÄŸenmemiÅŸ, Habertürk'te, AB kriterleri olmazsa, 'biz bu iÅŸi YA-PA-MA-YIZ,' diyor.
...
AK Parti ile kendisini 'liberal' çağıran bir kısım zevatın ayrılacağı, AK Parti'nin sırtından ineceÄŸi noktaya geldik.
Hükümetin önceliÄŸi; 'demokrasiyle milli birliÄŸin ihyası; milli birlikle, demokrasinin tahkimi'...
Hükümetle ittifak içindeymiÅŸ gibi görünen liberallerin acelecilikle öncelediÄŸi ise; yerel, organik, milli deÄŸerlerden soyutlanmış; didaktik ve halksız bir demokrasi hayali.
...
KürÅŸat Bumin, BaÅŸbakan'ın halkın duygularını temel alan üslubunu, 'patetik' bulduÄŸunu söylüyor, politik karar bekliyor. Kelimeyi kendisi 'dokunaklı' diye çevirmiÅŸ. Anlamı bu.
('Patetik' kelimesi; aynı zamanda 'acınacak, acıklı, hazin, ümitsiz, yürek parçalayıcı,' anlamları da taşıyor. KonuÅŸma dilinde ise, apaçık, 'gülünç' demek.
(http://www.sozluk.net/index.php?word=pathetic))
...
Liberallerin elinde duygulardan soyutlanmış bir çözüm reçetesi var.
ÖrneÄŸin Bumin, bu reçeteyi maddeler halinde hemen yazabiliyor.
Hükümet ise, halkın bütün kesimlerini bir muhabbet, istiÅŸare, meÅŸveret zemininde buluÅŸturarak 'ortak akıl' kurmaya çalışıyor.
...
Bir yanda, yerel, milli, organik deÄŸerlere baÄŸlı ve saygılı; bu deÄŸerler ile Cumhuriyet müktesebatından asla totaliter olmayan bir 'milli irade' ve 'milli birlik' üretmek isteyen BaÅŸbakan...
Öteki yanda... Bumin'in ifadesinden anladığımız kadarıyla demokrasiyi; 'birlik oluÅŸmasın diye verilen mücadelenin adı' olarak tanımlayan liberaller var.
Oysa burada konuşulan, vatanın ve ulusun birliği... Politik bir tutumun totaliterizmi, değil.
...
AK Parti hükümetinin müktesebatı bu konuda zengindir. Cumhuriyet'in bazı sıçramalarının, toplumun kimi kesimlerini dışarıda bırakarak yapılmış olmasının doÄŸurduÄŸu sorunları kendi politik macerasından, iyi bilir.
Anlaşılan, baÅŸta BaÅŸbakan olmak üzere hükümet kadroları, bu eski hatanın 'ters benzeri'ni yapmak istemiyor; bu hayati konuda, halkın tümünü sürece dahil etmeye özen gösteriyor.
...
Hükümetin bu bilincinin, kimilerine alerjik gelse de, milli birliÄŸin tesisine büyük katkılar saÄŸlama imkanı vardır. Samimi Atatürkçüler ile hükümet arasındaki 'suni ihtilaf'ı nihayetlendirecek bir zemin de oluÅŸuyor. Bu zemin üzerinde etnik sorunlardan, politik bunalımlara kadar bir dizi imtihanı; millet iradesiyle, demokrasiyle aÅŸabilme imkanı beliriyor.
...
Buna itiraz niye? Eski yanlışlara dönüp, 'ah ÅŸu halk olmasa; demokrasiyi ÅŸahane idare ederiz' cümlesinin acınası ideolojisine neden teslim olunsun ki?