Yetkiler HSYK'ya ama bu HSYK'ya deÄŸil
BaÅŸbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Adalet Bakanlığı yaptığı dönemlerdeki sohbetlerimizde, liberal kesimlerin sık sık hışmına uÄŸramasından yakınırken ÅŸöyle konuÅŸurdu:
'Beni haksız yere eleÅŸtiriyorlar. Oysa bu bakanlık koltuÄŸuna oturduÄŸumdan bu yana Avrupa BirliÄŸi reformları noktasında en fazla ben çaba harcadım. Dikkat edilirse, AB reformlarının çok büyük bölümü yargı ve Adalet Bakanlığı ile ilgilidir.'
Çiçek haklıydı.
ÇoÄŸu kere aksayan yargı, bazen siyasallaşır, zaman zaman da siyasetin müdahalesine maruz kalır. Aslında bizim her ÅŸeyden önce yargı reformuna ihtiyacımız vardır. Bu tespiti yaparken, Türk devlet yapısı içinde yine de karşılaÅŸtırmalı olarak en fazla güveneceÄŸimiz kurumlar yargı mekanizmasını yürütenlerdir. Bizim toplumsal beraberliÄŸimizin en önemli çimontosu adalet sistemimizdir.
30 AÄŸustos resepsiyonunda Adalet Bakanı Sadullah Ergin'le uzun uzun yargı ile ilgili yapılması gerekenleri konuÅŸtuk. Bakan Ergin, 'Yayın yönetmenlerine posta ile yolladık, bir iki güne kadar elinize geçer' dediÄŸi, yargı reformu strateji belgesi ile yargı reformu taslaklarından bahsetti. Olayın teknik kısımlarını haberlere bırakalım, ben 'yapılabileceklerden' ve 'projenin siyasi takviminden' size notlar aktarayım.
REFERANDUM SEÇENEĞİ MASADA MI?
Bakan Ergin'e, 'DüÅŸündüklerinizden ve anlattıklarınızdan bir kısmı Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi gerektiriyor. Muhalefetten bu anlamda destek bulabileceÄŸinize inanıyor musunuz?' diye sordum. Bence burası önümüzdeki günlerin nasıl geçeceÄŸinin kilit noktası.
Bakan, 'Biz isteyelim, muhalefet verecek mi bakalım' dedikten sonra, tebessüm etti ve 'İsteyenin bir yüzü kara...' esprisi yaptı.
'Referandum seçeneÄŸini kullanabilir misiniz?' diyerek ısrar ettim.
'Åžu anda bunları kararlaÅŸtırmak için çok erken' yanıtını verdi.
Bu sözlerden ve sohbetin kalan kısmından anladığım
kadarıyla, hükümet demokratikleÅŸme ve yargı reformu ÅŸemsiyesi altında kapsamlı çalışmaları sürdürecek, muhalefetin desteÄŸini arayacak, özellikle HSYK'nın ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısının deÄŸiÅŸtirilmesi gibi çetrefil, uzlaÅŸmaya varılması çok güç konularda 'olmazları' gösterecek. Salt bir yargı referandumu üzerinde durulmuyor ama zamana yayılacak çalışmalar içerisinde belki de 2011 seçimlerine giderken referandum kartına baÅŸvurulacak. Bu hamle, hükümete taban üzerinde siyasal motivasyon yaratma kaynağı olabilir.
Aksi halde CHP veya MHP'nin ÅŸu konjonktürde AKP'ye 'HSYK ve Anayasa Mahkemesi yapılarını deÄŸiÅŸtirme vizesi' vermeleri hayli güç. Ayrıca hukuki engeller de iÅŸin cabası...
BAKAN: 'BÖYLE HSYK DÜNYADA YOK'
Bakan Ergin'le sohbet ederken, bir adım ötemizde Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanı HaÅŸim Kılıç vardı. Bir ara döndü ve bana 'İsmail Bey artık İstanbullu oldunuz' dedi. Önümüzdeki günlerde kendisini ziyaret edip, düÅŸüncelerini almayı planladığımı buradan aktarmış olayım.
Åžimdi dönelim Adalet Bakanı Ergin'in çok tartışılacak HSYK analizine:
'Bizdeki gibi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu sistemi dünyanın hiçbir yerinde yok. Aslında sistemimiz 1961 Anayasası'nda hayli demokratikti. O HSYK bugünkünden kat kat daha iyiydi. Ancak 12 Mart askeri döneminde geriye gidildi. Anayasada ne yazar: 'Yargı millet adına' görev yapar. Peki HSYK'da millet nerede? Åžimdi biz HSYK'nın üye sayısını artırmayı, bir kısmını Meclis'te seçmeyi planlıyoruz. Bunu yaparken hakim ve savcılarla ilgili bütün yetkiyi de HSYK'ya devredeceÄŸiz. O zaman Adalet Bakanlığı'nın o konuda yapacağı bir ÅŸey kalmayacak. Ama unutmayın, yetkiler bugünkü HSYK'ya devredilmeyecek. Daha demokrat ve çoÄŸulcu yeni HSYK'ya bırakılacak.'
Bakanın sözleri böyle. Yaptıkları çalışmalar da çok detaylı. Öte yandan yüksek yargı organlarının üyelerinin bir bölümünün ciddi itirazları ve endiÅŸeleri var. Siyasal iklim muhalefet ile iktidarın çekiÅŸmesinin tırmandığı günlerde iyice sertleÅŸti. Ama BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın geçenlerde söylediÄŸi gibi yavaÅŸ yavaÅŸ seçim sathı mahalline de giriyoruz. 2011'deki genel seçimlere
giderken yargı tartışmasının ısınması kimseyi şaşırtmasın.